Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2025/523 E. 2026/299 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/523
- Karar No
- 2026/299
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/624 E., 2024/102 K.
Mahkeme kararı davacı vekili, davalı SGK vekili, davalı ... vekili ile davalı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 10.08.2004 tarihinde davalıların işleteni, sürücüsü, trafik (ZMSS) sigortacısı, maliki ve kaza sonrası otobüsü ve otobüs hattını devralanı olduğu aracın davacının kullandığı motosiklete çarparak yaralanmasına sebebiyet verdiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 10.753,19 TL tedavi gideri, 500,00 TL hasar gideri, 500,00 TL iş ve güçten kalma nedeni ile uğranılan kayıp, 500,00 TL yol giderleri olmak üzere toplam 12.253,19 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren ticari reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, davalı ... dışındaki davalılardan da 100.000,00 TL manevi tazminatın ticari reeskont faiziyle tahsilini istemiş; yargılama devam ederken 500,00 TL hasar gideri talebini atiye terk etmiş; 10.09.2014 havale tarihli ıslah dilekçesi ile 500,00 TL olarak talep ettikleri iş gücü tazminat miktarını 127.953,26 TL’ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili, diğer davalılar vekili ve davalı ..., davanın reddini savunmuştur. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 25.03.2015 tarihli ve 2004/826 Esas, 2015/117 Karar sayılı kararı ile davalı ... adına açılan maddi ve manevi tazminat davasının pasif husumet yokluğundan reddine, davanın kısmen kabulü ile tedavi masrafı olan 11.238,70 TL, 500,00 TL işgücü kaybı, 327,50 TL yol gideri olmak üzere toplam 12.066,20 TL maddi tazminatın sigorta şirketi dışındaki davalılar açısından olay tarihi olan 10.08.2004 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi, davalı ... açısından dava tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin zamanaşımı nedeniyle reddine, davacının manevi tazminat yönünden talebinin kısmen kabulü ile 40.000,00 TL tazminatın olay tarihi olan 10.08.2004 tarihinden itibaren (sigorta şirketi dışındaki) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Mahkemenin 25.03.2015 tarihli ve 2004/826 Esas, 2015/117 Karar sayılı kararının süresi içinde davacı vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 19.04.2018 tarihli ve 2015/9603 Esas, 2018/4332 Karar sayılı ilamı ile davacı vekilinin tüm, davalı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar verilerek mahkemece yargılamanın devamı sırasında yürürlüğe giren 6111 sayılı Kanun'un 59. ve geçici 1. maddesi gereği Sosyal Güvenlik Kurumu'nun sorumluluğuna geçen tedavi giderlerinin de dava konusu olduğu gözetilerek SGK'nın davaya dahil edilmesinin sağlanması suretiyle yargılamaya devam edilip davacı tarafından talep edilen tedavi giderlerinden hükme esas alınan doktor bilirkişi raporunda 2918 sayılı Kanun'un 98. maddesi kapsamında kaldığı tespit edilen 10.738,70 TL yönünden Sosyal Güvenlik Kurumu'nun sorumlu tutulması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmasının doğru görülmediği; mahkemece davacı yararına 2.177,00 TL ıslah harcına hükmedilmişse de davacının ıslah talebi zamanaşımına uğradığı için reddedildiğinden ıslah harcına karar verilmemesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin isabetli görülmediği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl dava yönünden davalı ...'a karşı açılan maddi ve manevi tazminat davasının pasif husumet yokluğundan reddine, davanın kısmen kabulü ile belgeli tedavi masrafı olan 10.738,70 TL'nin dahili davalı ... Başkanlığından olay tarihi olan 10.08.2004 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsili ile davacıya ödenmesine; bozma öncesi kesinleşen miktar yönünden dahili davalı ... Başkanlığınca ödenmesi gereken miktarın mahsubu ile bakiye 1.327,50 TL maddi tazminatın sigorta şirketi dışındaki davalılar açısından olay tarihi olan 10.08.2004 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi, davalı ... açısından dava tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin zamanaşımı nedeniyle reddine, davacının manevi tazminat yönünden talebinin kısmen kabulü ile 40.000,00 TL tazminatın olay tarihi olan 10.08.2004 tarihinden itibaren (sigorta şirketi dışındaki) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; ilk kararın davacı ve davalı ... tarafından temyiz edildiğini, manevi tazminat yönünden kararın bozulmadığını, bozma sonrası mahkemece daha önce temyiz edilmeyen ve bozma ilamı dışında bırakılan manevi tazminat yönünden tekrar hüküm kurularak davalılar yönünden yeniden avukatlık ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek mahkeme kararının bozulmasını istemiştir. Davalı ... mirasçısı ... vekili temyiz dilekçesinde; talep ile bağlılık ilkesi ihlal edilerek davacının talebinden daha fazla bir bedel üzerinden hüküm kurulmasının kanuna aykırı olduğunu, uğranılan zararın tahsili talebi ile açılan bir dava söz konusu olduğundan kararda hükmedilen faizin kanuna aykırı olduğunu belirterek mahkeme kararının bozulmasını istemiştir. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; tedavi giderlerinden davalı ...'nun sorumlu olması sebebiyle müvekkili aleyhine maddi tazminat yönünden hüküm kurulmasının doğru olmadığını, kararın başlık kısmında davalılar hanesine, tedavi masrafları sebebiyle mecburi dava arkadaşlığı olan ve bozma kararından sonra davaya dahil edilen Sosyal Güvenlik Kurumu'nun yazılmadığını, ihbar edilen kısmına yazıldığını, hüküm kurulurken de sadece davalılar denilerek ilgili kurumun tazminat sonuçlarından sorumlu olup olmadığı hususunda duraksamaya yol açıldığını, bu yönüyle kararın düzeltilmesi gerektiğini, hükmedilen manevi tazminatın fahiş olduğunu belirterek mahkeme kararının bozulmasını istemiştir. Davalı SGK vekili temyiz dilekçesinde; hükmün sadece davada taraf olanlara yönelik olarak verilebileceğini, bu kural uyarınca, dava dilekçesinde davalı olarak gösterilmeyen tarafın, dava açıldıktan sonra ek bir dilekçe ile davaya dahil edilemeyeceği gibi mecburi dava arkadaşlığı dışında ıslah yolu ile dahi tarafın değiştirilemeyeceğini, ihbar olunan kimse usul kanunu uyarınca davada davalı sıfatını kazanamayacağı gibi, bu kişi aleyhine hüküm de kurulamayacağını, taraf sıfatı kamu düzenine ilişkin olup usulüne uygun olarak hakkında açılmış bir dava bulunmadığına göre müvekkili kurum hakkında hüküm kurularak aleyhine vekâlet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığını, davalı kurum tazminattan sorumlu olmayacağı gibi davacının alacağının da zamanaşımına uğradığını, davalı kurumca dava açılmasına sebebiyet verilmediğinden yargılama giderlerinden ve vekâlet ücretinden müvekkili kurumun sorumlu tutulmaması gerektiğini belirterek mahkeme kararının bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan, diğer davalıları sürücü ve işleteni olduğu aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün uğradığı zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir. 1.Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesi olanağı bulunmamasına göre davalı SGK vekili, davalı ... vekili ile davalı ...'ın tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2. Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince; Yerel mahkemenin ilk kararındaki 40.000,00 TL manevi tazminata yönelik hükmü davacı tarafın tüm temyiz itirazları reddedilerek manevi tazminat ile sorumlu tutulan davalılar tarafından da hüküm temyiz edilmeyerek kesinleşmiş olup bu nedenle manevi tazminata ilişkin vekâlet ücreti de kesinleşmiştir. Bu durumda, mahkemece, manevi tazminata yönelik vekâlet ücretlerinin ilk karardaki hali ile muhafaza edilmesi gerekirken ilk kararda takdir edilenden daha yüksek oranda vekâlet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekir ise de bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirir nitelikte görülmediğinden 6100 sayılı HMK'nın geçici 3. maddesi delaletiyle mülga 1086 sayılı HUMK'un 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR 1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı SGK vekili, davalı ... vekili ile davalı ...'ın tüm, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme hüküm fıkrasının 10 numaralı bendinde yer alan "17.900,00 TL" ibaresi çıkartılarak yerine "4.700,00 TL" ibaresinin yazılmasına ve kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 492 Sayılı Harçlar Kanunu’nun 13/J maddesi uyarınca davalı ... Kurumundan harç alınmamasına, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalılar ... ve ...'dan alınmasına, Peşin alınan harcın istek halinde davacı ...'ya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 08.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.