Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/4429 E. 2025/6578 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/4429
Karar No
2025/6578
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1625 E., 2024/911 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Akçakoca 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/204 E., 2022/401 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar - karşı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Asıl davanın davacıları vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin Akçakoca ilçesi evvelce ... sonradan ... köyü hudutları içinde, ... mevkinde bulunan, Tapu Sicil Müdürlüğünün 27.11.1948 tarihli, cilt 25, sayfa 61'de kayıtlı bulunan, doğusu ... vereseleri korusu, batısı yol, kuzeyi ... oğlu ... tarlası, güneyi ... ve ... tarlaları ile çevrili taşınmazın uzun yıllardan beri malik ve zilyedi olduklarını, taşınmazın bulunduğu ... köyünde 1976 yılında yapılan kadastro tespiti sırasında dava konusu taşınmaz 46780 m² olarak ve pafta 4 ada 299'da müvekkillerinin murisleri ... , ..., ..., ..., ... adlarına 1/5'er paylarla tescil edildiğini ve bu kadastro tespitinin kesinleştiğini, 2021 yılında taşınmazın bulunduğu köyde yenileme çalışmaları yapıldığını, müvekkillerinin murisleri adlarına kayıtlı olan 209 parsel numaralı taşınmazın 1 13... parsel olarak müvekkilleri adına tapuya tescil edildiğini, burada itiraz ettikleri hususun kadastro tespiti sırasında 46780 m² taşınmazın alanının 48.043 metrekareye çıkarıldığını ve şerhler hanesine işbu parselin (10B) harfi ile gösterilen 38.990 m²lik kısmının ... Devlet Ormanında kaldığı şeklinde şerh bildirildiğini, müvekkillerinin adına kayıt ve tespiti yapılan taşınmazın Devlet ormanı ile bir ilgisinin olmadığını, 1976 yılında yapılan kadastro tespiti sırasında da böyle bir şerh verilmediğini, müvekkillerinin murislerinin arıcılık yaptıkları için taşınmaz üzerinde özel olarak kestane, ıhlamur ağaçlarını yetiştirmek suretiyle taşınmazı koruyup gözetlediklerini, mahallinde yapılacak keşifte ve 10'ar yıllık periyodlar halinde hava fotoğrafları istendiğinde hava fotoğraflarında taşınmazın evveliyatının orman görüntüsünde olmadığının açıkça görüleceğini, ayrıca memleket haritalarında da dava konusu taşınmazın orman ile ilgisi olmadığının anlaşılacağını, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22. maddesi gözetildiğinde dava konusu taşınmazın olduğu yerde evvelce kadastro yapıldığını ve kesinleşmiş kadastro tespiti sonucunda tapuya işlenmiş olan yerlerden olan müvekkillerinin taşınmazının ikinci defa kadastroya tabi tutulmasının kanunen geçerliliğinin olmadığını, yenileme çalışmalarında yenilemeye tabi tutulan taşınmazların vasfını belirlemenin yenileme çalışması yapan kadastro ekibinin görevi dahilinde olmadığını, yenileme çalışması sırasında görevlilerin yetkilerini aşarak taşınmazın vasfını belirlemiş olduklarını, taşınmazın müvekkillerinin kök murisleri tarafından bir asıra aşkın zamandır zilyet ve tasarruf edilmiş ve korunmuş olduğunu, yenileme çalışmaları sırasında konulan şerhin kaldırılmasını ve işbu kadastro tespitinin iptaline karar verilmesini talep etme zarureti hasıl olduğunu belirterek, müvekkillerinin taşınmazında yapılan yenileme çalışmasına ait tapu kaydının iptaline, tapunun şerhler hanesine konan 38.990 m²lik kısmı ... Devlet Ormanında kalmakta olduğuna dair şerhinin kaldırılmasını talep etmiştir. 2. Birleşen davanın davacısı Orman İdaresi vekili dava dilekçesinde özetle; Düzce ili Akçakoca ilçesi ... köyü 1 13... parsel numaralı taşınmazın 38.990,00 m²si kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içinde kaldığından tapusunun iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Asıl davanın davalısı Orman İdaresi vekili cevap dilekçesinde özetle; husumet itirazında bulunduklarını, Akçakoca Asliye Hukuk Mahkemesi yönünden görev itirazlarının söz konusu olduğunu, davacının dava dilekçesindeki iddiaların da hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, Düzce ili Akçakoca ilçesi ... köyü kadastro çalışma alanı sınırları içerisinde bulunan taşınmaz malların tapu ve kadastro güncelleme programında kadastro harita ve bilgilerinin güncellenmesi işi kapsamında Düzce Kadastro Müdürlüğü tarafından 3402 sayılı Kanun'un 22-a maddesine göre yapılan tahdit ve tespit çalışmalarının tamamlanarak 19.03.2021 - 19.04.2021 tarihleri arasında askıya çıkarıldığını ve 20.04.2021 tarihinde kesinleştiğini, söz konusu çalışma ile ilgili ... köyünde, 1974 yılında yapılan ve 1975 yılında kesinleşen, 1744 sayılı 6831 sayılı Orman Kanun'un Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine ve Bu Kanuna 3 Ek Madde ile Bir Geçici Madde Eklenmesine Dair Kanun (1744 sayılı Kanun) göre yapılan Orman Kadastrosuna göre orman olarak sınırlandırılan ormanlık alanların sınırlarının da sayısal olarak kesinleştiğini, Düzce Kadastro Müdürlüğünün 17.03.2021 tarihli ve 836817 sayılı yazıları ekinde yer alan askı ilanı, müvekkil kurumun 379026 sayılı yenileme ve sayısallaştırma çalışmalarına itirazlar talimatı doğrultusunda incelenmiş olup dava konusu 1 13... numaralı parselin 38.990,00 m²lik kısmının Devlet ormanı sınırları içerisinde kaldığının tespit edildiğini, davaya konu alanın 1975 yılında yapılan kadastro işleminde bir kısmı orman olarak belirtilmiş olup fiili olarak üzerinde orman ağaçlarının olduğunun tespit edildiğini, ... Devlet Ormanında kaldığı açıkça tespit edilen dava konusu alanın 38990,00 m² sinin tapusunun iptal edilerek orman vasfıyla Hazine adına tapuya tescili talebiyle İlk Derece Mahkemenizin 2021/240 Esasına kayden tapu iptali davası açmış bulunduklarını belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; asıl dosyada davacı tarafın talebinin şerhin kaldırılmasına ilişkin olduğu, birleşen dosyadaki davacı kurumun talebinin taşınmazın bir kısmının Devlet ormanı sınırları içerisinde kaldığından bahisle tapusunun bir kısmının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline yönelik olduğu, dava konusu taşınmazın bulunduğu ... köyünde 3116 sayılı Kanun esaslarına göre tahdit çalışmasının yapılmadığı, 1744 sayılı Kanun ile değişik 6831 sayılı Orman Kanunu'na (6831 sayılı Kanun) göre orman kadastro çalışması ve aynı Kanun'un 2. maddesine göre orman sınırları dışına çıkartma uygulamasının yapıldığı ve 17.10.1975 tarihinde askıya çıkarak kesinleştiği, bilirkişi kurulu ortak raporundaki krokide taşınmazın (A) harfiyle gösterilen 38.990,85 m² miktarındaki alan ile orman kadastro tutanaklarının uyumlu olduğu, bu alanın ... Devlet Ormanı sınırı içerisinde kaldığı, (A) ile gösterilen alanın 1944 tarihli hava fotoğrafında parselin tamamının orman sayılan yerlerden olduğu, 1960 tarihli memleket haritasında tamamının orman sayılan yerlerden olduğu, 1979 tarihli hava fotoğrafında tamamının orman sayılan yerlerden olduğu, 1980 tarihli hava fotoğrafında tamamının orman sayılan yerlerden olduğu, 1982 tarihli memleket haritasında tamamının orman sayılan yerlerden olduğu, fiili olarak da orman bitki örtüsü ile kapalı olduğu, bu hususun keşif tutanağında mahkeme gözlemi olarak da belirtildiği, davacı vekilinin delil olarak dayandığı tapu kaydının keşif esnasında yapılan çakıştırmasında, dava konusu alanı kapsamadığının anlaşıldığı, 1975 yılında 1744 sayılı Kanun'a göre yapılan orman tahdit haritasında (A) harfiyle gösterilen alanın tamamının orman sayılan alan olduğu, tüm bu değerlendirmeler neticesinde 6831 sayılı Kanun'a göre, dava konusu (A) harfiyle gösterilen alanın tamamının orman sayılan alan olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne, bilirkişi raporunda (A) harfliyle gösterilen 38.990,85 m²'lik kısmın tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar - karşı davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar-karşı davalılar vekili temyiz dilekçesinde; Mahkemece yapılan keşifte dinlenen tanık ve bilirkişi beyanlarından ve gelen kayıtlardan dava konusu taşınmazın evveliyatının tapulu olduğunun açıkça anlaşıldığını, tapuda kaydı bulunan müvekkillerinin taşınmazının 1976 yılında evvelce ... köyü, halen ... köyü hudutlarında müvekkillerinin murisleri adına 209 parsel olarak tespit ve tescil edildiğini, İlk Derece Mahkemesince yapılan keşifte dinlenen tanık ve mahalli bilirkişi beyanlarında adı geçen taşınmazın, 1976 yılında yapılan tespitte müvekkillerinin murisi adına tespit ve tescilinin yapılmasını sağlayan tespit bilirkişilerinin ifade ve beyanları alınmadan, gerekli incelemeler yapılmadan davanın reddine karar verilmesinin bozma nedeni olduğunu, devlet tarafından verilmiş olan 1948 tarihli tapu kaydının ve 1976 yılında yapılan kadastro tespiti ile müvekkillerinin murisi adına pafta 4 ada 209 olarak tespit ve tescili yapılan, Devlet güvencesi olarak vatandaşlara verilmiş olan tapuların hiç yokmuş gibi kabul edilmesinin T.C. Anayasası'nın ve tüm kanunların özel mülkiyeti koruyan hükümlerine aykırı bulunduğunu, ilk tespit tarihi olan 1976 yılından ikinci tespit tarihine kadar geçen sürede müvekkillerinin zilyetliği, tasarruf ve korumasında olan dava konusu taşınmazın müvekkilleri adına olan tapu kaydının iptaline ve şerhin kaldırılmasına dair kararın usul ve kanuna uygun olmadığını ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, asıl davada 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesine göre yapılan kadastro işlemi sonucu oluşan tapu kaydına konulan şerhin terkini, birleşen davada dava konusu taşınmazın orman vasfında olduğu iddiası ile tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar-karşı davalılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 187,80 TL'nin temyiz edenden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/4429, K. 2025/6578, T. 27.10.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2024-4429-e-2025-6578-k-06b1577c6693