Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2024/4455 E. 2025/4705 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/4455
Karar No
2025/4705
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1172 E., 2024/1907 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 42. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/180 E., 2023/30 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili; dava konusu 35 35... parsel sayılı taşınmazın geldisi eski 2 01... parsel sayılı taşınmaz ...iken daha sonra arsa haline geldiğini, taşınmazın malik hanesi uzun bir süre açık kaldıktan sonra 19.11.974 tarihinde hükmen "Vakıflar Başmüdürlüğü" adına tescil edildiğini, daha sonra 28.01.1977 tarihinde hükmen tashih suretiyle davalı .....................Ağa Vakfı adına tescil edildiğini, taşınmazın davacıya ait olup 1936 tarihli Beyannamenin 15. sırasında "................. Arsası" olarak yer aldığını, davalı Vakıf adına oluşan tescilin yolsuz tescil niteliğinde olup Vakıflar Kanunu geçici 7. ve 11. madde şartlarının oluştuğunu, buna ilişkin idari başvurunun da yapıldığını ileri sürerek Vakıf adına kayıtlı 13/20 payın iptali ile davacı adına tesciline ve tapu kaydındaki beyanların/şerhlerin terkinine karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP Davalı vekili; davacı Vakfın............. verildiği bildirilen 1936 tarihli Beyannamede gösterildiğini iddia ettiği taşınmazların şu an davacı............. Vakfı adına tescil edildiği, dava konusu yapılan 35 51... parsel sayılı taşınmazdaki......................... Vakfı adına tapulu bulunan 13/20 pay ile davacı ... .......... Vakfının hiç bir ilgisinin bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve esası belirtilen kararı ile; davacı... Vakfı adına dava konusu taşınmaza ilişkin tescil koşullarının oluştuğu, bilirkişi raporunda da dava konusu yer ile vakfın 1936 Beyannamesindeki yerin aynı yer olduğunun tespit edildiği, 5737 sayılı Vakıflar Kanunu'nun geçici 7. ve 11. maddelerinde mal edinememe nedeniyle... vakıfları adına tescil edilemeyen taşınmazların bu vakıflar adına tescili için düzenleme getirildiği, yolsuz tescil istemine ve Vakıflar Kanunu'nun geçici 7. ve 11. maddelerine dayalı dava yönünden hak düşürücü sürenin de bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazın 1936 Beyannamesinin 15. sırasındaki yer ile keşif esnasında görülen davaya konu yerin aynı olduğunun tespit edildiği, kadastro tespitine esas evrakta davaya konu edilen yeri ....... ve .............. olarak vakfın kullandığının belirtildiği rapor ile bilgilerin uyumlu olduğu, şu haliyle söz konusu raporun hükme esas alınabilecek denetlenebilir olduğu açık olup Yasa'da aranan şartların gerçekleşmiş olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/(1).b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; bilirkişi raporuna itirazların değerlendirilmediğini, imar uygulamaları sonucu vakfın Beyannamede belirtilen taşınmazının zaten vakıf adına olduğunu, davacının başvuru yapmadığını, Vakıflar Kanunu'nun geçici 7. ve 11. maddelerindeki şartların oluşmadığını, hak düşürücü süre ve zamanaşımı süresinin geçtiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, 5737 sayılı Kanun'un geçici 7. ve 11. maddelerine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.

Dosya içeriğinden; 2 01... parsel sayılı 265, 35... miktarlı arsa nitelikli taşınmazın 1950 yılında yapılan kadastro çalışmalarında 01.11.1950 tarihli Komisyon kararı ile müdevver defterin 519 sırasındaki kayda göre .../235 deruhte ile mülkü ........Vakfından olarak .................... adlarına olup ... nolu musevi milletine aidiyetinin meşruh bulunduğu, 290 tahrir defter kaydına göre ............hane binası olduğu, atik temessük kaydında ............... Vakfından icareli 640 zira miktarında bir havra olduğu, ancak bu kaydın atik olması ve malik isimlerinin denk gelmemesi ve sokak ve kapı no bulunmaması nedeniyle bu parsele aidiyetinin kesin tespit edilememesi nedeniyle önceden Havra halen arsa olan taşınmazın malik hanesinin açık bırakılmasına karar verildiği, bilahare 19.11.1974 tarihlinde hükmen malik hanesinin Vakıflar Baş Müdürlüğü olarak doldurulduğu, 28.01.1977 tarihinde ise .................... Vakfı adına tashih ile tescil edildiği, 23.01.1989 tarihli imar işlemi ile 30 85... parsel sayılı 4 02... miktarlı bahçeli ahşap ev nitelikli taşınmaza gittiği ve Vakıf adına 246/460 pay kayıtlı iken 01.02.1999 tarihli imar işlemi ile 35 35... parsel sayılı 418, 21... miktarlı bahçeli ahşap ev nitelikli taşınmazın oluştuğu ve Vakıf adına 13/20 payın kayıtlı olduğu, davacı Vakıf tarafından 09.08.2012 tarihinde Vakıflar Genel Müdürlüğüne 5737 sayılı Kanun'un geçici 11. maddesi gereğince tescil başvurusu yapıldığı, ancak Vakıflar Meclisi kararının dosyada bulunmadığı belirlenmiştir.

5737 sayılı Kanun'un geçici 7. maddesinde; “ ............ vakıflarının; a) 1936 Beyannamelerinde kayıtlı olup, halen tasarruflarında bulunan nam-ı müstear veya nam-ı mevhumlar adına tapuda kayıtlı olan taşınmazlar,

b) 1936 Beyannamesinden sonra... vakıfları tarafından satın alınmış veya... vakıflarına vasiyet edildiği veya bağışlandığı halde, mal edinememe gerekçesiyle halen; Hazine veya Genel Müdürlük ya da vasiyet edenler veya bağışlayanlar adına tapuda kayıtlı olan taşınmazlar tapu kayıtlarındaki hak ve mükellefiyetleri ile birlikte bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren onsekiz ay içinde müracaat edilmesi halinde Meclisin olumlu kararından sonra, ilgili tapu sicil müdürlüklerince... vakıfları adına tescilleri yapılır.” hükmü ile yeni düzenlemeler getirilmiştir.

Kanun’un 22.08.20 11... sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 17. maddesi ile eklenen geçici 11. maddesinde ise; “ .......... vakıflarının a) 1936 Beyannamesinde kayıtlı olup malik hanesi açık olan taşınmazları, b) 1936 Beyannamesinde kayıtlı olup kamulaştırma, satış ve trampa dışındaki nedenlerle Hazine, ..., belediye ve il özel idaresi adına kayıtlı taşınmazları,

c) 1936 Beyannamesinde kayıtlı olup kamu kurumları adına tescilli olan mezarlıkları ve çeşmeleri, tapu kayıtlarındaki hak ve mükellefiyetleri ile birlikte bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren oniki ay içinde müracaat edilmesi halinde, Meclisin olumlu kararından sonra, ilgili tapu sicil müdürlüklerince... vakıfları adına tescil edilir.

Cemaat vakıfları tarafından satın alınmış veya... vakıflarına vasiyet edildiği veya bağışlandığı halde, mal edinememe gerekçesiyle Hazine veya Genel Müdürlük adına tapuda kayıt edilen taşınmazlardan üçüncü şahıslar adına kayıtlı olanların Maliye Bakanlığınca tespit edilen rayiç değeri Hazine veya Genel Müdürlük tarafından ödenir. Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle düzenlenir.” hükmü düzenlenmiştir.

Hemen belirtilemelidir ki, Mahkemece yukarıda belirtilen düzenleme uyarınca yeterli araştırma ve inceleme yapıldığı söylenemez.

Şöyle ki; dava konusu 35 35... parselin geldisi 30 85... parselin kütük sayfasından üç ayrı sayfadan geldiği görünmekle birlikte dosya arasında sadece geldi olarak 2 01... ve 12 parselin kayıtlarının yer aldığı, 2 01... parselin vakıf adına tashihen tesciline ilişkin İstanbul 15. Asliye Hukuk Hakimliğinin Kadastro Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.12.19 75... /38 Esas, 1974/10 Karar sayılı tavzih kararının yer aldığı ancak 1974 yılında Vakıflar Baş Müdürlüğü adına tescile ilişkin hükmün ve dosyasının dosyada bulunmadığı, 11 parsele uygulanan 7.4.9 44... nolu dayanak kaydın okunaksız olduğu dava konusu yönü ne okuduğunun tam olarak tespit edilemediği, tespitte bahsi geçen tahrir defter kaydının bulunmadığı, Beyoğlu 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 10.03.20 09... /448 Esas, 2009/9 Karar sayılı davacı Vakıf tarafından Hazine aleyhine 1998 yılında açılan dava konusu 30 85... imar parseline ilişkin olduğu anlaşılan tapu iptali ve tescil davasının UYAP üzerinden dosya arasına alındığı ancak evrakın tamamının taranamadığı, kararın kesinleşip kesinleşmediğinin anlaşılamadığı, davacı Vakfa ait olduğu belirtilen 1936 Beyannamesinin vakfın adının “yoktur” şeklindeki ibaresi ise “..............Cemaati heyeti idaresi” olarak belirtildiği ve 15. sırasında .................... arsası" kaydının yer aldığı, dosya arasına alınan 03.02.20 22... .08.2022 tarihli ek raporlarda dava konusu 2 01... parsel şeklinde belirtilmekle taşınmazın arsa vasfında olduğu ve kadastro tespitinde öncesinin ...............olduğundan yola çıkarak Beyannamede yer aldığına kanaat getirildiği, dava konusu taşınmazın Beyannamede belirtilen yer olup olmadığının tereddütsüz olarak tespit edilemediği anlaşılmaktadır.

Hal böyle olunca, davacı Vakfın Vakıflar Genel Müdürlüğüne 5737 sayılı Kanun'un geçici 11. madde kapsamında yaptığı başvuruya ilişkin kararın getirilmesi, dava konusu 2 01... parselin tespit ve tesciline ilişkin tedavül kayıtlarının mercinden eksiksiz ve okunaklı suretlerinin temini, imar sonucu oluşan 30 85... parsel sayılı taşınmazın hangi parsellerden geldiğinin tespiti, İstanbul 15. Asliye Hukuk Hakimliğinin Kadastro Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.12.19 75... /38 Esas, 1974/10 Karar sayılı dosya ve Beyoğlu 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 10.03.20 09... /448 Esas, 2009/9 Karar sayılı dosyasının dosya arasına alınması, komşu 11 parselin tespitine dayanak tapu kaydının okunaklı suretinin ve 12 parselin tahrir defter kaydının temini ile 12 parselin tespitinde bahsi geçen ... 1235 tarihli temessük kaydında yön ve yer bilgileri de bulunduğu gözetildiğinde mahallinde tekrar keşif yapılarak alanında uzman, öncekinden farklı, içinde vakıf konusunda uzman bilirkişilerin de yer aldığı heyetten, bahsi geçen belgeler de uygulanmak suretiyle kayıtların dava konusu yere uyup uymadığının, komşu taşınmaz kaydının dava konusu yeri ne okuduğunun ve 1936 Beyannamesinde belirtilen taşınmazla dava konusu taşınmazın aynı olup olmadığının belirlenmesi, ayrıca Beyannamedeki vakıf adı “yoktur” ibaresi nedeniyle Beyannamenin davacı Vakfa ait olup olmadığı tespit edilmek suretiyle taşınmazın hangi vakfa ait olduğunun belirlenmesi gerekirken noksan araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

23.10.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2024/4455, K. 2025/4705, T. 23.10.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2024-4455-e-2025-4705-k-74cbbda74c3c