Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2024/4524 E. 2025/4540 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/4524
- Karar No
- 2025/4540
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/855 E., 2024/732 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Pazar(Rize) 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/107 E., 2022/185 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili; kadastro çalışmaları sonucunda davacıya ait 2 68... parsel sayılı taşınmaza dahil olup sınırları keşif esnasında gösterilecek olan taşınmaz bölümünün davalılara ait 2 68... parsel sayılı taşınmazın sınırları içerisinde tespit edildiğini beyanla çekişmeli taşınmaz bölümünün tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II.CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça ileri sürülen iddiaların gerçek dışı olduğunu, dava konusu 2 68... parsel sayılı taşınmazın kadastro çalışmaları sonucunda ... ile kardeşi ... adına tespit ve tescil edildiğini, yapılan kadastro tespitinin gerçeğe ve hukuka uygun olduğunu, kadastro tespitinde herhangi bir hata bulunmadığını, çekişmeli taşınmazlar arasındaki sınırın belli ve sabit olduğunu, sınır belirlemesi yapılırken davacının bu sınırı kabul ettiğini ve kadastro tespitine herhangi bir itirazının olmadığını, davaya konu taşınmazlar arasındaki sınırın yıllardır aynı olduğunu, taşınmazların evveliyatından beri kadastro tespitinde gösterildiği şekilde kullanıldığını, sınıra ilişkin olarak herhangi bir anlaşmazlık yaşanmadığını, taşınmazları ayıran sınırın kadastrodan önce belirlendiğini ve bu belirlemeyi köy muhtarı ile heyetinin yaptığını beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... tarafından dosyaya cevap dilekçesi sunulmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; tarafsız olduğu kanaatine varılan mahalli bilirkişi ... davacı tanığı ............ ve davacı tanığı ............'nun beyanlarına itibar edilerek zeminde yeri gösterilen fen bilirkişi raporuna ekli krokide (A) harfi ile belirtilen 3.26 metrekare yüz ölçümlü alanın kadastro tespitinde davalılara ait taşınmaza eklenmiş olduğu, ne var ki bu kısmın kadastro tespitinden geriye doğru 20 yıllık süre ile eklemeli olarak zilyetliğinin davacıya ait olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddine, dava konusu 2 68... parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişileri tarafından hazırlanan 27.12.2021 havale tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide (A) harfi ile gösterilen 3,26 metrekarelik kısmının tapu kaydının iptali ile davacıya ait 2 68... parsel sayılı taşınmaza eklenmek suretiyle tapuya tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalılar vekili temyiz dilekçesinde; kadastro tespitinde davacı tarafın dahi müşterek sınırı bildiğini beyan ettiği dönemin muhtarı ........... isimli kişi tarafından dikilen kazıklara göre belirlendiğini, davacı tarafın 14.04.2021 tarihli 5. celsede "keşifte ölçüm sırasında yanlışlık yapılmıştır. İddia ettiğimiz yer ölçülmemiştir" şeklinde beyanda bulunarak yeniden keşif yapılmasını talep ettiğini, Mahkemece bu talep yerinde görülerek mahallinde ikinci kez keşif yapıldığını, yapılan ikinci keşfi ve bu keşifteki yer göstermeleri kabul etmediklerini, mahalli bilirkişi ve davalı tanıklarının kadastro sırasında belirlenen sınırın gerçek sınır olduğunu beyan ettiklerini, bu kişilerin anlatımlarına göre belirlenen sınırlara ve dikilen kazıklara göre kadastro tespitlerinin yapıldığını, davacı ve davalı tanıklarının tarafların yakınları olduğunu ancak mahalli bilirkişilerin taraflara eşit uzaklıkta akraba ya da akrabalığı olmayan kişiler olduklarını, dolayısıyla tarafsız durumdaki mahalli bilirkişilerin ve davalı tanıklarının yer gösterimlerinin kadastroya uygun olduğunun kabulü gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
2. Dosyanın incelenmesinden; kadastro sonucunda, ............. köyü çalışma alanında bulunan 2 68... parsel sayılı taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği, miras yoluyla gelen hak ve taksime dayanılarak belgesizden eşit paylarla ... ... evlatları ... ve ... adına tespit edildiği, askı ilanlarının 07.04.2011-06.05.2011 tarihleri arasında yapıldığı, askı ilan süresi içerisinde dava açılmaması üzerine kadastro tespitinin kesinleşerek taşınmazın tapuya tescil edildiği, taşınmazın halen tespit malikleri adına tapuda kayıtlı olduğu, eldeki davanın ise on yıllık hak düşürücü süre içerisinde 12.06.2019 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.
3. Temyizen incelenen karar; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen sebepler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalılardan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.10.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.