Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2024/4773 E. 2025/4462 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/4773
- Karar No
- 2025/4462
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/966 E., 2024/1579 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Karaman 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/813 E., 2024/99 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından duruşma istekli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 07.10.2025 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde, temyiz eden davacılar vekili Avukat ... ile temyiz edilen davalı vekili Avukat ... geldiler. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili; davalı ...’in oto galeri işini yaptığını, davacılardan ...’ın davalı ...’ten borç aldığını, davalının bunun karşılığında davacı ...’a hayali araç satışı yaptığını ve araç bedelinin çok üzerinde yüze yakın boş senet imzalattığını, ...ın paraya ihtiyacı olması nedeniyle bu durumu kabul etmek zorunda kaldığını, bir müddet sonra davalının davacı ...’ı tehdit etmeye başladığını ve borcuna karşılık taşınmaz devretmesi yönünde baskı yaptığını,...ın da davalının hile, baskı ve tehditleri ile babası ......... maliki olduğu dava konusu 1 05... ve 34 parsel sayılı taşınmazları babasına vekaleten, babası ile birlikte sahibi oldukları ............. Yapı İnşaat Mühendislik Mimarlık Hayvancılık San. ve Tic. Ltd. Şti’ye ait 1 74... ,13 parsel, 33 86... parsel sayılı taşınmazdaki 3 ve 5 nolu bağımsız bölümleri ise Şirket temsilcisi sıfatı ile davalıya satış suretiyle devrettiğini, temliklerin bedelsiz olduğunu ayrıca yapılan işlemlerde gabinin unsurlarının da bulunduğunu ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile davacılar adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP Davalı; davacı ...’ın şirket müdürü olarak ve diğer davacı ...’a vekaleten taşınmaz devirlerini yaptığını, davacıların beyanlarında samimi olmadıklarını, taraflar arasında rızai satış işlemi olduğunu, davacı ...’in de yapılan tüm işlemlerden haberdar olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI 1. Karaman 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 25.05.2023 tarihli 2020/175 Esas, 2023/341 Karar sayılı kararı ile; davacı ile davalı arasında herhangi bir satış sözleşmesi bulunmadığı, davacının davalıdan borç aldığı, davacının, davalının tefeci olduğunu iddia ederek davalıya devrettiklerinin iadesini talep ettiği, davacının davalıdan ne miktarda borç aldığının belli olmadığı, geri ödeme için nasıl anlaştıklarının toplanan delillerden belirlenemediği, dava konusu taşınmazları borcuna karşılık davalıya devrettiği,eksik borcun ifasından sonra gabin hükümlerine dayanılarak geri istenmesinin iyi niyet kurallarına aykırı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince, Mahkemece davacının dayandığı hukuksal sebeplerden gabin hukuksal sebebi ile ilgili olarak değerlendirme yapıldığı, davacının dayandığı diğer hukuksal sebepler hakkında değerlendirme yapılmadığının anlaşıldığı, davacının dayandığı tehdit, hile ve taraf muvazaası hukuksal sebepleri ile ilgili değerlendirme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dosyanın Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
2. Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının iddialarını dayandırdığı hukuksal sebeplerin varlığını ispatlamak zorunda olduğu, davacı tarafça iddiaların ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafından öne sürülen tehdit iddialarıyla ilgili savcılık soruşturmasında takipsizlik kararı verildiği, karara itiraz üzerine itirazın reddedildiği, davacı tanıklarının anlatımlarının davacılardan duyuma dayandığı, irade sakatlığına yönelik iddiaları ve gabin iddialarını kanıtlamaya elverişli olmadığı, taraflar arasında imzalanan 23.01.2020 tarihli harici sözleşmede dava konusu taşınmazların araç devri karşılığında gerçekleştiğinin anlaşıldığı, adı geçen sözleşmeye yönelik olarak da irade sakatlığı iddialarının kanıtlanmadığı, davacı tarafın iradesinin sakatlandığını ortaya koyan herhangi bir bilgi, belge bulunmadığı gibi davacıların iddialarını HMK'nın 190. maddesi ve TMK'nın 6. maddesi gereği usulünce ispatlayabildiklerini söyleyebilme olanağı olmadığı, İlk Derece Mahkemesi tarafından yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacıların istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, eksik borç def’inin davalı tarafça ileri sürülmesi gerektiğini, bu durumu Mahkemenin re'sen göz önüne alamayacağı, oysa davalı tarafça böyle bir def’i de bulunulmadığını, henüz tahkikat bitmeden davacının esasına etkili bulunan delillerin toplanması yönünde ıslah dilekçesi verilmesine rağmen Mahkemece bu ıslah dilekçesinin dikkate alınmadığını, dava dilekçesinde belirtilen delillerin dahi toplanmadığını, eksik inceleme ile hüküm verildiğini, davalının davacılara tehdit ve korkutma ile boş senetler imzalattığını, bu boş senetler ile de taşınmazları bedelsiz ve karşılıksız devraldığını, bu nedenle davalı ve babası hakkında açılmış bulunan soruşturma dosyalarının araştırılması gerektiğini, Mahkemece bu yönde bir araştırma yapılmadığını,sözleşmede geçen araçların bedelleri ile dava konusu taşınmazların bedelleri arasında bir oranlama yapılmadığını, söz konusu sözleşmedeki araçlar ile dava konusu taşınmazların bedelleri arasında fahiş fark olduğunu, araçların hiçbirinin davacıya devir olmadığını, davacı ...’ın davalı ...’ten cüz’i miktarda borç aldığını, borca karşılık olarak ise davalının araç galerisinden davacıya hayali araç satışı yapılarak boş senet imzalatıldığını, daha sonra da davalının davacıya senetleri ödemesi için baskı kurduğunu, davacıyı kendi ve ailesinin canıyla tehdit ettiğini, davacının da bu tehditlere dayanamayarak dava konusu taşınmazları korku altında ve bedelsiz olarak davalıya devretmek zorunda kaldığını, tanık beyanları ile de tüm iddiaların ispatlandığını, davacıların tehdit etkisi ortadan kalkar kalkmaz da Savcılığa suç duyurusunda bulunduklarını, ayrıca davacılar adına tescil edilen herhangi bir taşıt bulunmadığını, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava; tehdit, hile, gabin ve taraf muvazaası hukuki nedenlerine dayalı tapu iptali - tescil istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; davacılardan...Yapı İnşaat Mühendislik Mimarlık Hayvancılık Tarımcılık Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin maliki olduğu 33 86... parsel sayılı taşınmazdaki 5 nolu bağımsız bölümün 01.11.2019 tarihinde, 33 86... parsel sayılı taşınmazdaki 3 nolu bağımsız bölümün 15.11.2019 tarihinde, 1 74... ve 13 parsel sayılı taşınmazların ise 10.01.2020 tarihinde Şirketin yetkili temsilcisi ... tarafından davalı ...’e satış suretiyle devredildiği, yine davacılardan ...’ın maliki olduğu 1 05... ve 34 parsel sayılı taşınmazların vekili ... tarafından 22.01.2020 tarihinde davalı ... ...’e satış suretiyle devredildiği anlaşılmaktadır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına,
03.10.2024 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca gelen temyiz edilen davalı vekili için 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.10.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.