Yargıtay · 2. Hukuk Dairesi
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2024/5351 E. 2025/8696 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/5351
- Karar No
- 2025/8696
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1136 E., 2024/633 K. DAVA TÜRÜ : Ziynet ve Çeyiz Alacağı İLK DERECE MAHKEMESİ : Şanlıurfa 1. Aile Mahkemesi SAYISI : 2021/71 E., 2023/101 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın vekili tarafından hükmün tamamı duruşma istemli olarak temyiz edilmiş olup kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 30.09.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde duruşmalı temyiz eden davacı ... vekili Avukat ... geldi. Karşı taraf davalı ... ve vekili gelmedi. Davalı vekili Avukat ...'ın mazeret bildirdiği görüldü. Usul ve yasaya uygun bulunmayan davalı vekilinin mazeretinin reddine karar verildi. Gelenin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen günde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 6 ncı maddesine göre, kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 190 ıncı maddesinin birinci fıkrasına göre, kural olarak ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Davacı kadın vekili; düğünde takılan ziynet eşyalarının düğün gecesi davalı erkek tarafından, tarafların üst katlarında oturan annesinin güvenlik sebebiyle saklayacağını, hırsızlık önlemi aldıkları belirtilerek elinden alındığını ve davacı kadının, ziynetlerin akıbetini bilmediğini, yine ortak konuttan davalı erkeğin kendisini kovduğu için hiçbir eşyasını alamadığını iddia ederek dava konusu ziynet eşyalarının öncelikle aynen iadesini mümkün olmaması durumunda ise bedel iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı erkek vekili ise dava konusu ziynet eşyalarının davacı kadın tarafından planlı bir şekilde ortak konuttan ayrılırken yanında götürüldüğünü ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince; davacı kadın tarafından dava konusu elmas gerdanlık, bileklik, tek taş yüzük, beş taş yüzük, elmas taşlı pırlanta kolyenin varlığının davacı kadın tarafından ispatlanmadığı, dava konusu diğer ziynetler yönünden ise ziynet eşyalarının davalı erkek tarafından alındığı ve davacı kadına iade edilmediğinin ispatlanamadığı gerekçesiyle ziynet alacağı davasının reddine karar verilmiş, kararın davacı kadın vekili tarafından istinaf edildiği ve istinaf incelemesi yapan Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı kadın vekili tarafından temyiz edilmiştir. Her ne kadar İlk Derece Mahkemesi tarafından dava konusu elmas gerdanlık, bileklik, tek taş yüzük, beş taş yüzük, elmas taşlı pırlanta kolyenin varlığının ispatlanamadığı belirtilmişse de dosya kapsamından, dinlenen tanık beyanları, sunulan flaş bellek içeriği ve bilirkişi raporları dikkate alındığında davacı kadının talep ettiği ziynetlerin varlığını ispat ettiği, kaldı ki ziynetlerin varlığına dair davalı erkek vekilinin herhangi bir inkarının da bulunmadığı ve İlk Derece Mahkemesinin dava konusu elmas gerdanlık, bileklik, tek taş yüzük, beş taş yüzük, elmas taşlı pırlanta kolyenin varlığının ispatlanamadığı yönündeki tespitinin hatalı olduğu, yine her ne kadar İlk Derece Mahkemesi tarafından diğer ziynet eşyalarının davalı erkek tarafından alınıp davacı kadına iade edilmediğinin ispat edilemediği belirtilmişse de gerek işbu dava dosyasında gerekse taraflar arasında görülen boşanma dosyasında dinlenen tanık beyanlarında, davacı kadının 2020 yılı Kurban Bayramının birinci günü babasının evine üzerinde pijama ve terlikleri ile geldiği, bunun dışında üzerinde bir şey olmadığı ve tarafların belirtilen tarihten itibaren ayrı yaşadıkları, davacı kadına düğünde takılan ziynetlerin ise davalı erkeğin annesi tarafından alındığının belirtildiği, taraflar arasında görülen boşanma davasının yapılan yargılaması neticesinde ise erkeğe, kadını ortak konuttan kovduğu vakıasının kusur olarak yüklendiği, tarafların dinlenen tanık beyanlarında, davacı kadının talebe konu ziynetleri taktığı, kullandığına dair bir beyan ve davalı tarafında bu yönde bir iddiasının olmadığı, bu kapsamda davacı kadının talebe konu ziynet eşyalarının davalı erkek tarafından el konularak iade edilmediğini dosya kapsamından ispatladığı anlaşılmıştır. O halde, davacı kadının ziynet alacağı davasının kabulüne karar verilmesi gerekirken reddi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, 2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Duruşma için takdir olunan 28.000,00 TL vekâlet ücretinin ..... alınarak Duygu'ya verilmesine, Peşin alınan harcın istek halinde yatırana geri verilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, karardan bir örneğinin ilgili Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.