Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2024/4394 E. 2025/5031 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/4394
Karar No
2025/5031
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1546 E., 2024/2435 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kahramanmaraş 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/483 E., 2023/9 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 21.10.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir Belli edilen günde gelen davacı vekili Avukat .. ile davalılar vekili Avukat ...'in sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin 16.09.2008 tarihinde çalıştığı dava dışı yerinde iş kazası geçirdiğini, müvekkiline acil olarak müdahale eden davalı doktorun sol gözünde yabancı cisim kaldığını ve bunun ameliyat ile çıkartılması gerektiğini beyan ettiğini, ameliyat sonrasında rahatsızlığının geçmemesi üzerine iki kez daha ameliyat olduğunu ancak şikayetlerinin devam ettiğini, iş kazasının ardından 9 yıl boyunca aynı şikayetleri devam eden müvekkilinin 25.09.2017 tarihinde dava dışı bir hastanede başka bir doktora muayene olduğunu ve çekilen röntgende gözünde yabancı bir cisim olduğu ve bunun ameliyatla alınması gerektiğinin ifade edildiğini, bunun üzerine dördüncü kez ameliyat olmak zorunda kalan müvekkilinin gözündeki yabancı cismin çıkartılması ile sağlığına kavuştuğunu ve şikayetlerinin sona erdiğini, davalının görevini ihmal etmesi ve kusurlu davranışları nedeniyle uzun süre şiddetli baş ağrısı ve uykusuzlukla mücadele ettiğini ileri sürerek; maddi zarar için fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL maddi, manevi zararı için 50.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiili tarihinden itibaren işleyecek olan faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili; müvekkillerinin gerekli dikkat ve özeni gösterdiğini, davacının ameliyatının başarıyla gerçekleştiğini, körlük riskinin ortadan kalktığını, hastanın en son 07.02.2012 tarihinde görüldüğünü ve yaralanma yerindeki nedbenin tedavisi için nakil ameliyatı önerildiğini, böyle bir yaralanmada çok yönlü problemler olduğu için hastanın 3-4 ameliyat geçirmesinin olağan olduğunu, göz içinde bir yabancı cismin 9 yıl ağrı yaparak kalmasının tıbben mümkün olmadığını, ayrıca zamanaşımı sürelerinin dolduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; alınan raporlarda davacının uğradığı zararın davalı doktorun eyleminden meydana gelmediği, davacının zararı ve faili öğrendikten sonra süresi içerisinde davasını açtığı, davalının zamanaşımı def'inin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine, karar verilmiş; karara karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dosyada mevcut uzman görüşleri, ATK 3. İhtisas Kurulu Raporu itibariyle de, davacının 4.cerrahi müdahalede gözünden yabancı cisim çıkartıldığına ilişkin kesin delil bulunmaması, ameliyat raporunda buna ilişkin kaydında yer almaması karşısında mahkemece verilen kararın yerinde olduğu gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; Mahkemece alınan 7. Adli Tıp İhtisas Kurulunun 26.10.2020 tarihli mütalaasında davalı Dr. ...’nın işlemlerinde eksiklikler bulunduğu, bu eksikliklerin göz içindeki yabancı cismin çıkarılmasını geciktirdiği ve dolayısıyla tıbbın genel kabul görmüş ilke ve kurallarına uygun davranılmadığının tespit edildiğini, buna rağmen mahkemenin bu tespiti dikkate almadan hüküm kurduğunu, davalının cevap dilekçesinde uzman görüşü deliline dayanmadığı halde yargılamanın ilerleyen aşamasında bu delile başvurduğunu, mahkemenin iddia ve savunmanın genişletilmesi yasağına rağmen bu raporları değerlendirmeye aldığını, üstelik bu raporu hazırlayan kişilerin göz hastalıkları alanında değil adli tıp alanında uzman olduklarını, bu nedenle raporun hukuken geçerli sayılamayacağını, 3. Adli Tıp İhtisas Kurulunun 30.06.2022 tarihli ikinci mütalaasında da ilk mütalaaya paralel biçimde ilk operasyon sırasında yabancı cismin çıkarılmamasının tıbben uygun olmadığının ifade edildiğini, ancak buna rağmen davalı hekime kusur atfedilmediğini, bu çelişki giderilmeden karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, Yargıtay içtihatlarına göre bilirkişi raporu ile uzman görüşü arasında ciddi fark varsa yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınması gerektiğini, ayrıca yerel mahkemenin gider avansına ilişkin uygulamasının da hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, vekilin özen yükümlülüğüne aykırı davranmasından kaynaklanan zararın tazmini istemine ilişkindir.

Temyiz olunan kararda belirtilen gerekçeye, hükme esas alınan raporun taraf, Mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli olduğunun anlaşılmasına, raporda; 2017 yılında çekilen orbita BT’de saptanan ve metalik artefakt olarak yorumlanan görüntüyü içeren söz konusu BT’nin Üst Kurulda yapılan incelemesi sonucunda bu boyutlardaki bir metal cismin BT görüntülemesi sırasında fazla miktarda artefakt oluşturmasının beklenmesi nedeniyle ilgili görüntüdeki cismin metal bir cisme ait olmayıp; iddia edildiği üzere daha çok silikon kalsifikasyonu parçacıkları ile uyumlu olarak değerlendirildiğinin, ayrıca ilgili görüntüleme (BT) sonrası yapılan cerrahilerde yabancı cismin çıkarıldığına dair kayıt da bulunmadığının, kişide gelişen mevcut görme kaybının gözde unutulduğu iddia edilen yabancı cisim ile ilgili olmayıp kornea perforasyonuna bağlı kötü yara iyileşmesi ve mükerrer retina cerrahisi kaynaklı bir komplikasyon olarak nitelendirildiğinin anlaşılmasına göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, 28.000,00 TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalılara verilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/4394, K. 2025/5031, T. 21.10.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2024-4394-e-2025-5031-k-ca731287864e