Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/4150 E. 2026/1591 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/4150
Karar No
2026/1591
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/3053 E., 2024/691 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2019/32 E., 2022/130 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar Hazine vekili ... vekili ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Dava konusu ... ili ... ilçesi ... Mahallesinde bulunan 2 51... parsel sayılı taşınmazın, yörede 1971 yılında yapılan tesis kadastro çalışmaları sırasında orman olduğundan bahisle tespit dışı bırakıldığı, 1940 yılında 3116 sayılı Orman Kanunu'na göre yapılan orman tahdit çalışmasında orman sınırları dışında kaldığı, daha sonra yapılan orman kadastrosu ve 2/B madde uygulamalarına konu edilmediği, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) geçici 8. maddesine göre yapılan kadastro tespiti sırasında, 05.12.1934 tarihli ve 874 sıra numaralı tapu kaydı kapsamında kaldığı, tapu malikleri ... oğlu ... ve zevcesi ... ve oğlu ... adına kayıtlı olduğu, ...'ın 1966 yılında karısı ...'nin ise 1976 yılında ölümleri ile evlatları ..., ..., ..., ... ve ... mirasçı olarak bıraktıkları, dayanak tapu kaydının taşınmaza uyduğu, ancak taşınmaz hakkında Gaziosmanpaşa 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/247 Esasında davalı olduğu belirtilerek 3402 sayılı Kanun'un 13... . maddeleri gereğince tarla vasfıyla malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. 2. Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin ... ili ... ilçesi ... Mahallesinde yaklaşık 20.000 m² büyüklüğündeki taşınmazın maliki ve zilyedi olduklarını, taşınmazın iskanen verildiğini, zabıt defterinin 05.12.1934 tarihli ve 874 sıra numarasında kayıtlı olduğunu, kadastro çalışması sırasında bu yerin tescil harici bırakıldığını ileri sürerek, dava konusu taşınmazın müvekkilleri adına miras payları oranında tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın kadastrosunun bulunup bulunmadığının sorulmasının gerektiğini, davanın hak düşürücü süre yönünden reddinin gerektiğini, dava konusu taşınmaz, kadastro tespiti sırasında tespit harici bırakılan yerlerden ise, böyle bir yerin ancak imar ve ihya edildikten sonra 20 yılı aşan zilyetlikle 3402 sayılı Kanun'un 14... . maddelerindeki koşullar gerçekleşmiş ise kazanılabileceğini, söz konusu taşınmazın imar ve ihya edilip edilmediğinin araştırılmasının ve ispatlanmasının gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. 2. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; hak düşürücü sürenin geçirilmesi nedeni ile davanın reddinin gerektiğini, dava konusu taşınmazda davacıların taşınmaza malik sıfatı ile zilyetlik iddiasını kabul etmediklerini, dava konusu taşınmazın 1999 yılında kadastrosu yapıldığından davanın açılma tarihine kadar 20 yıllık sürenin geçmemesi nedeni ile kazandırıcı zamanaşımı süresinin dolmadığını, taşınmazın zamanaşımı yoluyla iktisabının mümkün olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Taşınmazın 1980 yılında nazım imar planına alındığı, taşınmazın 1942 yılından beri tarım arazisi olarak kullanıldığı, yine taşınmazın bulunduğu yer orman sayılmadığından 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 1744, 28 96... sayılı Kanunlarla değişik 2/B uygulamasına tabi olmadığı, 19 42... yıllarına ait hava fotoğrafları ile 1958 yılı memleket haritası ve güncel amenajman meşçere haritasına göre MAH incelemesinde taşınmazın orman örtüsü bulunmayan açık alanda kaldığı, toprağının orman toprağı karakterinde olmadığı tespit edilmiş, 19 69... yıllarında da taşınmazın tarla vasfında kullanıldığı ek rapor ile anlaşılmış, kök muris ...'ün güncel veraset ilamı Mahkemece çıkarılarak dosya arasına alınmış olup davacılardan ...'ın mirasçı olmadığının anlaşıldığı" gerekçesiyle ... mirasçılarının davasının kabulüne, ...'ın davasının reddine, dava konusu ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 2 51... parsel sayılı taşınmazın kadastro tutanağında boş olan malik hanesinin, ... Kadastro Mahkemesinin 2022/61 Esas, 2022/126 Karar sayılı ilamındaki ... mirasçıları adına tapuya tesciline, karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalılar Hazine vekili ve ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "istinaf aşamasında davacılar vekili tarafından dosyaya sunulan öne alım dilekçesi ekinde Gaziosmanpaşa 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/7 16... /440 Karar sayılı ilamının yapılan incelenmesinde, dava konusu 2 51... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırılarak Toplu Konut İdaresi Başkanlığı adına tapuya tesciline karar verildiği, karar tarihinin 28.07.2021 olduğu ve tescil yönünden kesin nitelikte bulunduğu, incelemesi yapılan kararın ise 23.06.2022 tarihli olduğu, yani kamulaştırma işleminden sonra karar verildiği, bu nedenle Mahkemece taşınmazın kamulaştırılmış olması sebebiyle mülkiyetin tespitine yönelik hüküm kurulması gerekirken, taşınmazın davacı adına tesciline karar verilmesi hatalı olup, kamu düzenine ilişkin bulunduğu" gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın yeniden esasıyla ilgili olarak; davanın kabulüne, ...'ın davasının reddine, dava konusu 2 51... parsel sayılı taşınmazın ... Kadastro Mahkemesinin 2022/61 Esas, 2022/126 Karar sayılı ilamındaki ... mirasçıları adına mülkiyetinin tespitine, dava konusu 2 51... parsel sayılı taşınmaz Gaziosmanpaşa 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/716 Esas, 2021/440 Karar sayılı kamulaştırma kararıyla Toplu Konut İdaresi Başkanlığı adına tapuya tesciline karar verildiğinden, tescile yönelik yeniden karar verilmesine yer olmadığına, karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; 3402 sayılı Kanun'un 12/3 maddesine göre 10 yıllık hak düşürücü sürenin dolduğunu, bu nedenle süre yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken Mahkemece bu sürenin dikkate alınmadığını, dava konusu taşınmazın 3402 sayılı Kanun'un 14... . maddeleri koşullarının sağlanmadığını, dava konusu taşınmaza dair alınan bilirkişi raporuna itiraz edildiğini, ancak bu itirazın da dikkate alınmadığını, mezkur bilirkişi raporunda; dava konusu taşınmazın üzerinde tarım arazisi olarak kullanıldığının tespit edildiğini, bir taşınmazın imar ve ihya edildiğinden söz edebilmek için kolayca tarım yapılması mümkün olmayan toprakta oldukça zor ve zahmetli ve gider gerektiren bir uğraş verilmiş olmasının gerektiğini, sadece ham toprağın sürülmesi; taşları temizlenmiş bir yerde bina ve duvar yapılması ya da ağaç dikilmesinin bir emek ve masrafı gerektirmesine rağmen imar-ihya sayılamayacağını ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın zilyetlikle iktisap edilecek yerlerden olmadığını, Mahkemece kazanım koşullarının sağlandığı ve davanın kabulüne dair verilen kararın hatalı olduğunu, taşınmazın imar planı kapsamında kaldığını, öncesinde de zilyetlik şartlarının sağlanmadığını, bu nedenle davanın reddine dair karar verilmesinin gerektiğini, taşınmazın kamulaştırılarak Toplu Konut İdaresi Başkanlığı adına tapuya tesciline karar verildiğini, karar tarihinin 28.07.2021 olduğu ve tescil yönünden kesin nitelikte bulunduğunu incelemesi yapılan kararın ise 23.06.2022 tarihli olduğunu bu nedenle Mahkemece taşınmazın kamulaştırılmış olması nedeniyle mülkiyetin tespitine yönelik hüküm kurulması gerekirken, taşınmazın davacı adına tesciline karar verilmesinin hatalı olduğunu, Mahkeme kararının kaldırılması kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu, dava konusu taşınmazın 1974 yılında yapılan arazi kadastrosunda orman olduğu gerekçesi ile tespit harici bırakıldığını, orman kadastrosu aplikasyonunun 1987 yılında yapıldığını, taşınmazın 1987 yılına kadar orman olduğunun kabulü gerekeceğini, 1987 yılına kadar varsa sürdürülen zilyetliğin hukuki bir değerinin bulunmadığını, belirtilen hususlar nazara alındığında taşınmazın imar planı kapsamına alınması öncesinde zilyetlikle kazanım koşullarının gerçekleşmediğini ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. 3. ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; Hazinenin temyiz dilekçesindeki tüm aleyhe hususlara itiraz ettiklerini, İlk Derece Mahkemesi kararında bir kısım davacılar yönünden davanın kabulüne bir kısım davalılar yönünden ise de davanın reddine karar verildiğini, müvekkil ... aleyhine vekalet ücretine hükmedildiğini, verilen bu kararın usul ve hukuka aykırı olduğunu belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın orman olup olmadığı, davacı taraf yararına zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalılar Hazine vekili ... vekili ve ... vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazine ve 7139 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına, 427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 304,40 TL'nin temyiz eden ...'ndan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/4150, K. 2026/1591, T. 09.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2024-4150-e-2026-1591-k-0c2c94c425cc