Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/3293 E. 2026/1315 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/3293
Karar No
2026/1315
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/572 E., 2023/170 K.

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kullanım kadastrosu sonucunda, .. ili .. ilçesi .. Mahallesi çalışma alanında bulunan 20 76... parsel sayılı 471, 43... yüzölçümündeki taşınmaz kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Orman Kanunu 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı, taşınmazın ve üzerindeki iki katlı kargir binanın 25 yıldan beri ...'un fiili kullanımında bulunduğu şerhi yazılarak Hazine adına tespit ve 01.10.2010 tarihinde tescil edildikten sonra, 16.01.2014 tarihinde 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun (6292 sayılı Kanun) gereğince ... adına tapuda kayden intikal ettirilmiş, 13.08.2015 tarihinde taşınmazın bir kısım payları ... tarafından .. ve ...'a satılmış, bir kısım payı ise ... uhdesinde kalmıştır. 2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde özetle; .. .. Noterliğinin 30.05.2012 tarihli muvafakatnamesi ile 20 76... parsel sayılı taşınmazı 950,00 m² devraldığı halde kendisine 354,36 m² yerin satışının yapıldığını, kullanılan kısmın bir bölümünün davalı 20 76... parsel sayılı taşınmazda kaldığını ileri sürerek, hak sahipliğinin tespiti ile 20 76... parsel sayılı taşınmazların tapu kaydının iptali ile bedeli karşılığında adına tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçelerinde; davanın reddini savunmuşlardır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 12.04.2018 tarihli ve 2017/298 Esas, 2018/297 Karar sayılı kararıyla davanın süre yönünden reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 12.04.2018 tarihli kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 27.12.2018 tarihli kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA ve BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 27.12.2018 tarihli kararının davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 01.06.2022 tarihli ve 2021/10572 Esas, 2022/5150 Karar sayılı ilamıyla "...Taşınmazın her ne kadar 6292 sayılı Kanun uyarınca davalı ... Başkanlığına satışı nedeniyle Belediye adına tapu kaydı oluşmuş ise de, bu devrin 6292 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca gerçekleştiği anlaşılmakta olup dava konusu taşınmazın dava tarihinden evvel gerçek kişilere devredilen paylarına yönelik gerek şerh davası gerekse de iptal ve tescil isteği ile ilgili olarak satış işlemi idari yargıda iptal edilmedikçe davanın görülme olanağı bulunmamakla birlikte, .. Belediyesi Başkanlığı uhdesindeki pay yönü ile davanın şerh davasının görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. Hal böyle olunca, İlk Derece Mahkemesince, dava konusu taşınmazın Beykoz Belediyesi Başkanlığı uhdesindeki payları yönü ile beyanlar hanesinde lehine şerh bulunan gerçek kişi de davaya dahil edilmek suretiyle tarafların iddia ve savunmaları çerçevesinde işin esasına girilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği..." gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi hükmünün bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ''...davacı tanıkları ile mahalli bilirkişi ve tanıkların beyanları tespit edilmiş, emlak kayıtları, muvafakatname, tanık beyanları ve mahalli bilirkişi beyanlarından davacının kullandığı yerin (L) şeklindeki yer olduğu, .. ailesinin yerinin etrafının çevrili olduğu, onların kullandığı kısımla bir ilgisinin bulunmadığı, daha önce .. .. isimli kişinin kullanımında olduğu, ..'ya da ailesinden kaldığı, davacı ...'un ..'dan satın alarak kullanmaya devam ettiği, davacının uhdesinde olan kısımda başka kimsenin kullanımının olmadığı, dahili davalının keşifte alınan beyanının da bu hususu doğrular mahiyette olduğu..." gerekçesiyle davanın kabulüne, 20 76... parsel sayılı taşınmazın tapu kaydındaki muhdesat bilgileri kısmına "işbu taşınmaz üzerindeki (06.02.2023 havale tarihli bilirkişi raporunun 3. sayfasında yer alan krokide (B) harfi ile gösterilen bahçe) 18543/47143 hisseye isabet eden 185,43 m² bahçe vasıflı yer (581...572) TC kimlik numaralı ...'ın 23 yıldır kullanımındadır'' şeklinde yazılarak tapuya tesciline karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; aleyhe vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesinin doğru olmadığını, hak sahipliği tespitinin kadastro tarafından yapıldığını, taleple bağlılık ilkesine aykırı karar verildiğini, taşınmazların 2/B kapsamından çıktığını belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmaz üzerinde davacının kullanım hakkının bulunup bulunmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... Belediyesi Başkanlığı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 304,40 TL nin temyiz edenden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 25.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/3293, K. 2026/1315, T. 25.02.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2024-3293-e-2026-1315-k-f5a9560e0922