Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/2270 E. 2026/2145 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2270
Karar No
2026/2145
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1323 E., 2023/1459 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ergani 1. Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2022/11 E., 2023/162 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili ve katılma yoluyla davacı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kadastro çalışmaları sırasında, .......... ili ........ ilçesi .......... Mahallesi çalışma alanında bulunan 2 02... parsel sayılı 101.098,58 m² yüzölçümlü taşınmaz vergi kaydı, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı ... adına tespit edilmiştir. 2. Davacı ... dava dilekçesinde; dava konusu taşınmaz hakkında tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. 3. Asli müdahil Hazine vekili müdahale dilekçesinde; dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki mera vasıflı yerlerden olduğuna dayanarak taşınmazın mera olarak sınırlandırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ...; davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile keşif, harita ve ziraat bilirkişi raporları, hava fotoğrafları ile mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarına göre dava konusu parselde 19 84... yılları arasında tarımsal faaliyet ve imar-ihya bulunmadığı, taşınmazın taşlık yapıda olup komşu parsellerle birlikte köy merası niteliğinde olduğu, vergi ve tapu kayıtlarının taşınmazı kapsamadığı ve tarafların zilyetliğinin bulunmadığı, 4342 sayılı Mera Kanunu’nun 4. maddesi uyarınca meraların özel mülkiyete konu edilemeyeceği gerekçesiyle asli müdahil Hazinenin davasının kabulüne, diğer davanın reddine ve taşınmazın mera olarak sınırlandırılarak özel siciline kaydına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı ... vekili ve davacı ... tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle davalı ... vekili ve davacı ...'nun istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; dayandığı tapu kaydı ile vergi kaydının dava konusu taşınmaza uyduğunu ayrıca zilyetlikle kazanım koşullarının oluştuğunu yöntemine uygun mahalli bilirkişi seçimi yapılmadığını, teknik bilirkişilerin yeterli nitelikte olmadığını ve araştırmanın emsal kararlara uygun yürütülmediğini ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. 2. Davacı ... temyiz dilekçesinde; dayandığı tapu kaydı ile vergi kaydının dava konusu taşınmaza uyduğunu, ayrıca zilyetlikle kazanım koşullarının oluştuğunu ve taşınmazın etrafının tapulu olarak kendisine ait olduğunu ileri sürerek, Bölge Adliye Mahekemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacı ile davalının dayandığı tapu ve vergi kayıtlarının zemine uyup uymadığı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği koşullarının oluşup oluşmadığı, ayrıca taşınmazın mera niteliğinde olup özel mülkiyete konu edilemeyeceği kabulüyle verilen mera siciline tescil hükmünün yerinde bulunup bulunmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekili ve davacı ...'nun temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 304,40 TL nin temyiz edenlerden ayrı ayrı alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

31.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/2270, K. 2026/2145, T. 31.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2024-2270-e-2026-2145-k-9b5860b4d90c