Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/1215 E. 2026/3439 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1215
Karar No
2026/3439
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2022/453 E., 2023/197 K.

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kullanım kadastrosu sırasında, Gaziantep ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 976 parsel sayılı 7.468,14 m² yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı şerhi yazılarak, kayalık ve çalılık vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir. 2. Davacı ... ... dava dilekçesinde; dava konusu 976 parsel sayılı taşınmazın bir bölümünün kendi fiili kullanımında olduğunu ileri sürerek, adına şerh verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Hazine vekili duruşmadaki beyanlarında; davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 23.09.2020 tarihli ve 2019/201 Esas, 2020/116 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne, dava konusu 976 parsel sayılı taşınmazın Hazine adına tapuya tesciline, tapu kütüğünün beyanlar hanesine, dava konusu taşınmazın 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkartıldığı, fen bilirkişisi raporunda (A) harfiyle gösterilen 3.683,65 m² yüzölçümündeki bölümünün 2005 yılından itibaren davacı ... ...’nin fiili kullanımında bulunduğu ve bu kısımda yer alan zeytin ağaçlarının kendisine ait olduğu şerhinin yazılmasına karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Hazine vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairemizin 20.04.2022 tarihli ve 2021/6823 Esas, 2022/3806 Karar sayılı ilamıyla "...dosya içerisine alınan bilirkişisi raporlarından ve rapor ekindeki taşınmaz fotoğraflarından dava konusu taşınmazın zemininin kullanılmadığının anlaşıldığı, bu hususun önceki bozma ilamında da ifade edilerek yapılacak araştırma sonucu ortaya çıkacak duruma göre muhdesat şerhi verilmesiyle yetinilmesi gerektiğinin vurgulandığı, bozma ilamına uyulduğu halde Mahkemece beyanlar hanesine kullanım şerhi verilmesinin doğru olmadığı, hal böyle olunca; Mahkemece, 6292 sayılı Kanun'da hak sahibi sayılabilmek için belirlenen 2011 yılından önce davacı tarafından kullanıldığı anlaşılan zeytin ağaçlarının muhdesat olarak beyanlar hanesinde gösterilmesiyle yetinilmesi gerekirken davacı lehine kullanım şerhi de verilmesinin" isabetsizliğine değinilerek İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, dava konusu 976 parselin Hazine adına tapuya tesciline, tapu kütüğünün beyanlar hanesine; taşınmazın 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı, 03.02.2020 tarihli fen bilirkişisi raporunda (A) harfiyle gösterilen 3.683,65 m²lik kısımda bulunan zeytin ağaçlarının ...'ye ait olduğu şerhinin yazılmasına karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun ek 4. maddesinin sadece 31.12.2011 tarihine kadar olan tasarrufları dikkate aldığını, sonradan oluşturulan kullanıma ilişkin tasarrufları dikkate almadığını, bu nedenle de davacının iyi niyetli sayılmasında korunacak bir hukuki yararı bulunmadığını, ayrıca Hazine lehine vekalet ücretine hükmedilmediğini belirterek ve resen dikkate alınacak nedenlerle hükmün bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre uyuşmazlık, dava konusu taşınmaz üzerinde davacının kullanım hakkının bulunup bulunmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden usul ve kanuna uygun olan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 13.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/1215, K. 2026/3439, T. 13.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2024-1215-e-2026-3439-k-eb5410a1d786