Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/4258 E. 2025/6485 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/4258
Karar No
2025/6485
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2022/5 E., 2023/7 K.

İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda verilen karar, davacı ... İdaresi vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R

Kadastro sonucunda, ... köyü çalışma alanında bulunan 1 01... parsel sayılı ve 9.037,99 m² yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle zeytinli tarla niteliği ile ... adına tespit ve tescil edilmiş, beyanlar hanesine "... (...) Genel Müdürlüğü lehine 4.5 37... alanda daimi irtifak hakkı" şerhi konulmuştur. 2011 yılında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2.a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sırasında ise aynı ada-parsel numarasıyla ve 9.144,99 m² yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir. Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu halde 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sırasında davalı adına tespit edildiğini ileri sürerek, tespitin iptali ile taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Mut Kadastro Mahkemesinin 18.04.2012 tarihli ve 2011/99 Esas, 2012/194 Karar sayılı kararı ile; 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesine göre yapılan çalışmaların iptali yönündeki davanın reddine, tescil istemi yönünden genel mahkemeler görevli olduğundan, mahkemenin görevsizliğine karar verilmiş; hükmün davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince onanmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince verilen görevsizlik kararının kesinleşmesi üzerine dosya Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmiş ve Mahkemenin 2013/252 Esas sırasına kaydedilmiştir. Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince, dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde 18.04.2013 tarihinde ilan edilerek eldeki dava sebebiyle kesinleşmeyen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulama çalışması bulunduğu, bu durumda davanın aynı zamanda 6831 sayılı Orman Kanunu'na (6831 sayılı Kanun) göre yapılan orman kadastrosu ve 2/B madde uygulamasına itiraz niteliğine dönüştüğü belirtilerek, tapu iptali ve tescil davası elde tutulup, orman kadastrosuna ve 2/B madde uygulamasına itiraz yönünden kadastro mahkemesi görevli olduğundan tefrik edilerek görevsizlik kararı verilmesi, orman kadastrosuna ve 2/B madde uygulamasına itiraz davasının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 165. maddesi uyarınca bekletici mesele yapılıp kesinleşmesinden sonra sonucuna göre iptal ve tescil isteği yönünden esas hakkında karar verilmesi gereğine değinilerek, hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Asliye Hukuk Mahkemesince bozma ilamı uyarınca, orman kadastrosuna ve 2/B madde uygulamasına itiraz davasının tefriki ile verilen görevsizlik kararı üzerine, dava dosyasının gönderildiği Kadastro Mahkemesinde yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne, dava konusu 1 01... parsel sayılı taşınmazın kadastro tutanağının iptali ile 11.10.2017 havale tarihli fen bilirkişisi raporunda (A) harfi ile gösterilen 7.869,26 m²lik kısmının aynı ada parsel numarası ile "zeytinli bahçe" vasfıyla davalı adına, (B) harfi ile gösterilen 1.275,13 m²lik kısmının adanın son parsel numarasından sonraki parsel numarası verilmek suretiyle "orman" vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dairemizin 03.11.2021 tarihli ve 2021/13947 Esas, 2021/10889 Karar sayılı ilamında; İlk Derece Mahkemesince, davacı ... İdaresinin davasının kısmen kabulüne ve dava konusu taşınmazın (A) harfiyle gösterilen kısmının zeytinli bahçe vasfıyla davalı kişi adına tapuya tesciline karar verilmiş ise de, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya elverişli bulunmadığı, orman bilirkişi raporunda (A) ile gösterilen kısmın 1988 yılı hava fotoğrafında imar ihya edilerek zeytinlik olarak kullanılan alan olarak göründüğü belirtildiği halde, üzerindeki zeytin ağaçlarının ortalama yaşı, sayısı ve dağılımının belirlenmediği gibi, rapor ekindeki çakıştırmada taşınmazın orta bölümünde ağaçlık bir alan olduğu, ancak geri kalan bölümünün açık olarak göründüğünün anlaşıldığı, ayrıca raporlarda, taşınmazın 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca 31.12.1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman vasfını tam olarak yitirip yitirmediğinin duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmediği, bu şekilde eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak hüküm kurulmasının isabetsiz olduğu, kabule göre de orman kadastrosu ve 2/B madde uygulamasına itiraz davasında tescil hükmü kurulmasının da usul ve kanuna uygun bulunmadığı belirtilerek, hükmün bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; dava konusu taşınmazın hali hazırda 51 numaralı orman kadastro komisyonu kararı ile kısmen orman olarak belirlendiği ve kısmen 2/B uygulaması ile orman sınırları dışına çıkartıldığı, 51 numaralı orman kadastro komisyonunca orman sınırları içerisine alınan kısım bakımından davacı ... İdaresi aleyhine herhangi bir durum oluşturulmadığı, bu nedenle davacının bu kısımlara yönelik dava açmakta hukuki yararının bulunmadığı, orman sınırları içerisine alınan kısım bakımından davalı tarafın veya başka kimselerin orman tahdidine karşı usulünce açılmış bir davası veya müdahalesi bulunmadığı, davacının dava konusu taşınmazın 2/B uygulaması ile orman sınırları dışında bırakılan kısmına yönelik dava açmasında ise hukuki yararının bulunduğu, 2/B uygulaması ile orman sınırları dışında bırakılan kısmın önceden üzerinde orman bitki örtüsü bulunan alanlardan olduğu ve orman bitki örtüsünün yok edilerek bahçe haline dönüştürüldüğü, böylece nitelik kaybının doğal yoldan olmadığı, dava konusu parselin ormana bitişik olduğu, el çekilmesi halinde ormana dönüşme olgusunun mevcut bulunduğu, böylece dava konusu parselin gerçek anlamda orman niteliğini kaybetmiş yerlerden olmadığı, bu nedenle 2/B madde koşullarını taşımadığı, 51 numaralı orman kadastro komisyonunca yapılan dava konusu parselin orman sınırları içerisine alınmasından sonra kısmen 2/B uygulaması ile orman sınırları dışına çıkarma işleminin 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesine uygun olmadığı, dava konusu taşınmazın tamamının bilim ve fen bakımından orman niteliği taşıdığı gerekçeleriyle, orman kadastrosuna itirazın usulden reddine, 2/B uygulamasına itiraz niteliğindeki davanın kabulü ile dava konusu taşınmazın 29.12.2022 tarihli fen raporu ve krokisinde kırmızı renk ve (A) harfi ile gösterilen 7.869,26 m²lik bölümü yönünden 2/B uygulama kadastrosunun iptaline karar verilmiş; davacı ... İdaresi vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un geçici 3. maddesinin 2. fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin 2. fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... İdaresi vekili ve davalı ... vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ : Yukarıda açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 7139 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına, 3402 sayılı Kanun'un 36/A maddesi gereğince harç alınmasına mahal olmadığına, peşin harcın istek halinde temyiz eden davalı ...'a iadesine, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 20.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2023/4258, K. 2025/6485, T. 20.10.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2023-4258-e-2025-6485-k-2e1dafb818d7