Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/902 E. 2025/5847 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/902
- Karar No
- 2025/5847
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1009 Esas, 2024/1656 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Malatya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2020/208 E., 2023/217 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacılar vekili; davalı tarafından kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile davacılar hakkında icra takibi yapıldığını, müvekkilleriyle davalı arasında bono tanzimini veya borç alacak ilişkisini gerektirir bir ticaret olmadığını, davalının icra takiplerine konu bono üzerinde yazan miktarları (toplam 2.000.000,00 TL) nakit olarak davacı şirkete verecek mali durumunun da bulunmadığını ileri sürerek davalı tarafından takibe konulan 01.07.2018 tanzim tarihli 10.07.20019 vadeli 1.000.000,00 TL miktarlı; 01.09.2018 tanzim tarihli, 10.10.20019 vadeli 1.000.000,00 TL miktarlı olmak üzere toplam 2.000.000,00 TL tutarındaki bonolardan dolayı senetteki imzanın müvekkiline ait olmaması veyahut imza müvekkiline ait olsa bile senedin bir borca karşılık olmayıp hile ile düzenlenmesi nedeniyle davacıların davalıya borçlu olmadıklarının tespiti ile senetlerin iptalini, asgari %20 tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili; borçlunun senetteki imzayı bizzat atıp müvekkiline verdiğini, sunulan imza sirküleri ile senetteki imza karşılaştırıldığında ve yapılacak bilirkişi incelemesinde imzanın davacıya ait olduğunun görüleceğini, Adli Tıp Kurumu raporunda imzanın bizzat ...'ya ait olduğunun ortaya çıktığını, ispat yükünün davacıda olduğunu savunarak davanın reddi ile davacının asgari %20 oranında tazminata mahkum edilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacılar ile davalı arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığı, davalı tarafından davacılara 2.000,000,00 TL meblağında bir borç para verilmesi durumunun da söz konusu olmadığı, bu bağlamda ceza dosyasında tespit edildiği şekliyle davaya konu senetlerin, ismi zikredilmeyen şahıs ya da şahıslar tarafından davacının iradesi dışında düzenlenerek davalıya verildiği, davalının da; davacılardan bir alacağı olmadığını bildiği halde, ne şekilde eline geçtiği kesin olarak tespit edilemeyen davaya konu iki adet senedi yasal unsurlarını taşıyacak ve hukuki sonuç doğuracak şekilde doldurup takibe koyduğu, bu hususun ceza dosyasındaki yargılama sonucunda ortaya çıktığı, dava konusu senetlerin; davalının eline hile ile veya aldatma yolu ile geçtiği veya davacı ...'nın imzasının taklit edilerek oluşturulduğu gerekçesi ile davacıların, Malatya İcra Müdürlüğünün 2019/31567 E. ve 2019/29252 E. sayılı dosyalarından icra takibine konulan senetlerden, takip tarihine kadar işlemiş faizden, takipten sonra işleyecek faiz ile diğer ferilerinden dolayı davalıya borçlu olmadıklarının tespitine, davalının %20 oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiş, karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A.Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, imza inkarı ve irade fesadı iddialarına dayalı menfi tespit istemine ilişkindir.
B.Değerlendirme ve Gerekçe 1.Dava, kambiyo senetlerinden kaynaklı borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkin olup davacı imzanın kendisine ait olmadığını veya hile ile imzalatılmış olabileceğini ileri sürmektedir. Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiş, hükmün davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince istinaf başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemiz önüne gelen uyuşmazlığın incelenmesi aşamasında hükme esas alınan Ceza Dosyasının esasen kesinleşmediği görülmüştür. Şöyle ki, mahkemece hükme esas alınan Malatya 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2020/312 E. ve 2021/141 K. sayılı dosyasında, dava konusu senetlerin de içinde bulunduğu bir kısım senet için davalı aleyhine resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından yapılan yargılamada davalının mahkumiyetine karar verilmiş ve Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 15 Ceza Dairesinin 2022/342 E., 2023/647 K. sayılı kararı ile istinaf istemleri reddedilerek, dolandırıcılık suçu yönünden Yargıtay temyiz yolu açık bırakılmış, resmi belgede sahtecilik suçu yönünden ise karar kesinleşmiştir. Ne var ki, verilen karara karşı Bölge Adliye Mahkemesi Başsavcılığının yapmış olduğu itiraz üzerine Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Daireleri Başkanlar Kurulunun 2023/61 K. sayılı kararı ile, Başsavcılık itirazı kabul edilmiş ve dosya yeniden görüşülmek üzere Dairesi kararı kaldırılmıştır. Dolandırıcılık suçu bakımından ise Yargıtay 11. Ceza Dairesince incelenen karar 2024/2399 E. ve 2024/7971 K. sayılı ilamı ile bozulmuştur.
Hal böyleyken, İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan ceza davası dosyasının kesinleşmiş olduğundan söz edilemeyecektir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 74 üncü maddesi ve 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu 165 inci maddesi uyarınca ceza davasının kesinleşmesi beklenilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1 hükmü uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 01.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.