Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/4674 E. 2025/13856 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/4674
- Karar No
- 2025/13856
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2024/150 E., 2024/154 K. SAYISI : 2024/İHK- 9638
İtiraz Hakem Heyetince verilen karar davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının yolcusu olduğu araç ile ile davalı ... nezdinde trafik sigortalı karşı aracın çarpışmasıyla gerçekleşen kazada davacının yaralandığını ve malul kaldığını açıklayıp fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla toplam 15.000,00 TL geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında tazminat talebini artırmıştır. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davadan önce sigorta şirketine usulüne uygun başvuru şartının yerine getirilmediğini, kusur durumunun net bir şekilde tespit edilmesi gerektiğini, maluliyet oranının olması gerekenden yüksek olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. III.UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetince hesaplanan tazminattan %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılarak davanın kısmen kabulüyle 101.512,29 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile 464,93 TL geçici iş göremezlik tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin ve davalı vekilinin itirazın kısmen kabulüyle, davacıda kaza nedeniyle maluliyet oluşmadığından sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin reddine, davacının emniyet kemeri takıp takmadığı belirsiz olduğu ve yaralanmasının yüzünde olduğu gerekçesiyle davacının müterafik kusuru bulunmadığı kabul edilerek 581,17 TL geçici iş göremezlik tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; hakem heyetince karara esas alınan maluliyet raporunun hatalı olduğunu, maluliyet oranı tespiti yapılırken yanlış tabloya bakıldığını, kaza nedeniyle davacıda kalıcı araz oluştuğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; kusur oranlarının net bir şekilde belirlenmesi gerektiğini, sigortalı araç sürücüsünün meydana gelen kazada kusurunun bulunmadığını, soruşturma dosyasında alınan bilirkişi raporlarında sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığının belirlendiğini, davacının aktif çalışması bulunmadığını bu nedenle geçici iş göremezlik zararının bulunamayacağını, hesaplanan tazminattan müterafik kusur nedeniyle indirim yapılması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta (ZMSS) poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu bedensel zarara dayalı tazminat talebine ilişkindir. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. 6098 sayılı TBK'nın 51. nci maddesine göre; hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler. TBK'nin 74 üncü maddesine göre; hâkim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hâkimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir. Aynı şekilde, ceza hâkiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı da, hukuk hâkimini bağlamaz. Buna göre, hukuk hakimi kural olarak ceza hakiminin belirlediği kusur oranı ile bağlı değil ise de, kesinleşen maddi vaka ile bağlıdır. (H.G.K. 06.02.20 02... /19-16, 2002/47 sayılı kararı). 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 266 ve devamı maddeleri gereğince, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir. Somut olayda davacının yolcusu olduğu araç ile davalıya sigortalı araç sürücüsünün kazasında davacı yaralanmıştır. Her ne kadar davacı yolcu olup meydana gelen kazada kusursuz ise de, davalıya sigortalı aracın sürücüsünün tamamen kusursuz olması halinde zarar ile davalının sorumluluğu arasındaki illiyet bağı kesileceğinden ve davalının sorumluluğu yoluna gidilemeyeceğinden davalıya trafik sigortalı araç sürücüsünün de meydana gelen kazada kusurlu olup olmadığı, sorumluluğun tespitinde önem arz etmektedir. Somut uyuşmazlıkta, dosya kapsamında bulunan iddianame içeriğinden davalıya sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığı belirtilmiş, Hakem Heyetince kusur konusunda inceleme yapılmaksızın davalıya sigortalı araç sürücüsünün meydana gelen kazadaki kusurunun %25 oranında olduğu kabul edilmiştir. Eksik inceleme ile karar verilemez. İtiraz Hakem Heyetince dava konusu trafik kazasına ilişkin soruşturma dosyası da dosya arasına alınarak tüm deliller değerlendirilmek, soruşturma dosyasında alınan rapor ile çelişki oluşursa çelişkiler giderilmek suretiyle tarafların olaydaki kusur oranlarının tespiti için uzman bilirkişiden denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınıp sonucuna göre karar verilmek üzere İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasına karar verilmiştir. 3.Dosya kapsamından davacının infaz koruma memuru olarak çalıştığı anlaşılmaktadır. Davacı, çalışamadığı geçici iş göremezlik döneminde maaşını almaya devam edeceğinden, davacı lehine geçici iş göremezlik tazminatına karar verilmesi doğru değildir. Davacının bu dönemde ancak düzenli ek gelirlerden mahrum kalması söz konusu olabilir. Bu durumda, davacının geçici işgöremezlik süresi içerisinde maaşı eksik ödenmiş ise buna ilişkin fark bedeli ve varsa bu süre için mahrum kaldığı ek ödemeler, döner sermaye gelirleri gibi ek gelirleri araştırılarak çalışmadığı dönem hesabında (varsa) bu gelirler esas alınmak suretiyle, geçici iş göremezlik süresi için ödeme yapılıp yapılmadığı, yapıldı ise ne kadar süre için yapıldığı ve ne zaman tekrar çalışmaya başladığı da araştırılarak, geçici iş göremezlik zararı yönünden hesaplama yapılması için ek aktüerya raporu alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde, eksik inceleme ve araştırma ile karar verilmesi de doğru görülmemiştir. 4. Bozma neden ve şekline göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir. VI. KARAR 1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Yukarıda (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, 3.Yukarıda (4) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacı ve davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 09.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.