Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/6946 E. 2025/13691 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/6946
- Karar No
- 2025/13691
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1291 E., 2023/464 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2015/286 E., 2021/540 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 07.10.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen gün ve saatte gelen davacı vekili Av. ... ... geldi. Davalı tarafından gelen olmadı. Davacı vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 07.10.2025 gününde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 16.08.2014 tarihinde davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan ve dava dışı ...'ın sevk ve idaresindeki araç seyir halinde iken karşıdan karşıya geçmeye çalışan davacıya çarpması sonucu davacının yaralandığını ve maluliyet oluştuğunu, araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunu, zararının tazmini için sigorta şirketine başvuru yapıldığını, ancak cevap verilmediğini belirterek fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, geçici ve sürekli iş göremezlik zararı için şimdilik toplam 20.000,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının poliçedeki teminat limitleri ve araç sürücüsünün kusur oranı ile sınırlı sorumlu olduğunu, davacıya Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yapılan tahsisat ve ödemelerin araştırılması gerektiğini, davacının vücutta oluşan arazlarının kaza ile illiyetinin araştırılması gerektiğini, maddi zararların aktüerya incelemesi ile tespit edilmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla dava tarihinden itibaren yasal temerrüt faizi isteminin kabul edilebilir olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda yazılı kararıyla; gerek mahkemece alınan trafik kusur bilirkişi raporu gerekse kesinleşen ceza dava dosyasında alınan Adli Tıp Kurumu Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığının 04.06.2015 tarihli trafik kusur raporunda yayalar ... ile...'in tamamen kusurlu olduğu, davalı ... şirketinin sigortalısı olan dava dışı sürücünün bir kusuruna rastlanmadığı belirtilmiş olup kesinleşmiş ceza dosyasındaki kusur bilirkişi raporu da dikkate alındığında, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 74. maddesi gereğince; hukuk hakimi ceza mahkemesince belirlenmiş ve kesinleşmiş olan maddi olgu ile bağlı olup davacı vekilinin, dava dışı ... yönünden, davalı ... ile sulh ile sonuçlanan tazminat dosyası yönünden usulü müktesep hak kazandıklarına dair iddiası bu kapsamda dikkate alınmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine; Bölge Adliye Mahkemesince dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına göre davacı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde görülmediği gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili duruşma istemli temyiz dilekçesinde; kusur raporları arasındaki çelişki giderilmeden hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, hükme esas alınan 10.08.2016 tarihli bilirkişi raporunun varsayıma dayalı olduğunu, raporun 5. sayfasında "Zira kamyonun önünden kurtulduklarında bir anda kendilerine yaklaşan sürücü ... idaresindeki aracın seyir şeridine girmişlerdir. Buradan saniyeler ile sınırlı zaman sürecinde, ses cihazı ile uyarı sonrası kurtulabilmeleri olası görülememiştir." şeklinde varsayımsal bir değerlendirmede bulunulduğunu, bu belirlemenin, somut bir veriye dayanmadığını, yayaların sesli uyarıdan sonra nasıl tepki vereceğinin bilinemeyeceğini, hükme esas alınan bilirkişi raporu usul ve yasaya aykırı olup kararın bozulması gerektiğini belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazasında yaralanan davacıda oluşan maluliyet nedeniyle sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, kesinleşen ceza mahkemesi dosyasında ve eldeki dava dosyasında alınan kusur raporlarının birbirini doğrular mahiyette olmasına, davacı vekilinin çelişki oluşturduğunu iddia ettiği kusur raporunun aynı kazada yaralanan ve vefat eden diğer yayanın kusur durumunu düzenlediği, her iki şahsın kusurunun birbirinden bağımsız değerlendirilmesi gerektiği anlaşıldığından temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan mahkeme kararının ONANMASINA, Duruşmada vekille temsil olunmayan davalı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.