Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/4386 E. 2025/6402 K. – Kadastro Tespiti
Konu: Kadastro Tespitine İtiraz
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/4386
- Karar No
- 2025/6402
- Karar Tarihi
- Konu
- Kadastro Tespitine İtiraz
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2023/1 E., 2023/60 K. KARAR : Davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasında İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı birleşen dosya davacısı ... vekili, asli müdahil Orman İdaresi vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Kocaeli ili Dilovası ilçesi ... köyünde 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) (5831 sayılı Kanunla eklenen) ek 4. maddesi gereğince yapılan kadastro çalışmalarında, 6 11... parsel sayılı ve 16.389 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, beyanlar hanesinde "6831 Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırı dışına çıkarıldığı" belirtilerek, ham toprak vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; taşınmazın bir kısmının evvelinden beri müvekkilinin murisleri ve müvekkili tarafından kullanıldığını ve halen kullanılmaya devam edildiğini, taşınmazın müvekkilinin murisinden intikal eden 2/B vasfında olup, 1931 tarihli tapusu olduğunu ancak bu belgelerin kaybedildiğini ileri sürerek, dava konusu bölümün müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen dosya davacıları ..., ... ve asli müdahil ...; dava konusu taşınmazın bir kısmının kendilerinin kullanımında olduğu iddiasıyla dava açmışlardır. Asli müdahil ... vekili müdahale dilekçesinde; taşınmazın kök muris ... 'dan intikal ettiğini, müvekkilinin de zilyetliğinde bulunduğunu ileri sürerek, taşınmazın kök muris ... 'un tüm mirasçıları adına hisseleri oranında tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Asli müdahil Orman İdaresi müdahale dilekçesinde; taşınmazın 11.04.2014 tarihli fen bilirkişi raporunda (C) harfi ile gösterilen kısmının orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince verilen, "davacı ... ve müdahil ...'ın davasının reddine, davacı ..., ... ve müdahil ... 'un davasının kısmen kabulüne, müdahil Orman İdaresinin davasının kabulüne, dava konusu Kocaeli ili Dilovası ilçesi ... Mahallesi 6 11... parsel sayılı taşınmazın kadastro tutanağının iptali ile 02.06.2015 havale tarihli bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 3.425,06 m²nin ... oğlu ...'in kullanımındadır, (B) harfi ile gösterilen 6.047,54 m²nin ... oğlu ...'un kullanımındadır, (D) harfi ile gösterilen 4.595,36 m²nin ... oğlu ... mirasçıları ..., ..., ..., ... ve ...'un müşterek kullanımlarındadır, taşınmazın krokide (A), (B) ve (D) harfleri ile gösterilen kısmı 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi gereği Hazine adına orman sınırı dışına çıkarılmıştır." ibaresi eklenerek ham toprak niteliği ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, 6 11... parselin 02.06.2015 havale tarihli bilirkişi raporunda (C) harfi ile gösterilen 2.321,34 m²lik kısmının kadastro tutanağının iptali ile bu kısmın orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline" dair ilk kararın, davacı ... ve ... tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 09.11.2017 tarihli ve 2016/1625 Esas, 2017/9182 Karar sayılı ilamı ile; "yapılan araştırma ve incelemenin hüküm kurmaya yeterli olmadığı belirtilerek, yerel bilirkişiler, taraf tanıkları, tespit bilirkişileri, fen ve ziraat bilirkişinin katılımıyla yeniden keşif yapılması, yerel bilirkişi ve tanıklardan 3402 sayılı Kanun'a 5831 sayılı Kanun ile eklenen Ek-4 üncü maddesi uyarınca dava konusu taşınmazın tespit günü itibarıyla fiilen kim veya kimler tarafından, ne zamandan beri, ne şekilde kullanıldığı hususlarının etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı bilgi alınması, tespit bilirkişilerinin tanık sıfatıyla taşınmaz başında dinlenilerek beyanlar arasında aykırılık bulunması halinde çelişkinin giderilmeye çalışılması, ziraat bilirkişisinden taşınmazın vasfı ve niteliği ile taşınmazda ekonomik amacına uygun kullanım olup olmadığı yönünde rapor alınması, taşınmaz bölümlerinin fiilen kim ya da kimler tarafından kullanıldığının saptanması, taşınmazın ayrı ayrı kullanılan alan bölümlerinin fen bilirkişi tarafından önceden olduğu gibi ölçülerek ayrı rapor ve kroki alınması, davacı ... ve ... tarafından kullanıldığı iddia edilen bölümler ayrı ayrı tespit edilip ondan sonra toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi'' gereğine değinilerek bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda verilen, "davacı ... ve birleşen dosya davacısı ...'un davalarının reddine, diğer taraflar yönünden verilen karar kesinleştiğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, dava konusu Kocaeli ili Dilovası ilçesi ... Mahallesi 6 11... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile "02.06.2015 havale tarihli bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 3.425,06 m² ...'in kullanımındadır, (D) harfi ile gösterilen 4.595,36 m² ... mirasçıları ..., ..., ..., ... ve ...'un müşterek kullanımlarındadır, taşınmazın krokide (A), (B) ve (D) harfi ile gösterilen kısmı 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi gereği Hazine adına orman sınırı dışına çıkarılmıştır" ibaresi eklenerek ham toprak niteliği ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, 6 11... parselin 02.06.2015 havale tarihli fen bilirkişi raporunda (C) harfi ile gösterilen 2.321,34 m²lik kısmının kadastro tutanağının iptali ile bu kısmın orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline " dair ikinci karar, davacı ... vekili, davalı Hazine vekili ve birleşen dosya davacısı ... vekilinin temyizi üzerine, Dairemizin 18.10.2022 tarihli ve 2021/14801 Esas, 2022/8211 Karar sayılı ilamı ile; "... 1. Mahkemenin önceki hükmünün davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmediği ve Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 09.11.2017 tarihli ve 2016/1625 Esas, 2017/9182 Karar sayılı ilamıyla hükmün sadece davacı ... ve ... tarafından kullanıldığı iddia edilen bölümler yönünden bozulduğu, bu haliyle önceki hükmün davalı Hazine yönünden kesinleştiği anlaşıldığından, eldeki hükmü temyizde hukuki yararı bulunmayan davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinin reddine, 2. Davacı ... vekili ve birleşen dosya davacısı ... vekilinin dava konusu taşınmaz sınırları içerisinde yer alan (A) ve (D) harfi ile gösterilen bölümlerine ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve uyulan bozma ilâmında açıklandığı üzere işlem yapılıp sonucu dairesinde hüküm tesis edildiğine göre, yerinde olmayan temyiz itirazlarının (fen bilirkişi raporunda (A) ve (D) harfi ile gösterilen bölümler yönünden) reddine, 3. Birleşen dosya davacısı ... vekilinin, 02.06.2015 tarihli fen bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen bölüme ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Kocaeli Kadastro Mahkemesinin 14.10.2015 tarihli ve 2013/96 Esas, 2015/106 Karar sayılı önceki kararında 02.06.2015 tarihli fen bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen 6.047,54 m² yüzölçümündeki bölümün birleşen dosyanın davacısı ...'un kullanımında olduğuna karar verildiği ve bu bölümün temyize konu edilmediği, bu haliyle (B) harfi ile gösterilen taşınmaz bölümü yönünden birleşen dosya davacısı ... lehine usulü kazanılmış hak oluştuğu anlaşılmakta olup, İlk Derece Mahkemesince, bu husus göz ardı edilerek, usulü kazanılmış hakkı ihlal edecek şekilde karar verilmesi doğru olmadığı gibi, kabule göre de; kadastro hâkimi infazda tereddüt yaratmayacak şekilde, doğru sicil oluşturmakla görevli olduğu halde, hüküm yerinde "kadastro tespitinin iptali" yerine, "kadastro tutanağının iptaline" karar verilmiş olması da usul ve kanuna uygun bulunmadığına ..." gereğine değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; davacı ..., birleşen dosya davacıları ... ile ...'ın davalarının reddine, diğer taraflar yönünden verilen karar kesinleştiğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, dava konusu 6 11... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile "02.06.2015 havale tarihli bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 3.425,06 m² ...'in kullanımındadır, (B) harfi ile gösterilen 6.047,54 m² ...'un kullanımındadır, (D) harfi ile gösterilen 4.595,36 m² ... mirasçıları ..., ..., ..., ... ve ...'un müşterek kullanımlarındadır, taşınmazın krokide (A), (B) ve (D) harfleri ile gösterilen kısmı 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi gereği Hazine adına orman sınırı dışına çıkarılmıştır" ibaresi eklenerek ham toprak niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline, 6 11... parselin 02.06.2015 havale tarihli fen bilirkişi raporunda (C) harfi ile gösterilen 2.321,34 m²lik kısmının kadastro tutanağının iptali ile bu kısmın orman vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, birleşen dosya davacısı ... vekili, asli müdahil Orman İdaresi vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, kullanım kadastrosuna itiraz istemine ilişkindir. Dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 1945 yılında kesinleşen orman kadastrosu ve 06.12.1996 tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır. 1. İlk Derece Mahkemesinin önceki hükmünün asli müdahil Orman İdaresi vekili tarafından temyiz edilmediği ve Dairemizin 18.10.2022 tarihli ve 2021/14801 Esas, 2022/8211 Karar sayılı ilamı hükmün sadece davacı ... tarafından kullanıldığı iddia edilen bölüm yönünden bozulduğu, bu haliyle önceki hükmün asli müdahil Orman İdaresi yönünden kesinleştiği anlaşıldığından, eldeki hükmü temyizde hukuki yararı bulunmayan asli müdahil Orman İdaresi vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir. 2. Birleşen dosya davacısı ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi kararında belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup birleşen dosya davacısı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. 3. Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve uyulan bozma ilamında açıklandığı üzere işlem yapılıp sonucu Dairesinde hüküm tesis edildiğine göre, davalı Hazine vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 4. 3402 sayılı Kanun'un 1. maddesi uyarınca kadastro hakimi doğru, infazı kabil, infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak ve taşınmaz hakkında sicil oluşturmaya elverişli şekilde karar vermek zorundadır. Somut olayda; önceki her iki bozma ilamında da, hüküm yerinde "kadastro tespitinin iptali" yerine, "kadastro tutanağının iptaline" karar verilmiş olması da usul ve kanuna uygun bulunmadığına değinilmesine ve bozma ilamlarına uyulmasına karşın, temyize konusu kararın hüküm yerinde "kadastro tutanağının iptaline" karar verilmiş olması isabetli değildir. Ne var ki; bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 438. maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kamu düzeni kuralları da gözetilmek suretiyle düzeltilerek onanması gerekmiştir. S O N U Ç : Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, asli müdahil Orman İdaresi vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, birleşen dosya davacısı ... vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı Hazine vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, Davalı Hazine vekilinin, yukarıda (4) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kamu düzenine ilişkin kurallar da gözetilerek kabulü ile, İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (6) numaralı bendinde yer alan "...kadastro tutanağının iptali ile bu kısmın..." cümlesinin hükümden çıkarılmasına, kararın düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, 269,85 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 345,55 TL'nin temyiz eden birleşen dosya davacısı ...'dan alınmasına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 16.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.