Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/3002 E. 2024/7879 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/3002
- Karar No
- 2024/7879
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/26 E., 2023/237 K. DAVA TARİHİ : 11.04.2022 KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Samsun Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2022/30 E., 2022/103 K. Taraflar arasında kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Dava; kadastro tespitine itiraz davasıdır. Davacı Hazine vekili; Samsun ili Canik ilçesi Yeniköy mahallesinde 3402 Sayılı Kadastro Kanunu'nun 22 nci maddesi gereği yapılan kadastro güncelleme çalışmaları sonucu sınırlandırma ve tespiti yapılan parsellere ait askı ilanı ve pafta ozalitleri incelendiğinde, bazı parsellerin Kadastro Kanunu Geçici 8 inci maddesi kapsamında 3. kişiler adına tespit ve tescil edildiğinin anlaşıldığı, dava konusu Yeniköy mahallesi 155 ada 5 parsel numaralı taşınmazın idarece düzenlenen idari tahkikat tutanağı ve ekli hava fotoğrafından da anlaşılacağı üzere evveliyatı itibariyle kullanılmadığı ve 3402 Sayılı Kadastro Kanunu'nun "Mülkiyet Hakkının Tespitine İlişkin Esaslar" başlıklı 14 üncü maddesinde yer alan tescil koşullarını taşımadığın; davalı parselin evveliyatı itibariyle kullanılmayan kısmının, davalı adına yapılan kadastro tespitinin iptal edilerek, Hazine adına tespit ve tescil edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince; davalı tarafından davasız, aralıksız en az 20 yıldır dava konusu taşınmaz üzerinde zilyetlik şartlarının yerine getirilmediği gerekçesiyle davacı Hazinenin davasının kabulü ile; dava kosunu taşınmazın kadastro tespitinin iptaline, 5.226,32m² olarak tespiti yapılan taşınmazın tapudaki vasfıyla davacı Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir. Davalı vekili; davacının ve babasının öncesinde hayvan otlatma şeklinde sürdürdüğü zilyetliğinin kapsam ve mahiyetinin araştırılmadığı, taşınmazın 40 yıl öncesinde müvekkil ve ailesi tarafından özel çayır olarak kullanıldığı, dikili ağaçların yaşı dikkate alınarak değerlendirme yapıldığı, bilirkişi raporunun meyve ağaçlarının yaşının tespitine yönelik kısmını kabul etmedikleri, davanın kabul edilmesine karşın taşınmaz üzerinde yer alan ve müvekkilin babası ve kendisi tarafından dikilen ağaçlar yönünden muhtesat olarak tapuya şerh verilmesine ilişkin karar verilmediği iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararı istinaf etmiştir. Samsun Bölge Adliye Mahkemesince; davacının davasının zilyetlik süresinin davalı yararına oluşmadığı iddiasına dayandığı, taşınmazın öncesi itibariyle orman sayılan yerlerden olmadığının belirlendiği, 3402 sayılı Kadastro Kanunun ek 5 inci maddesine göre yapılan orman kadastrosunda, orman sınırları dışında bırakıldığı, 2016 tarihinden önceki zilyetlik süresinin de dikkate alınması gerektiği, taşınmaza ait hava ve uydu fotoğraflarından 1968, 1972, 2011 ve 2016 yıllarında, taşınmazın kullanılmadığının anlaşıldığı ve yerel bilirkişi ile tanık beyanlarının da bu doğrultuda olduğu, meyve ağaçlarının yaşı dikkate alındığında 3402 sayılı Kanun'un 14 üncü maddesinde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 Sayılı Kanun) 353/(1)-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. Davalı, taşınmaz üzerinde fiili hakimiyetinin evrelerinin mahkemece somutlaştırılmadığı, taşınmazın kapama fındık ve meyve bahçesi oluşturulmadan önce çayır olarak kullanıldığı, bu hususun istinaf mahkemesince değerlendirilmediği, taşınmaz üzerindeki muhtesat tespitinin yapılmadığı iddiasıyla kararı temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalının temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,179,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 247,70 TL'nin temyiz davalı ...'dan alınmasına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,23.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.