Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/2894 E. 2024/7856 K. – Tapu İptal Ve

Konu: Tapu İptal Ve Tescil

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/2894
Karar No
2024/7856
Karar Tarihi
Konu
Tapu İptal Ve Tescil

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1483 E., 2023/747 K. DAVA TARİHİ : 09.03.2018 KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddi ile kamu düzenine ilişkin nedenlerle hükmün kaldırılması ile yeniden hüküm tesisine İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 19. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/114 E., 2020/416 K.

Taraflar arasındaki tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul ili Kağıthane ilçesi Hamidiye Mahallesi 6805 ada 76 parsel sayılı taşınmazın tamamının kesinleşmiş orman tahdit sınırları içerisinde kaldığından bahisle davalı adına olan tapu kaydının iptali ile Hazine adına orman vasfı ile tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili ise taşınmazın bedelinin tazmini suretiyle tapu iptal ve tescilinin mümkün olduğunu savunmuştur. Kağıthane ilçesi Hamidiye Mahallesinde arazi tapulaması 1966 yılında takeometre yöntemle ve muhtelif ölçekli paftalara dayalı olarak yapılmıştır. Yörede 6831 sayılı Orman Kanunu'na (6831 sayılı Kanun) göre orman kadastrosu ve 1744 sayılı Kanunla değişik 2 nci madde çalışmalarına 24.11.1978 tarihinde başlanılmış olup, 03.11.1980 tarihinde sonuçlandırılarak, 22.12.1980 tarihinde ilan edilerek kesinleşmiştir. 2000 yılında 2/B uygulama çalışmaları yapılmış ve bu çalışmalar 15.01.2004 tarihinde ilan edilerek kesinleşmiştir. 2006 yılında 4999 sayılı Orman Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un (4999 sayılı Kanun) 9 uncu madde uyarınca fenni hataları düzeltme çalışması yapılmıştır. Bu çalışmalar 11.07.2006 tarihinde ilan edilerek kesinleşmiştir. 2010 yılında 2/B ile orman sınırları dışına çıkarılan yerlerde 3402 sayılı Kadastro Kanuna 5831 sayılı Kanunla eklenen Ek 4 üncü madde çalışmaları 30.06.2010 tarihinde ilan edilerek kesinleşmiştir. 2017 yılında 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun'un (6292 sayılı Kanun) 11 inci maddesinin 10. fıkrası ve 3402 sayılı Kanun'un Ek 4 üncü maddesi gereğince teknik hataları düzeltme çalışmaları yapılmıştır. Dava, kesinleşen orman tahdidine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; davaya konu parselin evveli olan 6805 ada 4 parsel hakkında kesinleşmiş orman kadastrosu bulunduğu, parselin halen orman vasfında olmakla davalı adına yapılan tescilin dayanaksız olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, İstanbul ili, Kağıthane ilçesi, Hamidiye Mahallesi, 6805 ada, 76 parsel nolu taşınmazın tapusunun iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiştir. Bu karar davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince "dosyaya sunulan bilirkişi raporundan dava konusu taşınmazın tamamının kesinleşen orman tahdit çalışmalarına göre orman sınırları içinde kaldığı ve orman sınırları dışına çıkarılmadığı anlaşılmış olup, bizzat davalı vekilinin başvurusu üzerine zaten taşınmazın orman niteliği ile tapuda kayıtlı olduğu, dava konusu taşınmazların orman tahdit sınırları içerisinde kaldığı anlaşılmış olup, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından kesinleşmiş orman kadastro haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırma sonucunda çekişmeli taşınmazların kesinleşen harita ve tutanaklara göre kesinleşen tahdit içinde kalan yerlerden olduğunun anlaşılmasına göre, ayrıca davalı vekilinin istinaf dilekçesinde belirttiği, dava konusu taşınmazın bedelinin müvekkile ödenmesi şartıyla 76 parselin iptaline karar verilmesi gerekir hususunun ise davalı tarafça 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 1007 maddesine dayalı tazminat davası açılmak suretiyle istenebileceği, bu dosyada açılmış karşı dava bulunmadığı, bu nedenle mahkemece verilen karar usul ve yasaya uygun delillerin takdirinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı" gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine kamu düzeninden mahkemenin harçlara ilişkin hüküm kısmının kaldırılmasına ve yeniden hüküm tesisi ile "Davanın kabulüne, dava konusu, İstanbul ili Kağıthane ilçesi Merkez (Hamidiye) Mahallesi 6805 ada 76 parsel sayılı taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline,28.04.2018 tarihinde yürürlüğe giren 7139 sayılı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda ve Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un (7139 sayılı Kanun) 33 üncü maddesi ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 36/A maddesi gözetilerek davacı ... İdaresi harçtan muaf olmakla harç alınmasına yer olmadığına, peşin alınan 853,88 TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacı tarafa iadesine" karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Orman ve fen mühendisi ortak bilirkişi raporunda, taşınmazın Kağıthane Devlet Ormanı 2067-2068 nolu O.S noktalarını birleştiren orman sınır hattının gidiş yönüne göre sol tarafında kalmakta olduğunun belirtildiği, taşınmazın evveliyatının Kağıthane ilçesi 6805 ada 4 parsel olarak tapuda 340 m2 yüzölçümü ile davalı ... adına arsa niteliği ile tapuda kayıtlı iken, Kadastro Müdürlüğünce 27 Kasım 2012 tarihli ifraz beyannamesi ile taşınmazın krokide (E) harfi ile gösterilen 24,00m²'lik kısmının orman alanında kaldığı gerekçesiyle parselden ifraz edildiği, 6805 ada 76 parsel olarak orman niteliği ile davalı adına kaydedildiği anlaşılmakla, taşınmazın hali hazırda orman niteliği ile tapuda kayıtlı olduğu, orman tahdit sınırları içerisinde kaldığı ve davalı tarafından harçlandırılmış bir tazminat davası da olmadığı anlaşılmıştır. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, Bölge Adliye Mahkemesinin kararındaki gerekçelerle, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalının temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ: Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,179,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 247,70 TL'nin temyiz edenden alınmasına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,23.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2023/2894, K. 2024/7856, T. 23.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2023-2894-e-2024-7856-k-d27c46255d75