Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/3201 E. 2024/7750 K. – Tapu İptal Ve
Konu: Tapu İptal Ve Tescil
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/3201
- Karar No
- 2024/7750
- Karar Tarihi
- Konu
- Tapu İptal Ve Tescil
MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/633 E., 2022/982 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kulp 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/167 E., 2020/746 K.
Taraflar arasındaki tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının, davacı ... vekili, asli müdahiller ..., ... ve ... davalı ... İdaresi vekili ve davalı Hazine temsilcisi tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, davacı vekilinin ve asli müdahillerin başvurularının esastan reddine, davalı Hazine temsilcisinin ve davalı ... İdaresi vekilinin başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle davacı ve asli müdahillerin davalarının reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R
Kadastro çalışmaları sonucunda, Diyarbakır ili Kulp ilçesi Zeyrek köyü çalışma alanında 102 ada 1 parsel sayılı 6.320.119,47 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, orman vasfıyla, Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; Diyarbakır ili Kulp ilçesi Zeyrek köyü 102 ada 1 parsel taşınmazın orman olarak tescil edildiğini, bu yerin orman olmayıp müvekkili olan davacının atalarından geldiğini, uzun yıllar tarım yapıldığının, vergi kayıtlarıyla da ispatlanacağını ileri sürerek, tapu kaydının iptali ile davacı adına tescilini talep etmiştir. Asli müdahil ... müdahale dilekçesinde; dava konusu taşınmazın 1/4 hissesinin kendisine ait olduğunu, kök mirastan geldiğini belirterek, davaya müdahale talebinin kabulünü talep etmiştir. Asli müdahiller ..., ... ve ... müdahale dilekçelerinde; dava konusu taşınmazda davacıyla müşterek olunduğunu, davacı ...’in 1/2, ...’ un 1/4, ...’un 1/8, ...’un 1/16, ...’un ise 1/16 hissesi olduğunu, taşınmazın 100 yıllardır tarım arazisi olarak kendilerine ait olduğunu, ormanla ilgisinin bulunmadığını belirterek, tapu kaydının iptali ile payları oranında adlarına tescilini talep etmişlerdir. Davalı ... İdaresi vekili cevabında; davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, dava konusu Diyarbakır ili Kulp ilçesi Zeyrek Mahallesinde kain ve orman parseli olarak Hazine adına tespit gören 102 ada 1 nolu parselinin, 07.05.2020 havale tarihli fen bilirkişi raporu ve eki koordinatlı krokisinde (A) harfi ile belirtilen ve toplamı 76267,54 m2'lik "Kuru Tarım Arazisi" vasfındaki taşınmazın tapu kaydının iptaline, (A1) harfi ile gösterilen 44419,24 m2 lik kısmın 102 ada 1 nolu orman parselden ifrazı ile ile 102 ada üzerinden yeni bir parsel numarası verilmek suretiyle davacı ... adına 1/2 oranında, asli müdahillerden ... adına 1/4 oranında, asli müdahillerden ... adına 1/8 oranında, asli müdahillerden ... adına 1/16 oranında, asli müdahillerden ... adına 1/16 oranında "Kuru Tarım Arazisi" olarak adlarına tapuya kayıt ve tesciline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hükme karşı, davacı ... vekili, asli müdahiller ..., ... ve ... davalı ... İdaresi vekili ve davalı Hazine temsilcisi tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesince; "... davanın reddine karar verilen (A2) ile gösterilen kısım ile (A1) ile gösterilen kısımda hava fotoğrafları arasında fark olmadığı, taşınmazın tüm yönleriyle orman parselleriyle çevrili olup orman içi açıklık ve ormandan açma yerler olduğu, orman bütünlüğünün verilmesi halinde bozulacağı ..." gerekçesi ile davacı vekilinin ve asli müdahillerden ..., Mehmet Can ..., ...'un istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, davalı Hazine temsilcisinin ve davalı ... İdaresi vekilinin istinaf başvurularının kabulüne, Kulp Asliye Hukuk Mahkemesinin 24.09.2020 tarihli ve 2017/167 Esas, 2020/746 Karar sayılı kararının kaldırılarak, 6100 sayılı Kanun'un 353/(1)-b.2 maddesi uyarınca yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiş ve iş bu karar, davacı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince, yazılı şekilde karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve incelemenin hüküm vermek için yeterli olmadığı anlaşılmaktadır. Şöyle ki; davacı ve asli müdahiller tarafından talep konusu edilen yerin, 102 ada 1 sayılı orman parseli içinde kaldığı iddia edilmiş olup hükme esas alınan 07.05.2020 havale tarihli fen bilirkişi raporunda dava konusu yere ilişkin çakıştırma tam olarak yapılmamış ve dava konusu edilen yerin 102 ada 1 parsel sayılı taşınmazın neresinde kaldığı, komşu ve yakın komşularını da içine alacak şekilde kroki üzerinde gösterilmemiştir. Bundan ayrı; dava konusu taşınmazın içinde bulunduğu iddia edilen 102 ada 1 parsele ilişkin olarak, gerçek kişiler lehine verilen Dairemizde temyiz incelemesi yapılarak kesinleşen kararların mevcut olduğu tespit edilmiş olup, bu doğrultuda, davacı vekilinin de 26.12.2018 tarihli dilekçesi ile dava konusu yerin komşusu olan ormanlık yerlerin de başka davaların konusu oldukları iddia edildiği halde bu yönde her hangi bir araştırma da yapılmamıştır. Hal böyle olunca; Bölge Adliye Mahkemesince, dava konusu edilen yerin çevresinde bu şekilde kesinleşerek gerçek kişilere verilmiş yerler bulunup bulunmadığı veya halen derdest olan aynı mahiyette davalar bulunup bulunmadığı araştırılarak, gerektiğinde derdest olan davaların birlikte yürütülüp yürütülemeyeceğinin düşünülmesi ve bundan sonra dava konusu yerin orman içi açıklık niteliğinde olup olmadığının da değerlendirilmesi suretiyle oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, bu yönde her hangi bir araştırma yapılmaksızın, yazılı gerekçelerle taşınmazın orman içi açıklık konumunda olduğu gerekçesiyle davanın tümden reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ve bu nedenle hükmün bozulması cihetine gidilmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan sebeplerle; Davacı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan 6100 sayılı Kanunun 371 inci maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,18.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.