Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/6977 E. 2024/6579 K. – Tapu İptali Ve

Konu: Tapu İptali Ve Tescil

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/6977
Karar No
2024/6579
Karar Tarihi
Konu
Tapu İptali Ve Tescil

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/746 E., 2022/596 K. DAVA TARİHİ : 27.08.2018 KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine

İLK DERECE MAHKEMESİ : Elazığ 6. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/228 E., 2021/36 K.

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın, davacı ... İdaresi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde; ... ilçesi ... köyünde kain 113 ada 1 parsel sayılı taşınmazın kadastro çalışmaları sırasında susuz tarla vasfıyla davalı adına tespit gördüğünü, taşınmazın eski tarihli memleket haritası, amenajman plan ve haritasında orman olarak görüldüğünü ve fiili durum itibariyle de meşe ağaçları ile kaplı bulunmakta olup, orman bütünlüğü kapsamında kaldığını, orman toprağı muhafaza karakteri taşıdığını, ormanların özel mülkiyete konu olamayacağını ve zilyetlikle kazanılamayacağını belirterek, taşınmazın orman vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Elazığ Kadastro Mahkemesi'nin 11.09.2019 tarih ve 2018/85 E., 2019/97 K. Sayılı ilamı ile uyuşmazlığın 3402 sayılı Kanun'un 22/a maddesi kapsamında olmadığı, mülkiyet iddiasına ilişkin olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilerek, dosyanın görevli ve yetkili Elazığ Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, verilen karar taraflarca istinaf edilmeksizin kesinleşmiştir.

Elazığ 6. Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; taşınmazın bulunduğu bölgede 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 22/a maddesi uyarınca uygulama kadastrosu yapıldığı, davacı vekili tarafından askı ilan süresi içinde dava açıldığı, ancak dava dilekçesi içeriğinden talebin yenileme kadastrosuna itiraz kapsamında değil, mülkiyet iddiasına yönelik olduğu, taraf beyanları, haritalar, tapu kaydı, keşif tutanağı ve bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesi neticesinde dava konusu taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince verilen karar davacı ... İdaresi vekili tarafından istinaf edilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince; orman bilirkişi heyeti raporuna göre çekişmeli taşınmazın orman ve orman içi açıklık olmadığı, mevcut delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, bilirkişi raporlarının yeterli ve kanaat verici olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Davacı ... İdaresi vekili, bilirkişi raporlarının eksik ve gerçekleri yansıtmaktan uzak nitelikte olduğunu, dava konusu parselin çevresindeki ormanlık alanla bütünlük teşkil ettiğini, bu durumun dava dilekçesi ekinde sunulan plan, kroki ve haritalarda açıkça görüldüğünü belirterek, bozulması talebiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyiz etmiştir.

Dosya kapsamında yapılan incelemede; dava konusu taşınmazın ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 18.07.1970 gün ve 1969/120 E., 1970/152 K. Sayılı kesinleşmiş kararına istinaden hükmen tescil yoluyla oluştuğu ve 2237 parsel numarası ile ... adına tapuya tescil edildiği, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sonucunda taşınmazın 113 ada 1 parsel numarası ile 6486,41 m2 yüzölçümü ile tespit edildiği, tapu maliki ...'in 02.10.2009 tarihinde öldüğü, davacı ... İdaresinin 27.08.2018 tarihinde ölü tapu malikini taraf gösterek eldeki davayı açtığı, davalının ölü olduğunun tespit edilmesi üzerine davacı vekili tarafından mirasçılarının davaya dahil edildiği ve İlk Derece Mahkemesince işin esası hakkında karar verildiği anlaşılmıştır.

Tapu iptali ve tescil davaları; sağ ise tapu maliki, ölü ise tapu malikinin mirasçıları taraf gösterilerek açılmalıdır. Bir davada taraf ehliyeti medeni haklardan yararlanma ehliyetine sahip olmakla mümkündür (6100 sayılı Kanun md. 50). Medeni haklardan yararlanma yani hak ehliyeti tam ve sağ doğum koşuluyla ana rahmine düşme anında başlayıp kişinin ölümüne kadar devam eder (4721 sayılı Kanun md. 28). Medeni haklardan yararlanma (hak) ehliyeti ölümle sona erdiğinden, ölmüş kişinin taraf ehliyeti bulunmamaktadır. Kural olarak, 04.05.1978 gün 4/5 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında da ifade edildiği üzere ölü kişi adına ve ölü kişiye karşı dava açılması hukuken olanak dışı olup, davanın tarafları ıslah yoluyla dahi değiştirilemez.

Öte yandan, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 Sayılı Kanun) 124 üncü maddesi, "Bir davada taraf değişikliği, ancak karşı tarafın açık rızası ile mümkündür. Bu konuda kanunlarda yer alan özel hükümler saklıdır. Ancak, maddi bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebi, karşı tarafın rızası aranmaksızın hâkim tarafından kabul edilir. Dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa, hâkim karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebilir..." hükmünü amir olup, bu düzenlemeye göre; maddi bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebinin, karşı tarafın rızası aranmaksızın hâkim tarafından kabul edileceği, yine dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesinin, kabul edilebilir bir yanılgıya dayanması halinde, hâkimin karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebileceği ifade olunmuştur. Konuyla ilgili olarak, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 11.09.2013 tarih ve 2013/14-612 E., 2013/1297 K. sayılı ilâmında da belirtildiği üzere; davacı kendisinden beklenen tüm çaba, özen ve önlemlere rağmen davalının "sağ" olup olmadığını tespit edememiş ise ya da tespit edememe durumu bir yanılgıya dayanıyor ve bu durum açıkça dürüstlük kuralına aykırılık arz etmiyorsa, bu dava ilişkisinde, daha sonra da kendilerine karşı dava açılması muhtemel olan mirasçılara, yani gerçek taraflara karşı, davaya devam edilmesi mümkün olmalıdır.

Taraf ehliyeti, 6100 sayılı HMK’nun 114/1-d maddesinde dava şartları arasında gösterilmekle, HMK'nun 115/1 inci maddesi gereğince yargılamanın her aşamasında istek olmaksızın resen gözetilir. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usûlden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usûlden reddeder (HMK m. 115/2).

Somut olayda ise, davalı ...'in 02.10.2009 tarihinde öldüğü, davanın ise "ölü" davalı aleyhine 27.08.2018 tarihinde açıldığı, davalının ölüm tarihi ile davanın açıldığı tarih arasında uzunca bir sürenin geçmiş olduğu gözönünde bulundurulduğunda, davacı ... İdaresince hiçbir araştırma yapılmaksızın (bu yönde bir çaba sarfedilmeksizin ve gerekli özen gösterilmeksizin) ölü kişi aleyhine dava açıldığı ve bu durumun da HMK'nun 124 üncü maddesinde belirtilen "maddi bir hata"dan kaynaklandığının veya "kabul edilebilir bir yanılgı"ya dayandığının düşünülemeyeceği gözetilerek, davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekirken işin esası hakkında yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmeyerek, davacı ... İdaresi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının bu nedenle bozulması gerekmiştir.

SONUÇ : Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

İstek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

18.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2022/6977, K. 2024/6579, T. 18.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2022-6977-e-2024-6579-k-17d69926731c