Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/4082 E. 2024/10342 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/4082
Karar No
2024/10342
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/186 E., 2021/279 K.

Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 21.11.2010 tarihinde, davadışı ...'ın yönetimindeki aracın İstanbul ili ... İlçesi, ... Caddesindeki davalı belediyenin bakım ve onarım sorumluluğu altında bulunan yol üzerinde yarı açık bırakılan rögar kapağına çarpması sonucu araç hakimiyetini kaybederek karşı yönden gelen müvekkili nezdinde Kara Araçları Kasko Sigortalı olan araca çarpması suretiyle meydana gelen trafik kazasında müvekkilinin sigortalısına 15.03.2011 tarihinde 27.500.00 TL araç hasar tazminatı ödediğini, aracın sovtajının müvekkiline bırakıldığını, 6102 sayılı TTK’nun 1472 inci maddesi uyarınca müvekkilinin sigortalısının haklarına halef olduğunu, sigortalıya ödenen hasar tazminatından 9.290,00 TL sovtaj bedelinin düşülmesinden sonra kalan 18.210.00 TL'den davalı Belediyenin sorumlu olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 18.210.00 TL hasar tazminatının ödeme tarihi olan 15.03.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın idari yargı mahkemelerinde görülmesi gerektiğini, davanın zamanaşımına uğradığını, davaya konu caddenin İstanbul Büyükşehir Belediyesinin sorumluluğunda olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III.MAHKEME KARARI Mahkemenin 10.12.2015 tarihli 2015/80 E., 2015/445 K. sayılı ilk kararı ile; davanın kabulü ile, 18.210,00 TL'nin 15.03.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Mahkemenin 10.12.2015 tarihli 2015/80 E., 2015/445 K. sayılı ilk kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 20.09.2017 tarihli 2016/14678 E., 2017/8025 K sayılı ilamıyla; hizmet kusuruna dayanılarak davalı ... aleyhine açılan bu davada adli yargının yargı yolu bakımından görevsiz bulunması nedeniyle mahkemece 6100 sayılı HMK'nın 114 ve 115 inci maddeleri uyarınca davalı ... yönünden dava dilekçesinin usulden reddine hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiş, mahkemenin 01.03.2019 tarihli 2018/387 E., 2019/80 K. sayılı kararı ile, bozma ilamına uyularak davanın yargı yolu bakımından mahkemenin görevsiz olması sebebiyle usulden reddine karar verilmiştir. Davacı tarafından İstanbul 2. İdare Mahkemesinde 2020/13 Esas sayılı dosya kapsamında dava açılması üzerine, anılan mahkemenin 04.02.2020 tarihli ara kararı ile uyuşmazlığın görüm ve çözümünün adli yargı merciilerinin görev alanına girdiği sonuç ve kanaatine varıldığından 2247 Sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanun’un 19 uncu maddesi uyarınca dava dosyasının görevli yargı merciinin belirlenmesi amacıyla Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verildiği, Uyuşmazlık Mahkemesinin 28.05.2020 tarihli 2020/308 E., 2020/353 K. sayılı kararı ile davanın, 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesi gereğince adli yargı yerinde görülmesi gerektiğine karar verilmiştir. İstanbul 2. İdare Mahkemesinin 30.06.2020 tarihli 2020/13 E., 2020/878 K. sayılı kararı ile; Uyuşmazlık Mahkemesinin kararı uyarınca davanın görev yönünden reddine karar verilmiştir. Bunun üzerine İstanbul Anadolu 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/186 E. sayılı dosyasında yargılamaya devam edilmiştir. B. Mahkeme Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı HDI Sigorta A.Ş.’nin eldeki davadan önce İSKİ Genel Müdürlüğü ve Axa Sigorta A.Ş. aleyhine İstanbul 50. Asliye Ticaret Mahkemesinde 2012/287 Esas sayılı davayı açtığı, söz konusu davada yapılan yargılama sırasında alınan 26.12.2013 tarihli bilirkişi raporunda, eldeki dosyanın davalısı Kartal Belediye Başkanlığının rögar kapağının açık bırakılması sebebiyle meydana gelen kazada tam kusurlu olduğunun tespit edildiği, davacıya sigortalı araçtaki gerçek zarar bedelinin 18.200,00 TL olduğunun belirlendiği, bu nedenle anılan mahkemenin 20.02.2014 tarihli 2012/287 E., 2014/36 K. sayılı kararı ile davalılar İSKİ Genel Müdürlüğü ve Axa Sigorta A.Ş. aleyhine açılan davanın reddine karar verildiği, kararın kesinleştiği, UKOME kararı ve 2918 sayılı Kanun hükümleri kapsamında davalı ... Başkanlığının sorumluluğunda olan rögar kapağı sebebiyle meydana gelen trafik kazasında davalı Belediyenin tam kusurlu olduğu, eksper raporunun incelenmesi neticesinde gerçek zararın tespitine dair İstanbul 50. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/287 E., 2014/36 K. sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli, açıklayıcı ve makul olması sebebiyle benimsendiği, usul ekonomisi gereğince başkaca rapor alınması yoluna gidilmediği, davalı Belediyenin zamanaşımı definin yerinde görülmediği, davalı Belediyenin tam kusurlu olduğu eylem sebebiyle meydana gelen hasardan sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile; 18.210,00 TL'nin 15.03.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davaya konu kazanın tarihinin 21.11.2010 olduğunu, davacının sigortalısına 15.02.2011 tarihinde eldeki davaya konu kazadan kaynaklanan hasar tazminatını ödediğini, bu durumda üçüncü kişi konumundaki davalı Belediyeye karşı eğer bir rücu davası açılacak ise bu davanın 1 yıllık haksız fiil zamanaşımı süresi içerisinde ve en geç 15.02.2012 tarihine kadar açılması gerektiğini, ancak eldeki davanın, davacı ... şirketi tarafından sigortalısına yapılan ödemeden 4 yıl sonra 24.02.2015 tarihinde açıldığını, davaya konu rögar kapağının açık bırakıldığı ... Caddesinin davalı Belediyenin sorumluluğunda olmadığını, İstanbul Büyükşehir Belediyesinin sorumluluğunda olduğunu, bu yoldaki tüm bakım ve onarım görevinin İstanbul Büyükşehir Belediyesine ait olduğunu, kazanın yaşandığı yolun kimin sorumluluğunda olduğunun eldeki davada doğru tespit edilmediğini, davaya konu yolun davalı Belediyenin sorumluluğunda olduğu kabul edilse dahi ne kazanın vuku bulduğu tarihte, ne bu tarihten önce, ne de bu tarihten sonra davalı Belediyeye rögar kapağına ilişkin bir şikayet ya da ihbarda bulunulmadığını, davacı ... şirketinin kazanın rögar kapağının açık olmasından kaynaklandığını ispat etmesi gerektiğini, davalı ... tarafından yapılan rutin kontrollerde açık rögar kapağının tespit edilmediğini, mahkemece davaya konu yerde keşif yada bilirkişi incelemesi yaptırılmaksızın davacı tarafın dosyaya sunmuş olduğu İstanbul 50. Asliye Ticaret Mahkemesinin dosyası kapsamında alınan bilirkişi raporu esas alınarak hüküm kurulduğunu, davalı Belediyenin %100 kusurlu olduğunun tespit edildiği söz konusu bilirkişi raporundan ve bu mahkeme dosyasından haberlerinin bulunmadığını, eldeki dava dosyası kapsamında söz konusu bilirkişi raporunun taraflarına tebliğ edilmediğini, itiraz ve savunma haklarının ihlal edildiğini, davalı Belediyenin tarafı olmadığı ancak davalı ... aleyhine rapor sunulmuş bir dava dosyası ve rapora dayanılarak davalı ... aleyhine hüküm tesisinin usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davalı Belediyenin sorumluluğunda bulunan yolda açık bırakılan rögar kapağı sebebiyle meydana gelen kazada davacı ... şirketi nezdinde Kara Araçları Kasko Sigortalı olan aracın hasar görmesi sebebiyle davacı tarafından sigortalısına ödenen hasar tazminatının davalı Belediyeden rücuen tahsili istemine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, dava dilekçesinin davalıya 18.03.2015 tarihinde tebliğ edildiği, davalı vekilinin 2 haftalık cevap verme süresi geçtikten sonra sunduğu 15.06.2015 tarihli cevap dilekçesinde zamanaşımı definde bulunduğu, süresinde olmayan zamanaşımı definin reddine karar verilmesi gerektiği, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından mahkemeye hitaben yazılan 22.04.2021 tarihli yazıda; ... Caddesi ile Devrek Caddesi birleşiminde bulunan kavşağın, 27.07.2001 tarih ve 2001/7-2 sayılı Ulaşım Koordinasyon Merkezi’nin (UKOME) kararıyla ana arter olduğu, 17.12.2009 tarih ve 2009/8-1 sayılı Ulaşım Koordinasyon Merkezi’nin (UKOME) kararıyla da ana arter kapsamından çıkıp, İlçe sorumluluğuna girdiğinin tespit edildiği, kazanın tarihi olan 21.11.2010 itibariyle davaya konu yolun ana arter olmayıp ve ilçe belediyesi olan davalı ...’nın sorumluluk alanında olduğunun anlaşıldığı, kaza tespit tutanağında kazanın oluşumuna ... Caddesi üzerinde bulunan rögar kapağının yarı açık bir şekilde bırakılmasının sebebiyet verdiğinin belirtildiği, eldeki davada davalı Belediyeye tebliğ edilen dava dilekçesinin ekinde İstanbul 50. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/287 E., 2014/36 K. sayılı kararının bulunduğu, söz konusu davada yapılan yargılama sırasında alınan 26.12.2013 tarihli bilirkişi raporunda, Kartal Belediye Başkanlığının rögar kapağının açık bırakılması sebebiyle meydana gelen kazada tam kusurlu olduğunun tespit edildiği, davacıya kasko sigortalı araçta meydana gelen gerçek zarar miktarının 18.200,00 TL olduğunun belirlendiği, anılan bilirkişi raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğunun anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının davalıya yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,04.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/4082, K. 2024/10342, T. 04.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-4082-e-2024-10342-k-4546cd5aaea6