Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/4915 E. 2024/6307 K. – Kadastro Tespiti
Konu: Kadastro Tespitine İtiraz
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/4915
- Karar No
- 2024/6307
- Karar Tarihi
- Konu
- Kadastro Tespitine İtiraz
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2022/11 E., 2023/4 K. KARAR : Davanın kabulüne
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi neticesinde Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilâmına uyularak yeniden yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı, davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Davacı ... vekili, Asliye Hukuk Mahkemesine sunduğu 06.10.2010 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; Kastamonu ili ... ilçesi ... Köyü 207 ada 16 parsel sayılı taşınmazın 11.889,37 m2 yüzölçümü ile adına tapuda kayıtlı olduğunu, taşınmazı önceki sahibinden satın aldığını, taşınmazın bir bölümünün 101 ada 1 sayılı orman parseli sınırları içinde bırakıldığını iddia ederek, orman sınırlandırmasının talep edilen taşınmaz bölümü bakımından tapusunun iptali ile 207 ada 16 sayılı parsele ilave edilmek suretiyle, yeni yüzölçümüyle adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar cevaplarında; davanın reddini savunmuşlardır.
Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; davacı vekili tarafından açılan tapu iptali ve tescil davasının kabulü ile ... ilçesi ... Köyü sınırları içerisinde kain 101 ada 1 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ilene ve teknik bilirkişiler ... ve ...’nun 04.07.2011 havale tarihli rapor ve krokilerinde (A1) harfi ile gösterdikleri 7.420,54 m2 yüzölçümündeki taşınmazın, 101 ada 1 parsel sayılı taşınmazdan ifraz edilerek, 207 ada 16 parsel sayılı taşınmaza eklenmesine ve 207 ada 16 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün 19.309,91 m2 olarak düzeltilip davacı ... adına; krokide (B) harfi ile gösterilen 4.805.403,41 m2 yüzölçümlü devlet ormanı vasfındaki taşınmazın davalı Hazine adına 101 ada 1 parsel olarak tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hükmün, davalı ... İdaresi vekili ile davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20.Hukuk Dairesinin 04.06.2012 tarihli ve 2012/2843 Esas, 2012/8417 Karar sayılı ilamıyla; "Mahkemece; çekişmeli taşınmazın, orman sayılan yerlerden olmadığı, davacı yararına kazandırıcı zamanaşımı yoluyla mülk edinme koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, incelenen dosya kapsamına göre, mahkemenin değerlendirmesinin yerinde olmadığı, dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde 3402 sayılı Kanun'un 5304 sayılı Kanun ile değişik 4 üncü maddesi uyarınca orman kadastro çalışmalarının yapıldığı, kadastro ekiplerince dava konusu 101 ada 1 sayılı parselin orman niteliğiyle Hazine adına tespit ve tescil edildiği ve kamu malı niteliğini kazandığı, 3402 sayılı Kanun'un 16/D maddesi hükmünde "Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ormanlar, bu yasada hüküm bulunmayan hallerde, özel yasaları hükümlerine tabi olduğu"nun belirtildiği, bu nedenle ormanlar hakkında özel Yasa olan 6831 sayılı Yasa hükümlerinin uygulanması gerektiği ve 6831 sayılı Kanun'un 11/1 inci maddesinde de orman kadastrosunun kesinleşmesinden sonra tapulu taşınmazlarda tapu sahiplerinin 10 yıllık hak düşürücü süre içinde dava açabilecekleri hükmünün bulunduğu, bu ilkelerin H.G.K.'nun 08.06.2005 tarih 2005/20-327-377 sayılı ve 28.06.2006 tarih ve 2006/20 - 467 - 494 sayılı kararlarında da aynen benimsendiği, davacı gerçek kişinin 101 ada 1 sayılı orman parselinin krokide (A1) ile gösterilen 7420,54 m2 lik bölüme yönelik olarak zilyetliğe dayanarak açtığı davanın, hak düşürücü sürenin geçmesi nedeniyle dinlenme olanağı bulunmadığından reddine karar verilmesi gerekirken, bu bölüme yönelik açılan davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu " gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiş ve davacı vekilinin karar düzeltme istemi de aynı Dairece reddedilmiştir.
Asliye Hukuk Mahkemesince, önceki kararda direnilerek, " Kanun'larla ve Anayasa ile belirtilmeyen makul bir sürenin Yargıtay kararları ile belirlenemeyeceği, tapulu veya tapusuz arazilerde Orman ya da Hazineye karşı dava açılırken makul bir sürenin Anayasa'nın 35 inci maddesi gereğince herkesin mülkiyet ve miras hakkına sahip olduğu, bu hakkın da ancak kanunla sınırlanabileceği, kanunla verilmeyen bir sürenin Anayasa'ya ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nde belirtilen mülkiyet hakkına aykırı olarak sadece üst mahkeme olan Yargıtay kararları ile verilemeyeceği, bu doğrultuda davacı lehine zilyetlikle kazanım koşulları oluştuğu " gerekçesiyle, davacı vekili tarafından açılan tapu iptali ve tescil davasının kabulüne ve ... İlçesi, ... Köyü sınırları içerisinde kain 101 ada 1 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile teknik bilirkişiler ... ve ...’nun 04.07.2011 havale tarihli rapor ve krokilerinde A1 harfi ile gösterdikleri 7.420,54 m2 yüzölçümündeki taşınmazın, 101 ada 1 parsel sayılı taşınmazdan ifraz edilerek, 207 ada 16 parsel sayılı taşınmaza eklenmesine ve 207 ada 16 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün 19.309,91 m2 olarak düzeltilip davacı ... adına; krokide (B) harfi ile gösterilen 4.805.403,41 m2 yüzölçümlü devlet ormanı vasfındaki taşınmazın davalı Maliye Hazinesi adına 101 ada 1 parsel olarak tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; direnme kararının davalı ... İdaresi vekili ile davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 25.11.2015 tarihli ve 2014/20-631 Esas, 2015/2689 Karar sayılı ilamıyla; " Yerel Mahkemenin kadastrodan önceki zilyetlik sebebine dayalı olarak 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 12/3 üncü maddesi uyarınca hak düşürücü süre içerisinde davanın açıldığı kabulünün yerinde olduğu, ne var ki, işin esasına yönelik diğer temyiz itirazlarının Özel Dairece incelenmesi gerektiği " gerekçesiyle dosyanın Özel Dairesine gönderilmesine karar verilmiş ve Özel Dairece yapılan temyiz incelemesi sonucunda, 13.11.2019 tarihli ve 2019/4134 Esas, 2019/6570 Karar sayılı ilamla; "Mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu davanın kabulüne karar verildiği, eldeki davanın, davacı tarafından zilyetlik hukukî nedenine dayanılarak genel mahkemede açılmış tapu iptali ve tescil talebine ilişkin olduğu, dosya üzerinde yapılan incelemede çekişmeli 101 ada 1 sayılı parselin ... Tapu Müdürlüğünün 15.10.2010 tarihli yazısı uyarınca, kadastro mahkemesinin 2007/40 Esasında davalı olduğu ve bu nedenle tapu kaydının gönderilemediğinin belirtildiğinin anlaşıldığı açıklanarak, öncelikle Cide Kadastro Mahkemesinin 2007/40 Esas sayılı dava dosyasının bulunduğu yerden getirtilerek, dava tarihi olan 06.10.2010 tarihi itibariyle çekişmeli 101 ada 1 sayılı parselin kadastro tutanağının kesinleşip kesinleşmediğinin belirlenmesi, kesinleşmemiş ise davaya bakma görevinin kadastro mahkemelerine ait olacağından görevsizlik kararı verilmesi, aksi takdirde usulüne uygun orman ve zilyetlik araştırması yapılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi " gereğine değinilerek hüküm bozulmuştur.
Asliye Hukuk Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; " Cide Kadastro Mahkemesinin 2007/40 Esas sayılı dosyası gerekçeli kararının dosya arasına alındığı ve incelendiği, buna göre, dava konsu taşınmazların ... İlçesi ... Köyü 216 ada 5 parsel, 196 ada 6 parsel, 196 ada 4 parsel, 216 ada 6 parsel, 195 ada 1 parsel, 106 ada 1 parsel, 101 ada 1 parsele ait olduğu, 15/09/2014 tarihinde mahkemece karar verildiği ve 28/06/2019 tarihinde kesinleştiğinin tespit edildiği, ... Tapu Müdürlüğüne müzekkere yazılarak dava konusu taşınmazın kadastro kesinleşme tarihini gösterir tapu kaydının dosya arasına alındığı, kadastro tespitinin 28/06/2019 tarihinde kesinleştiğinin ve Yargıtay Bozma ilamında bahsedildiği üzere dava tarihi olan 06.10.2010 tarihi itibariyle çekişmeli 101 ada 1 sayılı parselin kadastro tutanağının kesinleşmediğinin anlaşıldığı, bu nedenle davada görevli mahkemenin kadastro mahkemesi olduğu " gerekçesiyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 5, 114/1-c ve 115. maddeleri gereğince göreve ilişkin dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiş ve bu kararın temyiz edilmeksizin kesinleşmesi üzerine davacı vekilinin müracaatı ile dosya Kadastro Mahkemesine gönderilmiştir.
Görevsizlik kararı uyarınca dava dosyasının gönderildiği İlk Derece (Cide Kadastro) Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; " Dava konusu taşınmaza ilişkin kadastro tutanak aslı incelendiğinde; dava konusu taşınmazın davalı kurum adına orman olarak tespitinin yapıldığı, askı ilan üzerine dava konusu taşınmazın kadastro tespitinin Cide Kadastro Mahkemesinde 2007/40 Esas sayılı dosyasında dava görüldüğü, iş bu davanın ise Cide Kadastro Mahkemesinde 2007/40 Esas sayılı dava devam ederken açılması nedeniyle yapılan kadastro tespitinin kesinleşmediği, davanın Asliye Hukuk Mahkemesinde açılmasından sonra görevsizlik kararı verilerek dosyanın birleştirilmesi gerekirken ayrı görüldüğü, sonrasında görevsizlik kararı ile gönderildiği, adil yargılanma hakkı kapsamında davacının dinlenilmesi gerektiği ve taraflar aynı olmadığından bir kesin hüküm durumundan da bahsedilemeyeceği, bu nedenle davanın süresinde açıldığı, bu doğrultuda yapılan araştırmaya göre çekişmeli yerin orman sayılmayan yerlerden olduğunun ve davacı lehine zilyetlikle kazanım koşullarının oluştuğunun anlaşıldğı " gerekçesiyle, dava konusu Kastamonu ili ... ilçesi ... Köyü sınırları içerisinde kain 101 ada 1 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptaline ve teknik bilirkişiler ... ve ...’ nun 12/05/2023 tarihli rapor ve krokilerinde (A) harfi ile gösterdikleri 7.420,54 m2 yüzölçümündeki taşınmazın, 101 ada 1 parsel sayılı taşınmazdan ifraz edilerek, 207 ada 16 parsel sayılı taşınmaza eklenmesine ve 207 ada 16 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün 19.309,91 m2 olarak düzeltilip davacı ... adına; krokide (A) harfi ile gösterilen alan Kastamonu ili ... ilçesi ... Köyü sınırları içerisinde kain 101 ada 1 parsel sayılı taşınmazdan düşüldükten sonra kalan 4.572.980,84 m2 yüzölçümlü devlet ormanı vasfındaki taşınmazın davalı Hazine adına 101 ada 1 parsel olarak tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usûl ve kanuna uygun olup, davalı ... İdaresi vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda yazılı nedenlerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
7139 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
04.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.