Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/6341 E. 2024/11625 K.
Konu: Tasarrufun İptali
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/6341
- Karar No
- 2024/11625
- Karar Tarihi
- Konu
- Tasarrufun İptali
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/49 E., 2023/158 K. HÜKÜM/KARAR : Kabul
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 10.10.2017 tarihli ve 2014/21062 Esas, 2017/486 Karar sayılı ilamıyla bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkemenin kararı davalı .... Hiz. Ltd. Şti. ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; borçlu... Tic. Ltd. Şti. hakkında takip yapıldığını, takibin sonuçsuz kaldığını, borçlu şirket ortakları davalı ... ve ...'nin hisselerini diğer davalılar ... ve ...'a devrettiklerini, daha sonra şirket ortakları davalı ... ve ...'nin .... Hiz. Ltd. Şti. kurarak faaliyetlerine bu şirket üzerinden devam ettiklerini, hisse devirlerinin ve şirket kuruluşunun muvazaalı olduğundan iptaline, .... Hiz. Ltd. Şti. tüzel kişiliğinin ticaret sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekilleri haksız açılan davanın reddini savunmuştur. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 13.03.2014 tarihli ve 2012/391 Esas, 2014/8361 Karar sayılı kararıyla; iddia ve savunmaya göre, her ne kadar İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü davalı olarak gösterilmiş ise de; davanın niteliği gereği Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne husumetin düşmeyeceği anlaşıldığından, bu davalı hakkındaki davanın pasif husumetten reddine bir kısım davalıların yine bir kısım diğer davalılara yaptığı hisse devrinin ve davalı .... Hiz. Ltd. Şti.'nin kuruluşunun muvazaalı olmadığı, muvazaalı olduğu kabul edildiğinde dahi, hisse devirlerinin ve şirket kuruluşunun geçersizliğine ve .... Hiz. Ltd. Şti.'nin tüm mal varlığının davalı... Tic. Ltd. Şti.'ye devrine karar verilmesinin mümkün bulunmadığı, tüzel kişilik perdesinin aralanması ilkesi doğrultusunda İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2010/326 E., 2011/631 K. sayılı dosyasında yapılan yargılama ile davacının davalı .... Hiz. Ltd. Şti.'den alacağının olmadığının sabit bulunduğundan bahisle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 10.10.2017 tarihli ve 2014/18521 Esas, 2017/8361 Karar sayılı ilâmı ile;"...1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazların reddi gerekmiştir. 2-Borçlunun aciz ya da iflasından önce yaptığı iptale tabi tasarrufların üç grup altında ve İİK.nin 278, 279 ve 280. maddelerinde düzenlenmiştir. Ancak bu maddelerde iptal edilebilecek bütün tasarrufların sınırlı olarak sayılmamış, kanun, iptale tabi bazı tasarruflar için genel bir tanımlama yaparak hangi tasarrufların iptale tabi olduğu hususunun tayinini hakimin takdirine bırakmıştır. (İİK. m. 281 )bu yasal nedenle de davacı tarafından İİK.nin 278, 279 ve 280 inci maddelerden birine dayanılmış olsa dahi mahkeme bununla bağlı olmayıp diğer maddelerden birine göre iptal kararı verebileceği (Y.H.G.K. 25.11.1987 Tarih, 1987/15-380 Esas ve 1987/872 Karar sayılı ilamı) belirtilmiştir. Somut olayda, davacının alacağının 15.07.2003 tarihli fatura alacağından kaynaklanmakta olduğu, borçlu hakkındaki icra takibinin kesinleştiği, borçlu adresinde 09.04.2010 tarihinde yapılan hacizde hacze kabil malın olmadığının anlaşıldığı bu hali ile haciz tutanağının İİK'nnu 105 inci madde kapsamında aciz belgesi niteliğinde olduğu sabit olmuştur. Borçlu şirketin iki ortağından biri olan davalı ... borcun doğumundan sonra borçlu şirketteki hisselerini 26.05.2009 tarihinde diğer ortak ... ise 26.05.2009 tarihinde devrederek ortaklıktan ayrıldıkları, borçlu şirketin bu tarihten sonra faaliyette bulunmadığı ve 30.07.2010 tarihinde vergi idaresi tarafından resen terkin edildiği dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Borçlu şirket ortakları Sibel ve ... hakim ortak olarak yine borcun doğumundan sonra 28.08.2008 tarihinde borçlu şirketin ticaret sicil adresi olan Vali konağı caddesindeki adresinde aynı faaliyet alanında .... Hiz. Ltd. Şti. Kurmuştur. ”Cnidus” borçlu şirketin 27.02.2004 tarihinde tescil ettirdiği bir markası olup hem borçlu şirket tarafından daha sonra da bu isimle kurulan .... Hiz. Ltd. Şti. tarafından kullanılmaya devam edilmiştir. Bu durumda, davalı borçlu şirket ile üçüncü kişi konumundaki .... Hiz. Ltd. Şti. arasındaki işlemlerin örtülü işyeri devri mahiyetinde olup İİK'nun 280/3 madde gereğince iptale tabi olup davacı 3 kişi takip konusu alacak ve ferileri ile sınırlı olarak davalı .... Hiz. Ltd. Şti. malvarlığı üzerinde haciz ve satış istemi yetkisine sahip olacaktır. Mahkemece, karara dayanak alınan İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 201/326 Esas 2011/ 631 Karar sayılı dosyasının, tarafları aynı olmadığı gibi davanın alacak davası olarak açıldığı bu davada İİK'nun 280 inci madde koşullarının tartışılmadığından, eldeki davada kesin hüküm özelliği olmadığı gibi sadece takdiri delil mahiyetinde olduğu ancak hukuki müesseselerin farklı olması nedeni ile bu davayı bağlayıcı özelliği bulunmadığı açıktır... " gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile anılan dairenin bozma ilâmına uyularak yapılan yargılama sonunda; bozma gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı .... Hiz.ltd.şti ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı .... Hiz.ltd.şti ve davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; görevli mahkemenin Ticaret Mahkemesi olduğunu, mahkemenin davacının talebi ile bağlı olduğunu, davacının karar gibi bir talebi olmadığını, müvekkillerinin davacıya bir borçları olmadığını belirterek, mahkeme kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre uyuşmazlık, İİK'nın 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun'un 277 ve devamı maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinin hukukça mümkün olmadığı, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeple; Davalı .... Hiz. Ltd. Şti. ve davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının onama harcına mahsubuna, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,26.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.