Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2016/4794 E. 2018/13992 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2016/4794
Karar No
2018/13992
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Değer Artış Payı ve Katılma Alacağı Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R Davacı ... vekili, evlilik birliği içinde davalı eş adına edinilen araç ve minibüs hattı nedeniyle 20.000,00 TL alacağın tahsilini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 18.12.2015 tarihli dilekçesi ile talep mikatrını artırarak toplam 72.505,00 TL alacağın tahsilini talep etmiştir. Davalı ... vekili, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın kabulü ile 13.999,00 TL değer artış payı alacağınınve 58.505,00 TL katılma alacağının tahsiline karar verilmiştir. Hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Maddi olayları ileri sürmek taraflara, hukuki nitelendirme yapmak ve uygulanacak kanun maddelerini belirlemek hakime aittir (6100 s.lı HMK'nun m. 33). İddianın ileri sürülüş şekline göre dava, değer artış payı ve artık değere katılma alacağı isteğine ilişkindir. 1. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine, takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davalının diğer temyiz itirazlarının incelemesine gelince; Değer artış payı alacağı; eşlerden birinin diğerine ait malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına hiç ya da uygun karşılık almaksızın esaslı katkıda bulunması durumunda, tasfiye sırasında bu malda meydana gelebilecek değer artışı için katkısı oranında sahip olduğu alacak hakkıdır (4721 sayılı TMK m. 227). Denkleştirme (TMK m. 230) hariç, tasfiyeye konu malvarlığında katkı tarihine göre değer kaybı söz konusu ise, katkının başlangıçtaki değeri esas alınır (TMK m. 227/1). Böyle bir malın daha önceden elden çıkarılmış olması halinde hakim, diğer eşe ödenecek alacağı hakkaniyete uygun olarak belirler (TMK m. 227/2). Değer artış payı alacağı talep edebilmek için, parasal ya da para ile ölçülebilen maddi veya hizmet değeriyle katkıda bulunulmalıdır. Artık değere katılma alacağı ise; eklenecek değerlerden (TMK m. 229) ve denkleştirmeden (TMK m. 230) elde edilen miktarlar da dahil olmak üzere, eşin edinilmiş mallarının (TMK m. 219) toplam değerinden, bu mallara ilişkin borçlar çıktıktan sonra kalan artık değerin (TMK m. 231) yarısı üzerindeki diğer eşin alacak hakkıdır (TMK m. 236/1). Katılma alacağı Yasa'dan kaynaklanan bir hak olup, bu hakkı talep eden eşin gelirinin olmasına veya söz konusu mal varlığının edinilmesine, iyileştirilmesine ya da korunmasına katkıda bulunulmasına gerek yoktur. Belirli bir malın eşlerden birine ait olduğunu iddia eden kimse, iddiasını ispat etmekle yükümlüdür. Eşlerden hangisine ait olduğu ispat edilemeyen mallar onların paylı mülkiyetinde sayılır. Bir eşin bütün malları, aksi ispat edilinceye kadar edinilmiş mal olarak kabul edilir (TMK'nun m. 222). Somut olaya gelince; eşler, 02.09.2008 tarihinde evlenmiş, 20.05.2010 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin hükmün, 13.02.2012 tarihinde kesinleşmesiyle boşanmışlardır. Mal rejimi boşanma davasının açıldığı tarih itibarıyla sona ermiştir (TMK m. 225/son). Sözleşmeyle başka mal rejiminin seçildiği ileri sürülmediğinden evlilik tarihinden mal rejiminin sona erdiği tarihe kadar ise, edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir (4722 sayılı yasanın m. 10, TMK m. 202). Mal rejiminin tasfiyesinde eşlerin bağlı bulunduğu rejime ilişkin hükümler uygulanır (TMK m. 179). Yukarda açıklanan yasal düzenleme ve ilkeler uyarınca yapılan incelemede; Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; davacının altınları kullanılarak davalı adına minibüs hattı ve aracın alındığını iddia ettiği, davalının aracın alınmasında dedesinin ve babasının katkısı olduğunu beyan ettiği, mahkemece malların edinilmesinde davalının kişisel mal savunması kabul edilmeyerek artık değere katılma alacağının hesaplandığı, davalı tanığı ...'in beyanında belirtilen altın miktarı dikkate alınarak davacının altınlarının kullanıldığı kabul edilerek değer artış payı alacağının hesap edildiği anlaşılmaktadır. Mahkemenin davalı tanığı ...'in altınların malların edinilmesinde kullanıldığına yönelik beyanın kabul edilerek değer artış payı alacağının hesaplanması yerinde ise de; ...'e ait aracın satışına ilişkin ... Servis Yedek Parça Motorlu Araçlar Oto. Tur. İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. 'nin 25.06.2010 tarihli yazısı dikkate alındığında, davalı tanığı ...' in 'kendisine ait ... marka aracın takas edildiğine' yönelik beyanına itibar edilmemesi hatalı olmuştur. O halde, mahkemece ...'e ait aracın takas yapıldığının kabul edilerek davalı lehine denkleştirme yapılarak artık değere katılma alacağının hesaplanması gerekir. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarda 2. bentte gösterilen sebeplerle 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA; davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının yukarda 1. bentte gösterilen sebeplerle reddine, HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 12.06.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2016/4794, K. 2018/13992, T. 12.06.2018, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2016-4794-e-2018-13992-k-0826d450f320