Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2026/4827 E. 2026/8225 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2026/4827
Karar No
2026/8225
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/1095 Esas, 2025/482 Karar SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti SUÇ TARİHLERİ : 28.11.2021, 12.03.2022 HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Antalya 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.02.2025 tarihli ve 2024/784 Esas, 2025/89 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 43/1, 62, 53... . maddeleri uyarınca 15... ay 15 gün hapis ve 47.500,00 TL adli para cezası ve 30.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 25.03.2025 tarihli ve 2025/1095 Esas, 2025/482 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusu üzerine "hüküm fıkrasında sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin 8 nolu bendin hüküm fıkrasından tamamının çıkartılmasına" ve hükmün kalan kısımlarının aynen bırakılması suretiyle hükmün düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Sanığın atılı suçu işlemediğine ve uyuşturucu madde kullanıcısı olduğuna, delil yetersizliğine, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, 28.11.2021 günü sanığın otogardaki hareketlerinden şüphelenilerek kolluk kuvvetince üst aramasının yapılmak istendiği ve bu aşamada sanığın üzerindeki bir miktar eroin ile kokain maddesini kolluk kuvvetine teslim ettiği, 13.12.2022 günü ise hakkında şehirlerarası otobüs ile yüklü miktarda uyuşturucu madde getireceğine dair ihbar doğrultusunda otobüs terminalinde yakalamasının yapıldığı, kolluk kuvvetince üzerinde yapılan aramada bir miktar eroin maddesinin ele geçirildiği, sanığın her iki olayda da üzerinden ele geçen uyuşturucu maddeleri ticari amaçla bulundurduğu iddiasına ilişkin olarak; Sanığın 28.11.2021 tarihli eylemi nedeniyle yakalanıp ifadesi alındığı, dolayısıyla fiili kesinti gerçekleştikten sonra yeni bir suç işleme kararının icrası kapsamında 13.12.2022 tarihli eylemi gerçekleştirdiği anlaşılmakla; söz edilen eylemleri sebebiyle iki ayrı suçtan ayrı ayrı cezalandırılması gerekirken, eylemlerin zincirleme suç olarak değerlendirilmesi suretiyle eksik ceza tayin edilmesi hukuka aykırı ise de, aleyhe temyiz olmadığından bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. 1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, kolluk tutanakları ve kriminal raporlar, her iki olayda da sanıktan ele geçen uyuşturucu maddenin nevi ve kullanım sınırı üzerindeki miktarna göre, sanığın, kendisinden ele geçen uyuşturucu maddeyi satış amaçlı bulundurduğuna dair kabulde, koşulları bulunmadığından etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda aşağıda belirtilen düzeltme nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Hüküm fıkrasının mahsus bölümünde 5237 sayılı Kanun'un 62/1. maddesi uyarınca indirim yapılırken adli para cezasının gün karşılığının "1562 gün" olarak hesaplanması gerekirken "1567 gün" olarak hesaplanması, akabinde aynı Kanun'un 52. maddesi uyarınca adli para cezasının "46.860 TL" olması gerekirken sanık aleyhine uygulama yapılarak "47.500 TL" adli para cezası olarak belirlenmesi hukuka aykırı görülmüş ise de bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.

III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 25.03.2025 tarihli ve 2025/1095 Esas, 2025/482 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2-4. maddesi gereği BOZULMASINA, bu hususun yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, Antalya 7. Ağır Ceza Mahkemesi hükmünün; mahsus bölümünden "1567 gün" ve "47.500 TL" ibarelerinin çıkartılarak yerlerine "1562 gün" ve "46.860,00 TL" ibarelerinin eklenmesi suretiyle Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Antalya 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.06.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2026/4827, K. 2026/8225, T. 11.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2026-4827-e-2026-8225-k-41658c09eac6