Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2026/4778 E. 2026/8107 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/4778
- Karar No
- 2026/8107
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2026/240 E., 2026/142 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı ... 25. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.11.2025 tarihli ve 2025/187 Esas, 2025/435 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanun’un (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 53, 58. maddeleri uyarınca 15 yıl ve 150.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin 19.01.2026 tarihli ve 2026/240 Esas, 2026/142 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280.maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Sanık müdafinin temyiz istemi; olayın sübutuna, yeterli delil olmadığına, 5271 sayılı Kanun'un 134. maddesine aykırı elde edilen delillerin hukuka aykırı olduğuna, suç vasfının hatalı tayin edildiğine ve beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. B.Değerlendirme ve Gerekçe Dosya kapsamına göre, olay tarihinde sanığın kesinleşmiş hapis cezası olması nedeniyle firar durumda bulunduğu, sanığın kesinleşmiş hapis cezasını infaz etmesi için kolluk birimlerince yakalanılmasına yönelik çalışma başlatılması üzerine ikamet adresine kolluk birimleri intikal ettiği, sanığın ikamet adresine gelen kolluk ekiplerince şahsın görüldüğü, sanığın kaçmaya başladığı, bu esnada üzerinde taşıdığı poşet içerisindeki uyuşturucu maddeleri yere attığı, akabinde yakalandığı, sanığın üzerinden satışa hazır vaziyette 5 parça olmak üzere sentetik ... niteliğinde uyuşturucu madde ile kaçarken attığı poşet içerisinden 1500 adet klips poşet ve yine sentetik ... niteliğinde uyuşturucu maddenin ele geçirildiği, sanığın üzerinden ele geçirilen cep telefonunun incelenmesi neticesinde uyuşturucu madde alışverişine ilişkin olduğu değerlendirilen yazışmaların tespit edildiği bu suretle atılı suçu işlediği iddiasına ilişkin olarak; Bölge Adliye Mahkemesince "... her ne kadar sanığın telefonunda uyuşturucu ticaretine ilişkin yazışmalar mevcut ise de rızası ile de olsa hakkında Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 134 maddesi gereğince karar alınmadan telefonun incelenmesi suretiyle ele geçirilen deliller hukuka aykırı görülse de ele geçirilen madde miktarı karşısında ve 5 parça halinde oluşu da gözetildiğinde eylemin ticaret amacıyla uyuşturucu madde bulundurma niteliğinde olduğu anlaşılmakla yerel mahkemece sanığın suçunun sübutunun kabulünde ve nitelendirmesinde isabetsizlik görülmemiştir. ..." şeklindeki kabulün yerinde olduğu anlaşılmıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, sanığın savunması, olaya ilişkin tutanaklar, uyuşturucu maddelerin satışa hazır şekilde paketlenmesi, attığı poşet içerisinden çok sayıda klipsli poşet ele geçirilmesi, sanığın tahlil sonucunda uyuşturucu madde tespit edilmemesi, mevcut kriminal rapor içeriği birlikte değerlendirildiğinde yerel mahkemece sanığın suçunun sübutunun kabulünde ve nitelendirmesinde isabetsizlik olmadığı, suçun unsurlarının oluştuğu, sanığın cezalandırılması için yeterli delil elde edildiği ve delillerin hukuka uygun olduğu, Mahkemenin kabul ve uygulamasında isabetsizlik olmadığı anlaşılmakla sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görülmemiş Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin 19.01.2026 tarih ve 2026/240 Esas, 2026/142 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Hükmün niteliğine ve sanığın tutuklulukta geçirdiği süre dikkate alınarak sanık müdafinin tahliye talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca ... 25. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE 10.06.2026 tarihinde karar verildi.