Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2024/15279 E. 2026/8110 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2024/15279
Karar No
2026/8110
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2376 E., 2023/222 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İade-Onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık ... hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, diğer sanık ...'nın temyiz isteminden vazgeçtiği tespit edilmiştir.

I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Adana 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.06.2023 tarihli ve 2022/167 Esas, 2023/195 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanun’un (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 39/2, 62, 53.maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis ve 12.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Adana Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 10.11.2023 tarihli ve 2023/2376 Esas, 2023/222 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a-d maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık ... müdafinin temyiz istemi; olayın sübutuna, sanığın atılı suçu işlemediğine, yeterli delil olmadığına, sanığın cezai ehliyetinin olmadığına raporlar arasında çelişki olduğuna ve adli tıp kurumundan rapor alınması gerektiğine ve beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Dava dosyası kapsamına göre, olay günü sanıklar hakkında alınan ihbar üzerine yapılan fiziki takip neticesinde sanık ...'ın tanık ....'nun yanına gittiği akabinde ayrıldığı ve temyiz dışı sanık ...'nın seslenmesi ile tanığın sanık ...'nın yanına giderek uyuşturucu madde alışverişi yaptığı akabinde durdurulan tanıkta sentetik uyuşturucu madde ele geçirildiği ve tanığın beyanında sanık ...'ın yönlendirmesi ile temyiz dışı sanıktan madde aldığını beyan ettiği bu suretle sanık ...'ın uyuşturucu madde ticareti yaptığı iddiasına ilişkin olarak; Bölge Adliye Mahkemesi kararın da dosyadaki bilgi ve belgelere göre, sanık ...'in diğer temyiz dışı sanıkla irtibatlı olduğu ve 5237 sayılı Kanun'un 37. maddesi uyarınca "fiili birlikte gerçekleştiren" konumunda olduğu halde, ilk derece mahkemesince hatalı değerlendirme yapılarak "suçun işlenmesine yardımda bulunarak icrasını kolaylaştırdığının'' kabulü ile sanık ... hakkında aynı Kanun'un 39/2-1. maddesi gereği indirim uygulanarak az ceza tayin edilmesinin sanığın kazanılmış hakkı nazara alınarak eleştirilmesi yerinde görülmüştür. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, sanık savunması, olaya ilişkin ihbar ve fiziki tutanaklar, kamera görüntüleri, mevcut kriminal rapor içeriği, tanık ....'nun müdafi eşliğinde soruşturma aşamasındaki ifadesi ve teşhisi, tutanak mümzi tanıkların beyanları birlikte değerlendirildiğinde yerel mahkemece sanığın suçunun sübutunun kabulünde ve nitelendirmesinde isabetsizlik olmadığı, suçun unsurlarının oluştuğu, sanığın cezalandırılması için yeterli delil elde edildiği ve delillerin hukuka uygun olduğu, hükme esas alınan sanığın ceza ehliyetine dair uzman hastaneden alınan ve yakın tarihli olan Sağlık Bakanlığı Adana ... Ruh Sağılığı ve Hastalıkları Hastanesi sağlık kurul raporu içeriğinin yeterli olduğu Mahkemenin kabul ve uygulamasında isabetsizlik olmadığı anlaşılmakla sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görülmemiş Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.

III. KARAR 1. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden Sanığın, kanuni süresi içinde öne sürdükten sonra, 22.05.2026 tarihli dilekçe ile temyiz isteminden vazgeçtiğini bildirdiği ve temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun'un 266/1. maddesi uyarınca temyiz isteminden vazgeçme nedeniyle dava dosyasının, sanık ... yönünden İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,

2. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Adana Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 10.11.2023 tarihli ve 2023/2376 Esas, 2023/222 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Adana 10. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.06.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2024/15279, K. 2026/8110, T. 10.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2024-15279-e-2026-8110-k-e43a6c875027