Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2026/2535 E. 2026/8303 K. – Kişiyi Hürriyetin

Konu: Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2026/2535
Karar No
2026/8303
Karar Tarihi
Konu
Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1726 Esas, 2025/2119 Karar SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma KARAR : Direnme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 26.11.2025 tarihli ve 2024/1726 Esas, 2025/2119 Karar sayılı kararı ile Yargıtay 8. Ceza Dairesinin, 03.07.2024 tarihli ve 2021/18656 Esas, 2024/5749 Karar sayılı bozma kararına karşı verilen direnme kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 307/4. maddesi uyarınca Dairemize gönderildiği belirlenmekle; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen direnme kararının; yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin direnme kararını temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Yargıtay Bozma İlâmı İzmir 23. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.11.2019 tarihli ve 2019/36 Esas, 2019/874 Karar sayılı kararının istinaf edilmesi üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesi tarafından verilen kararın Cumhuriyet savcısı, katılanlar vekilleri ve sanıklar müdafiileri tarafından temyizi sonrasında, Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 03.07.2024 tarihli ve 2021/18656 Esas, 2024/5749 Karar sayılı kararı ile ''Temadi eden kişiyi hürriyetinden yoksun kılma fiili sırasında, sanıkların eylem birliği içerisinde hareket ederek, mağdureyi alıkoydukları, bir sanığın eylemi olmadan diğer sanığın eylemi gerçekleştiremeyeceği gözetildiğinde, sanıklar hakkında şartları oluştuğu halde 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendinin uygulanmaması suretiyle eksik ceza tayini, hukuka aykırı bulunmuştur.'' nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. B. Yargıtay Bozma İlâmından Sonraki Yargılama Süreci İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 26.11.2025 tarihli ve 2024/1726 Esas, 2025/2119 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'un 307/4. maddesi uyarınca önceki hükümde direnilmesi ile sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 109/1, 109/3-f, 109/5, 62/1. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi Sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 109/3-b maddesinin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. 2. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Masumiyet karinesinin ihlal edildiğine şüpheden sanığın yararlanacağına, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. 3. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Mağdurenin beyanlarının çelişkili olduğuna, yaş hususunda hataya düşüldüğüne ilişkindir. 4. Katılan Mağdur Vekilinin Temyiz İstemi Eksik ceza tayin edildiğine, takdiri indirim nedenlerinin uygulanamayacağına ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Bölge Adliye Mahkemesince, sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde hareket etmedikleri ve yasada belirtilen "Birden fazla kişi tarafından birlikte" eylemi gerçekleştirme şartının olayda oluşmadığı kabul edilerek, sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 109/3-b maddesinin uygulanmamasına karar verilmiş ise de; tüm dosya kapsamına göre, olay tarihi itibarıyla on beş yaşından küçük olup, fiile rızası hukuken geçerli sayılmayan mağdurenin evden kaçarak öncelikle sanık ...'le buluştukları, sanığa ait araçla bir süre gezdikten sonra, gidecek yeri olmayan mağdurenin kalması için sanık ...'in oto yıkama üzerine iş yeri bulunan arkadaşı sanık ...'i arayarak davet ettiği, sanık ... ile buluştukları, mağdurenin burada kalması hususunda anlaştıkları, söz konusu iş yerinin anahtarı, sanık ...'in kardeşi ....'da olduğundan hep birlikte Bornova ilçesine giderek, anahtarı aldıkları, birlikte iş yerine geldikleri, sanık ... ile mağdurenin yazıhane kısmına geçtikleri, sanık ...'in bir bahane ile sanık ...'i uzaklaştırdığı, sanık ... ile mağdurenin cinsel ilişkide bulundukları, bir süre sonra sanık ...'in olay yerine döndüğü, ardından sanık ...'in işi çıktığını belirterek sanık ... ile mağdureyi yalnız bırakarak olay yerinden ayrıldığı, sanık ... ve mağdurenin birlikte kaldıkları sürede cinsel ilişkiye girdikleri, son olarak sanık ...'in de iş yerinden ayrılmak zorunda kalması üzerine, arkadaşı olan sanık ...'yı arayarak iş yerine gelmesini istediği, sanık ...'in, sanık ... ve mağdureyi tanıştırdıktan sonra iş yerinden ayrıldığı, gecenin ilerleyen saatlerine kadar sanık ... ile mağdurenin burada kaldıkları, cinsel ilişkiye girdikleri anlaşılmıştır. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 01.12.2015 tarihli 2014/14-1 98... /428 Karar, 17.02.2015 tarihli 2014/14-3 07... /8 sayılı Kararları nazara alındığında, onbeş yaşını tamamlamamış olan mağdure ...'nın kendi özgür iradesi ile serbestçe hareket etme hakkı niteliği itibarıyla üzerinde mutlak surette tasarrufta bulunabileceği bir hak olmadığından ve gerçekleştirilen eylemle ilgili gösterdiği rıza hukuken geçerli sayılmadığından, mağdurenin sanık ... ile buluştuğu andan itibaren kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun oluştuğu, temadi eden eylem sırasında, sanık ...'in, sanık ...'e ait araçla mağdure de yanlarında olduğu halde, Bornova İlçesi'ne giderek olayın geçtiği iş yerine ait anahtarı aldıkları, sanıkların mağdureyi birlikte iş yerine götürdükleri, sanık ...'in mağdure ile ilişkiye girdikten sonra mağdureyi sanık ... ile yalnız bırakarak ayrıldığı, devam eden süreçte mağdure ile cinsel ilişkide bulunan sanık ...'in de arkadaşı olan sanık ...'yı arayarak iş yerine davet ettiği, sanık ...'nın gelmesinden sonra onu mağdure ile tanıştırdığı, ardından sanık ...'in de iş yerinden ayrıldığı, yalnız kalan sanık ... ile mağdurenin yine cinsel ilişkiye girdikleri, temadi eden kişiyi hürriyetinden yoksun kılma fiili sırasında, sanıkların eylem birliği içerisinde hareket ederek, mağdureyi alıkoydukları, bir sanığın eylemi olmadan diğer sanığın eylemi gerçekleştiremeyeceği gözetildiğinde, sanıklar hakkında şartları oluştuğu halde 5237 sayılı Kanun'un 109/3-b maddesinin uygulanmaması suretiyle eksik ceza tayini hukuka aykırı bulunduğundan, Mahkemenin direnme kararı yerinde görülmemiştir.

III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle direnme kararı yerinde görülmediğinden Yargıtay 8. Ceza Dairesinin, 03.07.2024 tarihli ve 2021/18656 Esas, 2024/5749 Karar sayılı bozma kararının, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLMESİNE YER OLMADIĞINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 307/4. maddesi gereğince direnme kararını incelemek üzere Yargıtay Ceza Genel Kuruluna GÖNDERİLMESİNE, 15.06.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2026/2535, K. 2026/8303, T. 15.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2026-2535-e-2026-8303-k-8cb9ebc3c7ba