Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2024/7612 E. 2026/11163 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2024/7612
Karar No
2026/11163
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2186 E., 2024/231 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; katılan vekilinin temyiz isteminin, sanık hakkında uygulanan zincirleme suç hükümlerini kaldırarak cezayı 6 yıl 3 aydan 5 yıla düşürmesi usul ve yasaya aykırı olduğu, sanığın eyleminin hırsızlık suçunu oluşturduğu, sanığın suçüstü yakalanması, kamera kayıtları ve seri numarası eşleşen paralarla sabit olan eylemini geçmişe dönük olarak da zincirleme şekilde işlediği açık olduğundan, BAM'ın cezada indirim yapan kararının bozulması; sanık müdafiinin temyiz isteminin; sanığın katılanın evinde sigortalı temizlik işçisi olarak çalıştığı, evdeki eşyaların zilyetliğinin güven ilişkisine dayalı olarak kendisine devredildiği, bu nedenle eylemin "Bina İçinde Hırsızlık" değil, uzlaşma kapsamında kalan "Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüyü Kullanma" suçunu oluşturabileceği, suçun zincirleme şekilde işlendiği iddiasının somut delillerle ispatlanamadığı, mahkumiyet hükmünün, katılanın oğlu ve diğer çalışanı gibi taraflı olabilecek tanık beyanlarına dayandırıldığı; kesin, açık ve şüpheden uzak delil bulunmadığı, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince kararın bozulması ve sanığın beraatine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Dosya kapsamına göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; Dosya içeriğinde yer alan 07.10.2021 tarihli Yakalama- Üst arama ve Olay Tutanağı başlıklı tutanak içeriğinde yer alan "... isimli şahıs ile beraber belirtilen ikamete ... Kod No.lu ekip olarak intikal edilmiş, ikamette bulunan ... isimli şahsa gerekli bilgilendirme ve konu hakkında bilgi verildikten sonra şahsın bayan polis memuru tarafından yapılan üst araması sırasında ... isimli şahsın seri numarasını belirttiği ve seri numaraları yazılı 100tl'lik banknotlar halinde toplam 1300(binüçyüztl) ... isimli şahsın yapılan arama sırasında çantasında olduğu tespit edilmiş, ... isimli şahıs yukarıda seri numarası belirtilen 1300(binüçyüztl) parayı kendi rızası ile biz polis memurlarına teslim etmiş, şahsın üst aramasında başkaca bir suç unsuruna rastlanmamış olup, ... isimli şahıs polis merkezimize intikal ettirilmiş olup " şeklindeki tespitler karşısında sanığın halen evin içinde bulunduğu sırada ve suça konu paralar üzerinde ve çantasında eksiksiz şekilde, yapılan aramada ele geçmesi karşısında suça konu paralar katılanın tasarruf ve müdahale alanından çıkmadan yakalanmış olması sebebiyle eylemin teşebbüs aşamasında kaldığı gözetilmeden suçun tamamlandığı kabul edilerek TCK'nın 142-2-h ve 62. maddeleri gereğince fazla ceza tayini, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan sebeple 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma sonrasında kurulacak hükümde 5271 sayılı Kanun'un 307/5. maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkının korunmasına, dava dosyasının 5271 sayılı Kanun'un 304/2. maddesi uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2024/7612, K. 2026/11163, T. 09.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2024-7612-e-2026-11163-k-90fd17813600