Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2026/225 E. 2026/8788 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2026/225
Karar No
2026/8788
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/397 E., 2025/886 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti SUÇ TARİHLERİ : Sanıklar ... ve suça sürüklenen çocuk ... yönünden 19.07.2022; sanık ... yönünden 19.07.20 22... .07.2022; sanıklar ... ve ... yönünden 30.07.2022 HÜKÜMLER : Sanıklar ..., ..., ... ve ... yönünden istinaf başvurularının esastan reddi ve suça sürüklenen çocuk yönünden istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Her ne kadar ..., ... ve ..., Tebliğnamede sanık olarak gösterilmiş iseler de; haklarındaki beraat hükümlerine yönelik temyiz talebi bulunmadığından, adı geçen sanıklar inceleme dışında tutulmuştur. Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanıklar ..., ... ve ... ile suça sürüklenen çocuk müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Van 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.11.2023 tarihli ve 2022/433 Esas, 2023/486 Karar sayılı kararı ile; a-) Sanık ...'in uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 43/1, 62, 52/2 ve 53. maddeleri uyarınca 19... ay 15 gün hapis ve 375.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, b-) Sanıklar ... ve ...'ın uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 62, 52/2 ve 53. maddeleri uyarınca 15... ay hapis ve 300.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, c-) Sanık ...'in uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 52/2, 53... . maddeleri uyarınca 17 yıl hapis ve 320.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, d-) Suça sürüklenen çocuk ...'un uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 31/3, 62, 52/2 ve 53. maddeleri uyarınca 9 yıl 5 ay 10 gün hapis ve 177.760,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Van Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 08.10.2025 tarihli ve 2024/397 Esas, 2025/886 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükümlere yönelik sanık ... ve sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine; suça sürüklenen çocuk hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümdeki hukuka aykırılık düzeltilerek, hükme yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Sanık ... müdafiinin temyiz istemi; Her iki olay yönünden verilen arama emirlerinin usul ve kanuna aykırı olduğuna, Cumhuriyet savcısının talimatı alınmadan kolluk görevlilerince soruşturma işlemlerine başlandığına ve fiziki takip yapıldığına, sanık yönünden 5271 sayılı Kanun'un 135. maddesinde düzenlenen iletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması tedbirine ilişkin kanuni şartların oluşmadığına, (2) nolu yakalamaya ilişkin olan görüşmelerin tamamının tanıklıktan çekilebilecek kişiler arasındaki görüşmeler olmaları nedeniyle imha edilmeleri gerekirken dosya kapsamında suça delil olarak göstermelerinin usul ve kanuna aykırı olduğuna, sanık aleyhine gösterilen tek delilin tape kayıtları olmasına karşın ilgili kayıtlarda hiçbir suç unsuruna rastlanılmadığına, fiziki takip tutanağının düzenlenmesi usulsüz olmakla birlikte suça konu uyuşturucuların sanık tarafından taşındığına dair hiçbir delil içermediğine, fiziki takibin hiçbir aşamasında sanığın uyuşturucu maddelerle görülmediğine, (2) nolu olayda sanığa ait hiçbir tape kaydının bulunmadığına ve sanığa ait aracın yasal şartlarının oluşmaması nedeniyle müsadere edilmemesi gerektiğine ilişkindir. 2. Sanık ... müdafiinin temyiz istemi; İlk derece mahkemesi hükmünün gerekçesiz olduğuna, arama ve elkoyma tutanaklarının usul ve kanuna uygun olarak tanzim edilmediklerine, sanık yönünden atılı suçun unsurlarının oluşmadığına, kanun hükmü aşılarak sanık hakkında orantısız bir şekilde ceza tayinine gidildiğine, sanığın kullanımında olan araçta yapılan adli arama işleminin usul ve kanuna aykırı olduğuna ve yasak delil niteliğindeki arama tutanaklarının hükme esas alınamayacağına, Cumhuriyet savcısının talimatı alınmadan kolluk görevlilerince soruşturma işlemlerine başlandığına ve fiziki takip yapıldığına, sanık yönünden 5271 sayılı Kanun'un 135. maddesinde düzenlenen iletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması tedbirine ilişkin kanuni şartların oluşmadığına, sanığın mahkumiyeti yönünden yeterli delil bulunmadığına, suça sürüklenen çocuğun beyanları dikkate alındığında sanığın ele geçen uyuşturucu maddelerden haberdar olmadığının anlaşıldığına ve sanık aleyhine gösterilen tek delilin tape kayıtları olmasına karşın ilgili kayıtlarda hiçbir suç unsuruna rastlanılmadığına ilişkindir. 3. Suça sürüklenen çocuk müdafilerinin temyiz istemleri; Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, suça sürüklenen çocuk hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, hakkında orantısız bir şekilde ceza tayin edildiğine ve temel cezanın alt sınırdan verilmesi gerektiğine ilişkindir. 4. Sanık ... müdafiinin temyiz istemi; Sanığın atılı suça iştirak etmediğine, ikametinde yapılan arama işleminin hukuka aykırı olduğuna, bu suretle elde edilen delilin hükme esas alınamayacağına, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine, delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, suça konu uyuşturucuların sarılı olduğu materyaller üzerinde parmak izine rastlanılmadığına, mahkumiyet hükmü kurulmasını gerektirir yeterli delil bulunmadığına, sanığın herhangi bir tape görüşmesinin olmadığına ve ikametinde yapılan aramaya katılan diğer tutanak tanıklarının da dinlenmeleri gerektiğine ilişkindir. 5. Sanık ... ve müdafiinin temyiz istemleri; Soruşturmanın ilerlemesi, delillerin ortaya çıkması ve olayın açıklığa kavuşturulmasında sanık anlatımlarının etkin rol oynaması nedeniyle sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasının gerektiğine, sanığın atılı suçu işlediğine dair somut bir delilin bulunmadığına, temel cezanın alt sınırdan belirlenmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 19.07.2022 tarihli olay yönünden suça konu uyuşturucu maddenin fikir ve eylem birliği içerisinde naklini sağlayan sanıklar ... ve ... ile suça sürüklenen çocuk ... hakkında ve yine 30.07.2022 tarihli olayda sanıklar ..., ... ve ...'in ele geçirilen uyuşturucuları Saray ilçesinden naklederek sanık ...'in ikametinde depo etmeleri nedeniyle sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 188/5. maddesinin uygulanma koşulları oluştuğu halde uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. 1. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Dava dosyası kapsamına göre, uyuşturucu madde ticareti yaptığı yönünde bilgiler bulunan ve bu nedenle hakkında 5271 sayılı Kanun'un 135. maddesinde düzenlenen iletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması tedbiri uygulanan sanığın 19.07.20 22... .07.2022 tarihli eylemlerde ele geçirilen uyuşturucuları Saray ilçesinden Van il merkezine naklettiği iddiasına ilişkin olarak; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, her iki olayda da Cumhuriyet savcısı tarafından verilen arama emirleri uyarınca yapılan aramaların usul ve kanuna uygun oldukları, hükme esas alınan iletişimin tespiti çözüm tutanaklarına yansıyan görüşmelerin bir kısmının 5271 sayılı Kanun'un 135/3. maddesi uyarınca tanıklıktan çekinebilecek kişiler arasında olmadığı ve tanıklıktan çekinebilecek olan sanığın çocuklarının da soruşturma dosyasının şüphelisi olmaları nedeniyle iletişimin tespiti çözüm tutanaklarının hükme esas alınabilecekleri, ele geçen uyuşturucuların miktarı ve niteliği dikkate alındığında sanığa ait aracın müsaderesine karar verilmesinin usul ve kanuna uygun olduğu anlaşılmakla, her iki olay yönünden fiziki takip ve olay tutanakları, iletişimin tespiti çözüm tutanakları içerikleri, (2) nolu olay yönünden ayrıca diğer sanık ...'ın alınan savunmasında suça konu uyuşturucuyu sanıktan almış olduğuna dair beyanı ve duruşmadaki teşhisi, ele geçirilen ... miktarlarının kişisel kullanım sınırlarının üzerinde olması, 30.07.2022 tarihli (2) nolu olay yönünden benzin istasyonundan alınan kamera görüntülerine ilişkin inceleme tutanağı ve tutanak mümzilerinin mahkemece tanık sıfatıyla alınan beyanları, uzmanlık raporları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanığın üzerine atılı zincirleme biçimde uyuşturucu madde ticareti suçunu işlediğine dair kabulde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Dava dosyası kapsamına göre, uyuşturucu madde ticareti yaptığı yönünde bilgiler bulunan ve bu nedenle hakkında 5271 sayılı Kanun'un 135. maddesinde düzenlenen iletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması tedbiri uygulanan sanığın 19.07.2022 tarihli olayda ele geçirilen uyuşturucuyu atılı suç kapsamında naklettiği iddiasına ilişkin olarak; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, sanığın aracında Cumhuriyet savcısı tarafından verilen arama emri uyarınca yapılan arama ile yazılı gerekçe ve ele geçen uyuşturucunun miktarı dikkate alındığında temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşılmasının usul ve kanuna uygun olduğu anlaşılmakla, fiziki takip ve olay tutanakları, iletişimin tespiti çözüm tutanakları içerikleri, ele geçirilen uyuşturucunun miktarı itibarıyla kişisel kullanım sınırlarının üzerinde olması, tutanak mümzilerinin mahkemece tanık sıfatıyla alınan beyanları, uzmanlık raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair kabulde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. 3. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Dava dosyası kapsamına göre, sanığın 30.07.2022 tarihli olayda ikametinde yapılan aramada ele geçirilen uyuşturucuları atılı suç kapsamında bulundurduğu iddiasına ilişkin olarak; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, sanığın ikametinde Cumhuriyet savcısı tarafından verilen arama emri uyarınca yapılan aramanın usul ve kanuna uygun olduğu ve sanığın ikametinde yapılan aramaya katılan diğer tutanak mümzilerinin dinlenmelerinin 5271 sayılı Kanun'un 206/2-b maddesi uyarınca karara bir etkisinin bulunmadığı anlaşılmakla, fiziki takip ve olay tutanakları, suça konu uyuşturucunun sanığın ikametinde ele geçirilmesi ve miktarı itibarıyla kişisel kullanım sınırlarının üzerinde olması, tutanak mümzilerinin mahkemece tanık sıfatıyla alınan beyanları, uzmanlık raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair kabulde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. 4. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Dava dosyası kapsamına göre, sanığın 30.07.2022 tarihli olayda ele geçirilen uyuşturucuyu atılı suç kapsamında naklettiği iddiasına ilişkin olarak; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma koşullarının oluşmadığı ve ele geçen uyuşturucunun miktarı dikkate alındığında temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşılmasının usul ve kanuna uygun olduğu anlaşılmakla; sanığın ikrarı, fiziki takip ve olay tutanakları ile benzin istasyonundan alınan kamera görüntülerine ilişkin inceleme tutanağı, suça konu uyuşturucunun miktarı itibarıyla kişisel kullanım sınırlarının üzerinde olması, tutanak mümzilerinin mahkemece tanık sıfatıyla alınan beyanları, uzmanlık raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair kabulde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından sanık ve müdafiinin temyiz istemi yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. 5. Suça sürüklenen çocuk ... hakkında kurulan hüküm yönünden 1-) Dava dosyası kapsamına göre, suça sürüklenen çocuğun 19.07.2022 tarihli olayda ele geçirilen uyuşturucuyu atılı suç kapsamında naklettiği iddiasına ilişkin olarak; 2-) Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, suça sürüklenen çocuk hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma koşullarının oluşmadığı ve ele geçen uyuşturucunun miktarı dikkate alındığında temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşılmasının usul ve kanuna uygun olduğu anlaşılmakla; fiziki takip ve olay tutanakları, iletişimin tespiti çözüm tutanakları içerikleri, ele geçirilen uyuşturucunun miktarı itibarıyla kişisel kullanım sınırlarının üzerinde olması, tutanak mümzilerinin mahkemece tanık sıfatıyla alınan beyanları, uzmanlık raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı suçu işlediğine dair kabulde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde düzeltme nedeni ve eleştiri dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 3-) 5237 sayılı Kanun'un 53/4. maddesinde yer alan "...... fiili işlediği sırada on sekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında birinci fıkra hükmü uygulanmaz" şeklindeki düzenleme karşısında, fiili işlediği sırada 18 yaşını doldurmamış olan sanık hakkında, aynı Kanun’un 53/1. maddesinde belirtilen hak yoksunluklarına hükmedilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğu görülmüş ise de, bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.

III. KARAR 1. Sanıklar ..., ..., ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçe bölümünde (1), (2), (3) ve (4) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle Van Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 08.10.2025 tarihli ve 2024/397 Esas, 2025/886 Karar sayılı kararında sanık ... ve sanıklar müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanıklar ..., ... ve ... hakkındaki salıverilme taleplerinin REDDİNE, 2. Suça sürüklenen çocuk ... hakkında kurulan hüküm yönünden Gerekçe bölümünde (5) nolu bentte açıklanan nedenlerle suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Van Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 08.10.2025 tarihli ve 2024/397 Esas, 2025/886 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 303. maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün, (8) nolu bendinin 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin sekizinci paragrafının hükümden tümüyle çıkarılması, suretiyle, İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılığın DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Van 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Van Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.06.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2026/225, K. 2026/8788, T. 18.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2026-225-e-2026-8788-k-53e47ed904fe