Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2024/9198 E. 2026/11111 K. – Cumhurbaşkanına
Konu: Cumhurbaşkanına Hakaret
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/9198
- Karar No
- 2026/11111
- Karar Tarihi
- Konu
- Cumhurbaşkanına Hakaret
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/765 E., 2024/638 K. SUÇ : Cumhurbaşkanına hakaret HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde yapıldığı, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında Cumhurbaşkanına hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen beraat hükmüne yönelik olarak, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının kabulüyle yapılan duruşmalı inceleme neticesinde; beraat kararının kaldırılmasına ve sanığın mahkumiyetine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz istemi özetle; suçun sübut bulmadığına, eksik inceleme neticesinde verilen ve yerinde olmayan kararın bozulmasına ilişkindir. III. GEREKÇE 1. Sanık hakkında kurulan hükme ilişkin olarak sanığın savunması, katılan vekilinin beyanları, ses kaydına ilişkin CD çözümleme tutanağı ile tüm dosya kapsamı karşısında temyiz sebebi olarak ileri sürülen hususlarda Mahkemenin takdir ve gerekçesi yerinde bulunmuştur.
2. Sanığa yükletilen Cumhurbaşkanına hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı; Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı Anlaşıldığından, yapılan incelemede isabetsizlik görülmemiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sair nedenler yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık olmadığından, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, tebliğname'ye uygun olarak, oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Eskişehir 9. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.06.2026 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY
Sanık hakkında Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığınca Cumhurbaşkanına hakaret suçundan kamu davası açılmış olup, Eskişehir 9. Asliye Mahkemesince sanığın üzerine atılı suçun unsurları itibariyle oluşmadığı anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun'un 223-2a maddesi gereğince beraatine karar verilmiştir. Cumhuriyet savcısının istinaf etmesi üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesi, ilk derece mahkemesinin beraat hükmünü kaldırarak TCK 299-1, 62, 53... maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezasına hükmetmiştir. Dairemiz sayın çoğunluk görüşüyle mahkumiyet hükmü onanmıştır. ... L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunan sanığın, babasıyla yapmış olduğu telefon konuşmasında Cumhurbaşkanına hakaret içerikli söylemde bulunduğu iddia edilmiş, bu iddialar tutanak ve tanık beyanları ile ispat edilmiştir. Ancak sanığın cezaevinde hükümlü olması sebebiyle yapmış olduğu konuşmaların idari ve önleme maksatlı olarak dinlendiği, bu dinlemelerin daha sonra tutanak altına alındığı ve bu dinlemelerin de yasal olduğu hususunda herhangi bir şüphe yoktur. Ceza İnfaz Kurumları Yönetmeliği ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı hakkında tüzüğün 88. maddesinde telefonla konuşma hakkı düzenlenmiştir. Ancak bu bir idari düzenlemedir. CMK'nın 135. maddesinde Telekomünikasyon yoluyla yapılan iletişimin denetlenmesi tespiti ve kaydı alınması düzenlenmiş olup ikinci maddesinde "şüpheli veya sanığın tanıklıktan çekinebileceği kişilerle iletişimi kayda alınamaz. Kayda alma gerçekleştikten sonra bu durumun anlaşılması halinde alınan kayıtlar derhal yok edilir." şeklinde düzenleme yapılmış ve bu konuşmaların yapılan yargılamalarda delil olarak kullanılamayacağı Yargıtayın yerleşik içtihatlarıyla da kabul edilmiştir. Bu durum karşısında sanığın babası ile yapmış olduğu telefon görüşmesinin yapılan ceza yargılamasında delil olarak kabul edilemeyeceği ancak önleme tedbirlerinin alınması için kullanılabileceği açıktır. Bu sebeplerle sanık hakkında Cumhurbaşkanına hakaret suçundan dolayı yapılan yargılamada bu delilden yola çıkılarak mahkumiyet kararı verilemeyeceği kanaatindeyiz. Yukarıda açıklanan nedenlerle, sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmü yerine beraat kararı verilmesi gerektiği düşüncesiyle çoğunluk görüşüne katılmıyoruz.