Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2025/9989 E. 2026/5387 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2025/9989
Karar No
2026/5387
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2614 E., 2025/2835 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.

I. HUKUKÎ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı İzmir 23. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.04.2025 tarihli ve 2024/510 Esas, 2025/214 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a-b, 62, 52, 53... . maddeleri uyarınca 13... ay hapis cezası ve 137.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin, 10.07.2025 tarihli ve 2025/2614 Esas, 2025/2835 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Suçun unsurlarının oluşmadığına, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, 5237 sayılı Kanun'un 188/4-b maddesinin uygulanma koşullarının oluşmadığına, sanık hakkında hapis cezası yanında hükmedilen adli para cezasının orantısız olduğuna, lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin uygulanması ve beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre; 25.09.2024 tarihinde, sanığın uyuşturucu madde sattığı yönünde istihbari bilgi üzerine kolluk tarafından yapılan fiziki takipte, kullanıcı tanık ....'nin sanığa para verdiğinin görülmesi üzerine uyuşturucu madde ticareti yapıldığı değerlendirilerek kolluk ekipleri tarafından seri bir şekilde sanık ve tanığın yanına gidildiği, bu esnada sanığın elindeki para ve kokain maddesini yere attığı, sanığın sol avuç içerinde 4 ayrı şeffaf poşete sarılı kokain maddesini tuttuğunun görüldüğü, ayrıca sanığın uyuşturucu maddeleri Kadifekale Bölgesi'nde bir trafoda sakladığını beyan ederek yer göstermesi neticesinde kolluk görevlilerince sanık refakatinde trafonun ön kısmında taşların altına saklanan 3 adet şeffaf poşete sarılı kokain maddesi ele geçirildiği iddiasına ilişkin olarak; İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemesi gerekçeli karar başlıklarında suç tarihinin ''25.09.2024" yerine "25.05.2024" olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak kabul edilmiştir. Olayın intikal şekli, uyuşturucu maddenin ele geçirilmesine ilişkin olarak kolluk tarafından düzenlenen tutanaklar, suça konu uyuşturucu maddeye ilişkin uzmanlık raporu, bilirkişi raporu, uyuşturucu kullanıcı tanık ....'nin beyanları ile teşhis tutanağı ve tüm dava dosyası kapsamındaki delillere göre, sanığın üzerine atılı suçun sübuta erdiği, 5237 sayılı Kanun'un 188/4-b maddesinin uygulama koşullarının oluştuğu, koşulları bulunmadığından etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasında bir isabetsizlik bulunmadığı, 5237 sayılı Kanun'un cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin isabetli olduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.

III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin, 10.07.2025 tarihli ve 2025/2614 Esas, 2025/2835 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İzmir 23. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.04.2026 tarihinde karar verildi. ...

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2025/9989, K. 2026/5387, T. 27.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2025-9989-e-2026-5387-k-3dee03f8adf6