Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2025/6970 E. 2026/5751 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/6970
- Karar No
- 2026/5751
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/821 Esas, 2025/719 Karar SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Bursa 18. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.01.2025 tarihli ve 2024/368 Esas, 2025/19 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 52/2, 52/4, 53... . maddeleri uyarınca 16... ay hapis ve 165.000,00 TL adli para cezaları ile cezalandırılmasına, adli para cezasının 24 eşit taksitte tahsiline, taksitlerden birinin süresinde ödenmemesi halinde kalan tutarın tamamının muaccel hale geleceği ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin sanığa ihtarına, hak yoksunluklarının uygulanmasına, cezanın ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. Hükme karşı sanık müdafii tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 28.03.2025 tarihli ve 2025/821 Esas, 2025/719 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun incelenmesinde; sanığın sabit kabul edilen eyleminde uyuşturucu maddeyi alan ...'in beyanında sanığa aldığı uyuşturucu madde karşılığında 1.000 TL verdiğini belirttiği, sanığın yakalandığına üzerinde 20.960 TL para bulunduğu ve bu paraya el konulduğu, buna göre suçtan elde edildiği tanık beyanıyla da sabit olan 1.000 TL paranın müsaderesine karar verilip kalan paranın iadesi gerekirken, suçtan elde edilen paranın müsaderesine karar verilmemesi hatalı ise de, bu hususta aleyhe istinaf talebi bulunmadığından eleştirilmekle yetinilmesine karar verilmiştir. Yargılama nedeniyle yapılan flash bellek fatura tutarı 1.404,00 TL'nin yargılama giderlerine dahil edilmemesi hatalı ise de, aleyhe istinaf talebi bulunmadığından eleştirilmekle yetinilmiştir. Eleştirilen hususlar dışında sanık müdafinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafinin Temyiz İstemi Eksik soruşturma ve yetersiz delillerle karar verildiğine, sanık hakkında istihbari bilgi veya kayıt olmadığına, bu kayıtların adli soruşturmada delil mahiyeti taşımadığına, hukuka aykırı şekilde elde edilmiş delillerin mahkumiyet hükmüne esas alınamayacağına, olay tutanaklarının gerçeği yansıtmadığına, suç vasfında yanılgıya düşüldüğüne, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edilmesinin hukuka aykırı olduğuna ve takdiri lehe hükümlerin uygulanmamasının haklı bir gerekçesinin ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, sanığın ikamet ettiği konutta yüklü miktarda uyuşturucu madde bulundurup civardaki kişilere uyuşturucu madde sattığına dair edinilen bilgilere istinaden fiziki takibe başlandığı, kullanıcı tanık A.K.'nin aracıyla sanığın yanına geldiği, sanığın kullanıcı tanığa ... maddesini sattığı, ayrıca kullanım sınırının üzerinde yüklü miktarda ... maddesini üzerinde bulundurduğu iddiasına ilişkin olarak; 1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı belirlenmiştir. Sanığın uyuşturucu madde sattığına dair edinilen bilgiler, fiziki takip tutanağı ve kullanıcı tanığın beyanları birlikte değerlendirildiğinde eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiği sonucuna varılmıştır. Kullanım sınırının çok üzerinde uyuşturucu madde bulundurma ile kullanıcı tanığa uyuşturucu madde satma şeklindeki sanığın eylemine uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, koşulları oluşmadığından etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasının isabetli olduğu anlaşılmıştır. 5237 sayılı Kanun’un "cezanın belirlenmesi" başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada "orantılılık ilkesi" nazara alındığında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin ve dosya kapsamıyla örtüşen gerekçelerle takdiri indirim hükmünün uygulama dışı bırakılmasının isabetli olduğu anlaşıldığından, sanık müdafinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda ve yöneltilen eleştirilerde aşağıda belirtilen düzeltme nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. 04.06.2025 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun'un 14. maddesiyle değişik 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108/3. maddesi uyarınca ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda birinci fıkradaki koşullu salıverilme sürelerinin uygulanacağının düzenlendiği dikkate alındığında, ''sanık hakkında koşullu salıverilme hükümlerinin uygulanmamasına'' şeklinde karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiş; bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 28.03.2025 tarihli ve 2025/821 Esas, 2025/719 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2-4. maddesi gereği BOZULMASINA, bu hususun yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, İlk Derece Mahkemesinin hükmünün (10). fıkrasından "... İNFAZ SIRASINDA SANIK HAKKINDA KOŞULLU SALIVERME HÜKÜMLERİNİN UYGULANMASINA YER OLMADIĞINA,..." ibaresinin çıkartılması suretiyle, Tebliğnameye kısmen uygun olarak, oybirliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Bursa 18. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.05.2026 tarihinde karar verildi.