Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2025/6667 E. 2026/6427 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2025/6667
Karar No
2026/6427
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/1019 Esas, 2025/853 Karar SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle; Sanık müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Batman 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.02.2025 tarihli ve 2024/785 Esas, 2025/41 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 53, 58, 63, 54/4 maddeleri uyarınca 11 yıl hapis ve 110.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 24.04.2025 tarihli ve 2025/1019 Esas, 2025/853 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafilerin Temyiz Sebepleri Kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, eksik ve yetersiz inceleme ile hüküm kurulduğuna, istihbari bilginin kaynağının araştırılmadığına ve soyut nitelikte olduğuna ve arama kararı mevcut olmadığına, tutanak mümzilerin dinlenmediğine, sanığın ticaretini yaptığı iddia edilen uyuşturucu maddeleri kullanmak maksadıyla bulundurduğuna kaldı ki ele geçirilen maddelerin yıllık kullanım sınırında olduğuna, atılı suça ilişkin somut bir delil bulunmadığına, temel cezanın alt sınırdan uzaklaşmak sureti ile belirlenmesinin, takdiri indirim ve etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna, sanığın tahliyesine ve beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, 18.08.2024 tarihinde 34 ** 5450 plaka sayılı araçta uyuşturucu madde taşındığı yönünde istihbari bilgi edinilmesi üzerinde aynı gün içerisinde sanık ... ve tanıklar E.M, S.K, A.B, S.Ö ve Y.Y'nin bulunduğu bahse konu aracın ... Beldesi girişi Batman istikametine doğru seyir halinde olduğunun tespiti üzerine fiziki takibe başlanıldığı bir süre sonra bahse konu aracın camından üç adet paket atıldığının görülmesi üzerine durdurulduğu, muhafaza altına alınan paketler kontrol edildiğinde kullanım sınırı üzerinde kenevir bitkisi ele geçirildiği olayda sanığın ticari amaçla uyuşturucu madde bulundurmak sureti ile uyuşturucu madde ticareti yapma ve sağlama suçunu işlediği iddiasına ilişkin olarak; 1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, hukuka uygun surette elde edilen ve eksiksiz incelenen delillerin suçun sübutunun tayinde yeterli olduğu, arama işleminin usul ve yasaya uygun olduğu, kimlik tespit tutanakları, istihbari bilgi içeriği ile uyumlu olay tutanağı içeriği, elkoyma tutanağı, sayım ve tartım tutanağı, kriminal raporu, tanıkların soruşturma aşamasında sanığın araca binerken elinde bir poşet olduğunu beyan etmeleri yine tanıklar A.B ve S.Ö'nün suça konu paketlerin araç camından sanık tarafından atılığını beyan etmeleri, sanığın aşamalarda suça konu maddelerin tarafına ait olduğunu beyan etmesi ve ele geçirilen madde miktarının şahsi kullanım sınırı üzerinde olması karşısında Mahkemenin, sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığı şeklindeki kabulün, hukuka uygun olarak toplanan delillere dayanarak mahkumiyet hükmü kurulmasının, 5237 sayılı Kanun’un cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin isabetli olduğu, dosya kapsamıyla örtüşen gerekçelerle takdiri indirim hükmünün uygulama dışı bırakılmasında ve sanığın suçunun ortaya çıkarılmasında yardım niteliğinde kabul edilebilecek bir eylemi bulunmadığından hakkında etkin pişmanlık hükmünün uygulanmamasında isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafilerin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda düzeltme nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2.Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik hükmün adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin kısımında Türk Ceza Kanunu'nun 52/4. maddesi gereğince sanığa verilen para cezasının miktarı ve sanığın ekonomik durumu dikkate alınarak birer ay taksitler halinde 10 eşit taksit halinde sanıktan tahsiline karar verildikten sonra taksitlerden birinin ödenmemesi halinde kalan taksitlerin tamamının sanıktan tahsil edileceğinin yanında ödenmeyen adli para cezasının hapse "çevrileceği" ihtarı yerine "çevrilebileceğine" karar verilerek 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 52/4-son maddesine aykırı davranılmasının hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiş, bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

III. KARAR Gerekçe bölümünde yer alan (2) nolu paragrafta açıklanan nedenle, sanık müdafilerin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 24.04.2025 tarihli ve 2025/1019 Esas, 2025/853 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 302/2. maddesi gereği, BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303. maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün taksitlendirilmesine ilişkin kısımından "hapse çevrilebileceği" ibaresi çıkartılarak yerine "hapse çevrileceği" ibaresinin eklenmesi suretiyle, İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılıkların DÜZELTİLEREK, Tebliğname'ye kısmen uygun olarak, oybirliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Batman 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.05.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2025/6667, K. 2026/6427, T. 12.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2025-6667-e-2026-6427-k-eb71b5c47431