Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2025/4758 E. 2026/8165 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/4758
- Karar No
- 2026/8165
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/3163 Esas, 2024/3246 Karar SUÇLAR : Uyuşturucu madde ticareti HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanık ... müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Bodrum 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.08.2024 tarihli ve 2024/20 Esas, 2024/877 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 62, 52, 53, 54... . maddeleri uyarınca 12... ay hapis cezası ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin, 24.10.2024 tarihli ve 2024/3163 Esas, 2024/3246 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ A. Temyiz sebepleri Sanık ... Müdafinin Temyiz İstemi Sanığın, suça konu uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri kullanmak amacıyla bulundurduğuna ve kullanıcı olduğuna ilişkindir. Sanık ... Müdafilerinin Temyiz İstemleri Sanığın, suça konu uyuşturucu ve uyarıcı maddeleri kullanmak amacıyla bulundurdurduğuna, kullanıcı olduğuna, "şüpheden sanık yararlanır" ilkesi gereği sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, cep telefonu incelemesinin usulsüz yapıldığına ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Sanıklar Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden Dava dosyası kapsamına göre; suç tarihinde, sanıkların motosikletle İzmir'den Bodrum'a uyuşturucu madde getireceklerine ilişkin bilgi alınması üzerine uygulama noktasında durduruldukları, yapılan aramada sanık ...'ın üzerinde suça konu çeşitli uyuşturucu maddelerin ele geçirildiği, bu suretle sanıkların üzerlerine atılı suçu işlediklerinin iddiasına ilişkin, olarak; 5271 sayılı Kanun'un 23/1 maddesinde yer alan "Aynı işte soruşturma evresinde görev yapmış bulunan hakim, kovuşturma evresinde görev yapamaz" şeklindeki düzenlemenin, 5320 sayılı CMK'nın Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 11. maddesinde sayılı "Ceza Muhakemesi Kanunun 23. maddesinin ikinci fıkrası, Kanunun 163. maddesi hükmü dışındaki hallerde uygulanmaz" şeklindeki belirleme ile sınırlandırıldığı anlaşıldığından, sulh ceza mahkemelerinde sorgu yapan hakimin yargılamaya katılabilecek hakimlerden olduğu, 5271 sayılı Kanun'un 163. maddesinde sayılı "suç üstü hali ile geçikmesinde sakıncalı bulunan hallerde, Cumhuriyet Savcısına erişilemiyorsa veya olay genişliği itibarıyla Cumhuriyet Savcısının iş gücünü aşıyorsa, sulh ceza hakimi de bütün soruşturmayı yapabilir" hükmü dışında kaldığı, dosya kapsamından sanığın adil yargılanma ve savunma hakkının kısıtlanmadığı anlaşıldığından,tebliğnamedeki bozma görüşüne iştirak olunmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, olay tarihinde İzmir ilinden Bodrum ilçesine uyuşturucu madde sevkiyatı yapılacağı yönünde edinilen bilgi üzerine yürütülen çalışmalar sonucunda yakalandıkları, sanık ...'ın üst aramasında çeşitli tür ve miktarlarda uyuşturucu maddelerin ele geçirildiği, sanıkların aşamalardaki savunmaları, yakalama, arama, muhafaza altına alma tutanakları, ekspertiz ve kriminal inceleme raporları, cep telefonu incelenmesine ilişkin bilirkişi raporu, sanıkların mesajlaştıkları tanıklarının beyanları ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, sanıkların uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma suçunu işlediklerine yönelik kabulde bir isabetsizlik bulunmadığı, arama ve elkoyma işlemlerinin hukuka uygun şekilde gerçekleştirildiği anlaşılmakla, sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, İlk Derce Mahkemesince verilen kararda aşağıda belirtilen hususlar dışında hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 23.01.2018 tarih, 2017/463 Esas, 2018/20 Karar sayılı ve 23/01/2018 tarih, 2015/962 Esas, 2018/16 Karar sayılı ilamlarında vurgulandığı üzere, İlk Derece Mahkemesinin hükmün adli para cezasına ilişkin kısmında, ödenmeyen para cezasının hapse çevrileceği yerine, çevrilebileceğine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuş, bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
III. KARAR Gerekçe bölümünün açıklanan nedenlerle, sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin, 24.10.2024 tarihli ve 2024/3163 Esas, 2024/3246 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 303.maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükümlerinin, adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin bölümünden, "hapse çevrilebileceğinin" ibaresinin çıkartılarak "hapse çevrileceğinin" ibaresinin eklenmesi sureti ile İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılığın DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1.maddesi uyarınca Bodrum 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.06.2026 tarihinde karar verildi.