Yargıtay · 1. Ceza Dairesi
Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2025/5089 E. 2026/5142 K. – Nitelikli Kasten
Konu: Nitelikli Kasten Öldürme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/5089
- Karar No
- 2026/5142
- Karar Tarihi
- Konu
- Nitelikli Kasten Öldürme
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1859 E., 2025/636 K. SUÇ : Nitelikli kasten öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.09.2024 tarihli ve 2024/82 Esas, 2024/296 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 82/1-a, 53, 58. maddeleri uyarınca ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 17.04.2025 tarihli ve 2024/1859 Esas, 2025/636 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun, uygulama maddesi 5237 sayılı Kanun'un 82/1-e olarak düzeltilerek 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine, eksik incelemeye, suçun sanık tarafından işlendiğine dair delil bulunmadığına, kasta, takdiri indirim nedenlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE 1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan adlî raporların yeterli olduğu, eksik incelemenin bulunmadığı, adil yargılanma hakkının ihlal edilmediği, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı suçta kullanılan tabancanın nitelik ve elverişliliği, hedef alınan vücut bölgesi nazara alındığında eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmamasına karar verildiği anlaşıldığından, temyiz sebeplerinin incelenmesinde bozma nedeni dışında hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Dosya içeriğine göre; olay günü sanık sevk ve idaresindeki araçla seyir halinde iken, sokak üzerinde mahalleden tanıdığı maktul ... tanık Nisanur'u görerek yanlarında durduğu, maktulün üşüdüğü için aracın ön yolcu koltuğuna bindiği, tanık ...'un aracın dışında olduğu, sohbet ettikleri sırada sanığın aracın sürgülü kapısı kenarından kendisine ait tabancayı çıkartıp maktul ... tanığa gösterdiği, tabancayı önce tanığa doğrultarak "Vurayım mı seni" diye sorduğu, tanığın "Vur abi" şeklinde cevap verdiği, sanığın tabancayı bu kez ön koltukta oturan maktule doğrulttuğu ve "Seni vurayım mı" diye sorduğu, maktulün "Vur abi nasıl olsa silah boş" dediği, ardından sanığın iradi olarak tetiğe bastığı, maktulün kafasından vurulduğu ve kaldırıldığı hastanede vefat ettiği olayda; sanık ile maktul arasında dosyaya yansıyan bir husumet olmadığı, sanığın maktulü doğrudan kastla bilerek ve isteyerek vurduğu yönünde bir delil bulunmadığı, ancak silahı maktulün kafasına doğrultması, silahın patlaması halinde maktulün ölebileceğini öngörebilecek durumda olması göz önüne alındığında, sanığın ölüm sonucunu kabullenerek olası kast ile hareket ettiği anlaşıldığından; çocuğa ve kadına karşı olası kastla öldürme suçundan 5237 sayılı Kanun'un 82/1-e, f ve 21/2. maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde çocuğa karşı doğrudan kastla öldürme suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi suretiyle fazla ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR Gerekçe bölümünün (2) numaralı paragrafında açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görüldüğünden, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 17.04.2025 tarihli ve 2024/1859 Esas, 2025/636 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliği ile BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b maddesi uyarınca takdiren İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.09.2026 tarihinde karar verildi.