Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2025/6777 E. 2026/8957 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/6777
- Karar No
- 2026/8957
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/1518 E., 2025/1655 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, sanık ...'ın 07.05.2026 tarihli dilekçesi değerlendirildiğinde sanığın iradesinin açık ve net şekilde vazgeçme iradesi içermediği belirlenmiştir.
I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı İzmir 19. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.01.2025 tarihli ve 2024/517 Esas, 2025/24 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 62, 52... . ( ayrıca sanık ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58. md. ) maddeleri uyarınca 12... ay hapis ve 125.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ( ayrıca sanık ... hakkında verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ) karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 05.05.2025 tarihli ve 2025/1518 Esas, 2025/1655 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca sanıklar lehine etkin pişmanlık indirimi uygulanmak suretiyle düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Sanık ... müdafiinin temyiz istemi Suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, ele geçen uyuşturucu maddenin kullanmak için bulundurulduğuna, yeterli delil bulunmadığından sanık hakkında beraat kararı verilmesinin gerektiğine, delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına ilişkindir. 2.Sanık ... müdafiinin temyiz istemi Suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, ele geçen uyuşturucu maddenin kullanmak için bulundurulduğuna, yeterli delil bulunmadığından sanık hakkında beraat kararı verilmesinin gerektiğine, delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, kolluk görevlilerinde sanıkların birlikte uyuşturucu ticareti yaptıklarına ilişkin istihbari bilgi üzerine adreslerinin tespit edildiği, olay tarihinde sanıkların evden çıkarak ticari taksiye bindikleri görülünce taksinin durduruluğu, sanıklara üzerlerinde herhangi bir suç ve suç unsuru olup olmadığı sorulduğunda sanık ...'ın çantasından çıkardığı ... olduğu tespit edilen uyuşturucu maddeyi kolluk görevlilerine rızaen teslim ettiği, diğer sanık ...'ın da LSD olduğunu beyan ettiği kağıt parçalarını kolluk görevlilerine rızaen teslim ettiği, Cumhuriyet savcısından alınan arama kararlarına istinaden sanık ...'ın ikametinde yapılan aramada ... olduğu tespit edilen uyuşturucu madde ile pregabalin içeren hapların ele geçirildiği, sanık ...'ın ikametinde yapılan aramada ... olduğu tespit edilen uyuşturucu madde, şırınga içinde LSD maddesi, pregabalin içeren haplar ile hassas terazilerin ele geçirildiği ve sanıkların bu şekilde uyuşturucu madde ticareti suçunu işlediklerinin iddia edildiği olaya ilişkin olarak, 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a fıkrasına göre Bölge Adliye Mahkemesi ''İlk derece mahkemesinin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığını, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığını, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğunu saptadığında istinaf başvurusunun esastan reddine, “ 5271 sayılı Kanun'un 303/1. maddesinin "(a), (c), (d)", (e), (f), (g) ve (h) bentlerinde yer alan ihlallerin varlığı hâlinde hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine,” karar verileceği belirtilmiştir. Dava dosyası kapsamına göre; İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesince "sanıklar hakkında Türk Ceza Kanunu'nun 192/3. maddesinde yer alan etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeyerek fazla ceza tayini yoluna gidilmesinin kanuna aykırı olduğu" belirtilerek bu hukuka aykırılığın dosya içeriği ve delil durumuna göre, yeniden yargılamayı ve olayın daha ziyade aydınlatılmasını gerektirmeyip dosya üzerinde düzeltilebilir nitelikte aykırılık olduğu değerlendirilerek Türk Ceza Kanunu'nun 188/4-a maddesinin uygulanmasına ilişkin paragrafından sonra gelmek üzere, "sanıkların suçun ve suç vasfının ortaya çıkmasına hizmet ve yardım ettiği anlaşıldığından, Türk Ceza Kanunu'nun 192/3. maddesi gereğince yardımın niteliğine göre sanıklara verilen cezadan takdiren 1/2 oranında indirim yapılarak, sanıkların ayrı ayrı 7'şer yıl 6'şar ay hapis ve 750'şer gün karşılığı adli para cezası ile cezalandırılmalarına," paragrafının eklenmesine, Türk Ceza Kanunu'nun 62/1 ve 52/2. maddelerinin uygulanmasına dair paragrafında yer alan, "... 12... ay hapis ve 1250 gün..." ve "...125.000,00 TL ..." ibarelerinin ayrı ayrı çıkarılarak yerlerine, ayrı ayrı "...6'şar yıl 3'er ay hapis ve 625'er gün..." ve "...62.500,00'er TL..." ibarelerinin eklenmesine, hükmün netice cezaya ilişkin 5. fıkrasında yer alan "sanıkların neticeten 12... ay hapis ve 125.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına," ifadesinin hükümden çıkartılarak yerine "sanıkların neticeten ayrı ayrı 6'şar yıl 3'er ay hapis ve 62.500,00'er TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına," ifadesinin hükme eklenmesi suretiyle hükmün 5271 sayılı Kanun'un 280/1-c maddesi gereğince düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş ise de, mahkemece dayanılan düzeltme sebebinin 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi atfı ile aynı Kanun'un 303/1-a, c, d, e, f, g ve h bentleri kapsamında bulunmadığı, aynı Kanun'un 280/1-c maddesinde düzenlenen başka bir araştırmaya ihtiyaç duyulmadan cezayı kaldıran veya cezada indirim yapılmasını gerektiren şahsî sebeplere ya da şahsî cezasızlık sebeplerine bağlı daha az ceza verilmesini gerektiren bir durumun da bulunmadığı anlaşılmakla, Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılarak hükümlerin kurulması gerekli iken bu usule uyulmaksızın hükümlerin düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, sair yönleri incelenmeyen İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 05.05.2025 tarihli ve 2025/1518 Esas, 2025/1655 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. ve 283. maddeleri uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık ... Cavlak hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b maddesi uyarınca takdîren, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ( 17 ). Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.06.2026 tarihinde karar verildi.