Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2025/2814 E. 2026/4972 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/2814
- Karar No
- 2026/4972
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2766 E., 2024/1762 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, suça sürüklenen çocuk müdafinin temyiz isteminin vekalet ücreti ile sınırlı olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanık ... müdafii duruşma talebinde bulunmuş ise de; dosya kapsamı dikkate alınarak takdiren duruşma talebinin reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Osmaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.09.2024 tarihli ve 2024/29 Esas, 2024/331 Karar sayılı kararı ile sanıklar ... ve ... hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 188/3. ve 53. maddeleri uyarınca 10 yıl hapis ve 20.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve sanık ... hakkında verilen cezanın 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, suça sürüklenen çocuk hakkında uyuşturucu maddi ticareti suçundan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Osmaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.09.2024 tarihli ve 2024/29 Esas, 2024/331 Karar sayılı kararı hakkında Cumhuriyet savcısı, sanık ... ve müdafii ile sanık ... müdafii tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, duruşma açılmadan verilen 27.11.2024 tarihli ve 2024/2766 Esas, 2024/1762 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi Suça sürüklenen çocuğun eyleminin sabit olduğuna ve atılı suçtan cezalandırılması gerektiğine ilişkindir. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İstemi Suça sürüklenen çocuk lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir. Sanık ... ve Müdafiinin Temyiz İstemi Sanık savunmalarının dikkate alınmadığına, atılı suçu işlemediğine, atılı suçu işlediğine dair delil bulunmadığına, suçun unsurlarının oluşmadığına, ele geçirilen uyuşturucu maddenin kullanım sınırları içerisinde kaldığına, şüphenin sanık lehine yorumlanması gerektiğine, Bölge Adliye Mahkemesi kararının yeterli gerekçe içermediğine, sanığın tahliyesine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulduğuna, sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığına dair delil bulunmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin dikkate alınması gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. Sanık ... müdafii, sanık ... ve müdafii ile suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz talepleri yönünden Suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz talebinin vekalet ücretine hasren olduğu belirlenerek yapılan temyiz incelemesinde; Dava dosyası kapsamına göre, sanık ...'nun sanık ...'nın Diyarbakır ilinden görüşüp ayarladığı kişilerden uyuşturucu almak üzere tek başına, kiraladığı araç ile Diyarbakır iline gittiği, Diyarbakır ilinden temin ettiği suça konu uyuşturucu maddeleri ... iline götürmek üzere yola çıktığı, kolluk görevlilerinin rutin yol uygulamasında durdurulduğu, aracında suça konu uyuşturucu maddelerin ele geçirildiği, sanıklar ...ve ...'in bu şekilde fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek atılı suçu işledikleri iddiasına ilişkin olarak;
Olayın intikal şekli, ele geçirilen uyuşturucu maddelerin miktarı, ele geçirilen uyuşturucu maddelere ilişkin kriminal rapor, sanıkların aşamalardaki dosya kapsamına ve olağan hayat tecrübelerine uygun düşmeyen savunmaları, sanık ...'in cep telefonunda usulüne uygun olarak yapılan incelemede sanık ... ile mesajlaşmalarına ilişkin olarak tutulan tutanak ve mesajlaşma içerikleri ve tüm dava dosyası kapsamına göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının ve yaptırımın doğru biçimde belirlendiği, suça sürüklenen çocuk yararına maktu vekalet ücretine hükmedilebilmesi için kendisinin vekaletname ile atadığı bir vekille temsilinin gerekli olduğu ve dosya içerisinde bulunan belgelere göre müdafinin 5271 sayılı Kanun'un 150/2. maddesi uyarınca zorunlu olarak görevlendirildiğinin anlaşılması karşısında, suça sürüklenen çocuk lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık ... ve müdafii, sanık ... müdafii ve suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz talepleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Suça sürüklenen çocuk ... hakkında kurulan hükme yönelik Cumhuriyet savcısının temyiz talebi yönünden Dava dosyası kapsamına göre, sanık ...'nun Diyarbakır ilinden temin ettiği suça konu konu uyuşturucu maddeleri suça sürüklenen çocuk ...'dan aldığı iddiasına ilişkin olayda; sanık ...'ten streç poşetlere sarılmış halde ele geçirilen uyuşturucu maddelerin bulunduğu streç poşetler üzerinden alınan parmak izi örneklerinde suça sürüklenen çocuk ...'nın parmak izinin tespit edilmiş olması, parmak izi tespitinden sonra, 31.08.2023 tarihinde sanık ...'in müdafii huzurunda alınan savunmasında parmak izi raporu doğrultusunda suça sürüklenen çocuğu teşhis ederek, kendisine uyuşturucu maddeleri veren kişinin suça sürüklenen çocuk ... olduğunu beyan etmesi, suça sürüklenen çocuğun ikametinin uyuşturucu maddelerin temin edildiği Diyarbakır ilinde olması hususları birlikte değerlendirildiğinde, suça sürüklenen çocuğun sanık ...'e uyuşturucu maddeleri sabit olmasına göre, aşamalardaki uyuşturucu maddelerle bir ilgisinin olmadığına ve uyuşturucu maddelerin içinde olduğu streç poşetlerde parmak izinin nasıl çıktığını bilmediğine yönelik savunmalarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu dikkate alınarak suça sürüklenen çocuk hakkında atılı uyuşturucu madde ticareti suçundan mahkumiyet kararı verilmesi yerine yazılı şekilde beraat kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR 1. Gerekçe bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 27.11.2024 tarihli, 2024/2766 Esas, 2024/1762 Karar sayılı sanıklar ... ve ... hakkında kurulan kararında sanık ... ve müdafii ile sanık ... müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçirilen süre dikkate alınarak sanık ... müdafinin tahliye talebinin REDDİNE, 2. Gerekçe bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle, Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 27.11.2024 tarihli, 2024/2766 Esas, 2024/1762 Karar sayılı suça sürüklenen çocuk ... hakkında kurulan kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi fıkrası uyarınca Osmaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.04.2026 tarihinde karar verildi.