Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2025/13533 E. 2026/8789 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/13533
- Karar No
- 2026/8789
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/3364 E., 2025/3414 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı İzmir 20. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.07.2025 tarihli ve 2025/246 Esas, 2025/351 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3-son cümle, 188/4-a, 62, 53... . maddeleri uyarınca 18... ay hapis cezası ve 125.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 30.09.2025 tarihli ve 2025/3364 Esas, 2025/3414 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık ve Müdafiinin Temyiz İstemi Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, hükmün gerekçesiz olduğuna, eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, tanık beyanlarının çelişkili olduğuna, aramanın hukuka aykırı olduğuna, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, sanığın tanıktan uyuşturucu madde almasına rağmen sabıkası nedeniyle kendisine inanılmayacağını düşündüğünden etkin pişmanlıktan yararlanmak amacı ile suçu üstlendiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, olay tarihinde kolluk görevlileri tarafından ifa edilen devriye görevi esnasında, fuar alanında bankta oturan beş kişinin yanına yaklaşıldığı sırada tedirgin hareketler sergilemeleri nedeniyle yanlarına gidildiği, şahısların sanık ..., bilgi sahibi olarak ifadeleri alınan .... ve hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yürütülen tanık ... olduğunun tespit edildiği, kaba üst yoklaması sırasında üzerlerinde suç unsuru olup olmadığı sorulduğunda tanık ....’nin cebinden çıkardığı MDMA içeren tabletleri rızasıyla teslim ettiği ve sanıktan aldığını beyan ettiği olayda uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediği iddiasına ilişkin olarak; Sanık hakkında hükmedilen temel ceza üzerinden 5237 sayılı Kanun’un 188/4-a maddesi gereğince artırım uygulanırken, suça konu uyuşturucu madde MDMA olmasına rağmen, uyuşturucu maddenin ... olduğundan bahisle artırım uygulandığının belirtilmesi sonuca etkili görülmemiş; bu husus mahallinde düzeltilebilir yazım yanlışı olarak kabul edilmiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, olay tutanakları, sanıkla temas halinde olan .... isimli şahsın aşamalardaki anlatımları, tanık beyanlarına göre, sanığın, .... isimli şahsa uyuşturucu madde satışı yaptığına dair kabulde, koşulları bulunmadığından etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasında bir isabetsizlik bulunmadığı, İlk Derece Mahkemesi gerekçeli kararının Kanun'un aradığı şartları taşıdığı, suça konu uyuşturucu maddenin arama sonucunda ele geçirilmemesi nedeniyle aramanın hukuka aykırı ollduğuna ilişkin temyiz itirazlarının yerinde olmadığı, delillerin doğru şekilde takdir edildiği anlaşıldığından, sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda yukarıda belirtilen maddi hata dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 30.09.2025 tarihli ve 2025/3364 Esas, 2025/3414 Karar sayılı kararında sanık ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İzmir 20. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.06.2026 tarihinde karar verildi.