Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2025/11897 E. 2026/7170 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2025/11897
Karar No
2026/7170
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1969 E., 2023/522 K. HÜKÜM : Hükümlerin düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Batman 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.04.2022 tarihli ve 2021/341 Esas, 2022/293 Karar sayılı kararı ile; a-) Sanık ...'ın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-b, 43/1, 58, 52/2 ve 53. maddeleri uyarınca 22... ay hapis ve 45.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, b-) Sanık ...'in uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-b, 58, 52/2 ve 53. maddeleri uyarınca 15 yıl hapis ve 30.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 12.05.2023 tarihli ve 2022/1969 Esas, 2023/522 Karar sayılı kararı ile, sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükümlerdeki hukuka aykırılık düzeltilerek, hükümlere yönelik Cumhuriyet savcısı, sanıklar ve müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Sanık ... müdafiinin temyiz istemi; Sanık hakkında iletişimin dinlenmesi kararı alınmamakla birlikte hakkındaki mahkumiyet kararının diğer sanık ... hakkında alınan dinleme kararından hareketle edinilen bilgilere göre verildiğine ancak dosya içerisinde fiziken ve UYAP sistemi üzerinden yapılan incelemede diğer sanık hakkında verilen iletişimin dinlenmesi kararının bulunamadığına, sanık ... hakkında verilen iletişimin dinlenmesi kararını hukuka aykırı olduğuna, fiziki takip işlemenin hukuka açık şekilde aykırı olduğuna, sanığın eyleminin yardım eden olarak nitelendirilmesi gerektiğine, ilk savunmasında suçlamaları kabul ederek samimi beyanlarda bulunan sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, 5237 sayılı kanunun 188/4-b maddesinde yer alan nitelikli halin uygulanabilmesi yönünden keşif yapılması gerektiğine, somut olayda camiye yakınlığın suçun işlenmesini kolaylaştıran bir durum olmadığına, yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine ve sanık hakkında takdiri indirim nedenlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir. 2.Sanık ... müdafiinin temyiz istemi; Sanık hakkında alınan iletişimin dinlenmesi kararının hukuka aykırı olduğuna, bu karar sonucu elde edilen tape kayıtlarında herhangi bir suç unsurunun bulunmadığına, yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, sanık hakkında 5237 sayılı kanunun 188/4-b maddesinde yer alan nitelikli halin uygulanmasının hukuka aykırı olduğuna, sanık hakkında takdiri indirim nedenlerinin uygulanması gerektiğine, olayların tümünün kolluk kuvvetlerinin kurgulardan ibaret olduğuna, fiziki takip yapan kolluk görevlilerinin 60-70 metre uzaklıktan alışveriş anını göremeyeceklerine ve eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Dava dosyası kapsamına göre; sanığın suç tarihinde diğer sanık ... ile fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yürütülen ve kovuşturma aşamasında tanık sıfatıyla dinlenen ...’e (6) nolu olay kapsamında uyuşturucu madde sattığı iddiasına ilişkin olarak; Sanık ...'ın mükerliliğine esas alınan ilamda mahkumiyete konu suçun 5237 sayılı Kanun'un 165/1. Maddesine düzenlenen suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçu olduğu ve 5271 sayılı Kanun'un 253. maddesine 7188 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonrası uzlaşma kapsamına alındığı anlaşılmış olup, tekerrüre esas alınan bu ilam sebebiyle uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığının araştırılması sonucuna göre sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görümüştür. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, Batman 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 02.09.2020 tarihli iletişimin denetlenmesine ilişkin kararı ile 30.10.2020 tarihli uzatma kararının dosya içerisinde mevcut olduğu ve kararların CMK’nın 135. maddesinde belirtilen usul ve şartlara uygun şekilde verildiği, fiziki takip işlemlerinin adli kolluk görevlilerince soruşturma faaliyetleri kapsamında gerçekleştirildiği, düzenlenen tutanakların duruşmada tartışıldığı, tutanak mümzilerinin mahkeme huzurunda dinlenerek savunma tarafınca sorgulandığı, işlemlerin hukuka aykırı yöntemlerle elde edildiğine ilişkin dosya kapsamında somut bir olgunun ortaya konulamadığı, sanığın kullanıcıyla doğrudan irtibat kurarak uyuşturucu maddenin teslimi sürecinde aktif rol alması nedeniyle uyuşturucu madde satışına iştirakinin suçun icrası bakımından asli nitelik taşıdığı, bu nedenle eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 39. maddesi kapsamında yardım etme olarak nitelendirilemeyeceği, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma koşullarının oluşmadığı, iletişimin tespiti çözüm tutanakları ile olay yeri krokisi birlikte değerlendirildiğinde suç konusu buluşma ve alışveriş noktasının camiye 200 metreden yakın mesafede bulunduğunun dosya kapsamından açıkça anlaşılması karşısında ayrıca keşif yapılmasına gerek bulunmadığı, sanık hakkında takdiri indirim hükümlerinin uygulanmamasına ilişkin gerekçenin dosya kapsamına uygun, yeterli ve denetime elverişli olduğu anlaşılmakla; fiziki takip ve olay tutanakları, hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yürütülen tanık ...’in Cumhuriyet savcılığı ve mahkeme huzurunda alınan ve birbirini doğrulayan beyanları, fiziki takip tutanağını düzenleyen tutanak mümzilerinin mahkemece alınan beyanları, sanığın soruşturma aşamasında alınan savunmasında diğer sanık ... adına uyuşturucu madde sattığına yönelik ikrar içeren beyanı, kriminal rapor ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair kabulde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Dava dosyası kapsamına göre, sanığın 05.09.2020, 14.10.2020 (aynı tarihte 2 olay), 18.10.2020, 22.10.20 20... .11.2020 tarihlerinde haklarında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yürütülen ve Cumhuriyet savcılığı ve/veya mahkemece tanık olarak dinlenen ..., ..., ..., ... ve ...'e uyuşturucu sattığı ve (3) nolu olay yönünden sanığın temyiz dışı ...'a uyuşturucu temin ettiği iddialarına ilişkin olarak; Sanığın 18.10.2020 tarihli eylem nedeniyle yakalanıp ifadesinin alınmasının ardından serbest bırakıldığı, bu suretle fiili kesinti oluştuktan sonra diğer eylemleri gerçekleştirdiği anlaşılmakla, zincirleme suç hükümleri uygulanarak tek hüküm kurulması yerine 18.10.2020'den sonra işlediği diğer eylemler yönünden ayrı hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi isabetsiz ise de, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, Batman 2. Sulh Ceza Hakimliğince 5271 sayılı Kanun'un 135. maddesi uyarınca verilen iletişimin denetlenmesine ilişkin kararların usul ve kanuna uygun olduğu, kararların süre ve kapsam bakımından kanuni şartları taşıdığı, iletişimin tespiti çözüm tutanaklarının suç teşkil eden eylemleri doğrular nitelikte bulunduğu, fiziki takip ve olay tutanaklarının diğer delillerle uyumlu oldukları, kolluk görevlilerinin mahkeme huzurunda dinlenerek anlatımlarının denetlendiği, kullanıcı tanıkların beyanlarının maddi delillerle doğrulandığı, soyut nitelikte kalan savunmalar dışında kolluk görevlilerince delil üretildiğine ilişkin dosya kapsamında herhangi bir somut veri bulunmadığı, (6) nolu olay yönünden 5237 sayılı Kanun’un 188/4-b maddesindeki ağırlaştırıcı nedenin uygulanmasının dosya kapsamına uygun olduğu ve takdiri indirim hükümlerinin uygulanmamasına ilişkin gerekçenin yeterli bulunduğu ve sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla; farklı tarihlerde birden fazla kullanıcıya uyuşturucu madde satılması veya temin edilmesi, kullanıcılarla irtibat içerikleri, fiziki takip bulguları, kullanıcı beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde eylemlerin 5237 sayılı Kanun'un 188. maddesi kapsamında uyuşturucu madde ticareti suçunu oluşturduğuna dair kabulde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda eleştiri dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

III. KARAR Gerekçe bölümünde (1) ve (2) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 12.05.2023 tarihli ve 2022/1969 Esas, 2023/522 Karar sayılı kararında sanıklar müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık ... hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Batman 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.05.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2025/11897, K. 2026/7170, T. 21.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2025-11897-e-2026-7170-k-49cae3b2b716