Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2024/18029 E. 2026/7168 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/18029
- Karar No
- 2026/7168
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1244 E., 2024/193 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Ankara Batı 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.06.2023 tarihli ve 2022/29 Esas, 2023/239 Karar sayılı kararı ile; sanık ...'un uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 62, 52/2, 52/4 ve 53. maddeleri uyarınca 13... ay hapis ve 27.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve diğer sanıklar ... ve ...'ın uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 52/2, 52/4 ve 53. maddeleri uyarınca 15 yıl hapis ve 30.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 07.02.2024 tarihli ve 2023/1244 Esas, 2024/193 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve sanıklar ... ve ... yönünden ayrıca re'sen de istinafa tabi olan hükümlere yönelik sanık ... ve sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri Gizli Soruşturmacı (muhbir) olduğunu hem soruşturma aşamasında hem kovuşturma aşamasında ikrar eden, kimsenin katılamadığı özel celse ile sorgusu yapılan ve yargılama aşamasında çelişme hakkının kullanılamadığı, birden fazla dosyada sanık/tanık pozisyonu olup kanında uyuşturucu madde çıkmasına rağmen Türk Ceza Kanunu'nun 191. madde uyarınca dahi ceza almayan temyiz dışı ...'nın beyanları esas alınarak karar verildiğine, gizli soruşturmacıların kamu görevlileri arasından seçilebileceğine, bu hususta usule aykırılık olması durumunda toplanan delillerin hukuka aykırı olacağına, temyiz dışı ... hakkında Türk Ceza Kanunu'nun 191. maddenin dahi uygulanmadığına, muhbir olarak korunduğuna, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, etkin pişmanlık hükümleri kapsamında temyiz dışı birleşen dosya sanığı ...'ın ihbar sonrası yakalandığı tüm dosyalarının dosya içeriğine kazandırılması gerektiğine ve araç içerisinde ele geçen iki paket eroinin ...'ya ait olması nedeniyle sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 188/4-a maddesinde yer alan artırım nedeninin uygulanamayacağına ilişkindir. 2. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri Verilen kararın dosya kapsamındaki somut delil durumuna değil, sanığın sabıka kaydına, şüphe ve varsayıma dayandığına, delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, sanığın eyleminin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, hassas terazi bulundurmanın suç olmadığına, uyuşturucu madde kullanan sanığın hassas teraziyi doz aşımına sebebiyet vermemek amacıyla bulundurduğuna, sanık ve nişanlısı ...'in ikametlerinde ele geçen uyuşturucunun diğer sanık ...'a ait olduğunun sabit olduğuna, sanıkta ele geçen uyuşturucunun kullanım sınırları içerisinde kaldığına, atılı suç yönünden yeterli delil bulunmadığına ve sanık hakkında takdiri indirim nedenlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir. 3. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri Dosyada alıcı konumunda bulunan ve tanık sıfatı ile dinlenen ...'nın her aşamada farklılık gösteren, tutarsız, mesnetsiz ve hayatın olağan akışı içerisinde dahi açıklanamayan beyanlarıyla sanığın mahkumiyetine karar verildiğine, yeterli delil bulunmadığına, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, sanığın eyleminin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, ele geçen parmak izi yönünden suça konu uyuşturucuların ele geçtiği ikamette daha önce bir kez bulunan sanığın elinin bir yerlere dokunmuş olabileceğine, sanık lehine olan hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe 1-) Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden a-) Dava dosyası kapsamına göre, sanığın suç tarihinde içerisinde bulunduğu araçta temyiz dışı ... ile birlikte uyuşturucu madde kullandıkları yönünde alınan bilgi uyarınca kollukça sanığın üzerinde ve aracında yapılan arama sonucu ele geçirilen uyuşturucuların atılı suç kapsamında bulundurulduğu iddiasına ilişkin olarak; b-) Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, sanığın bulunduğu araç içerisinde yapılan aramanın usul ve kanuna uygun olduğu, temyiz dışı ...’nın 5271 sayılı Kanun'un 139. maddesi kapsamında görevlendirilmiş gizli soruşturmacı olmadığı, hakkında yakalama kararı bulunması nedeniyle mahkeme huzurunda savunmasının alındığı, beyanlarının hükme esas alınan diğer maddi delillerle desteklendiği ve sanığın savunmasında kendisinde ele geçen uyuşturucuları aldığını belirttiği kişiler hakkında mahkemece beraat kararı verilmesi nedeniyle sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma koşullarının oluşmadığı ve sanığın aracında kişisel kullanım sınırlarının üzerinde sentetik ... türü uyuşturucunun da ele geçirildiği anlaşılmakla; temyiz dışı ... ve ...'nın beyanları, sanığın üzerinde ve aracında kişisel kullanım sınırlarının üzerinde ve çeşitlilikte uyuşturucu ele geçirilmesi, kriminal rapor ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair kabulde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde düzeltme nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. c-) Sanığa verilen ve taksitlendirilen adli para cezasının ödenmemesi halinde “taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceği ve ödenmeyen para cezasının hapse çevrileceği”ne ilişkin ihtar yerine yazılı şekilde karar verilerek 5237 sayılı Kanun'un 52/4. maddesine aykırı davranılması hukuka aykırı bulunmuş ancak bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. 2-) Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükümler yönünden a-) Dava dosyası kapsamına göre, sanıkların, haklarında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yürütülen ve mahkemece tanık sıfatıyla dinlenen ...’ya uyuşturucu madde sattıkları, sanık ...’ın fiili hâkimiyet alanı içerisindeki ikamette ele geçirilen uyuşturucu maddeleri ticari amaçla bulundurdukları ve birlikte hareket ederek uyuşturucu madde ticareti yaptıkları iddiasına ilişkin olarak; b-) Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdani kanaatin dosya içerisindeki belge ve bilgilerle uyumlu kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği ve sanıklar hakkında takdiri indirim nedenlerinin uygulanmamasına ilişkin gerekçenin dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılmakla; fiziki takip içeren olay tutanağı ve tutanak mümzisi kolluk görevlisinin mahkeme huzurundaki beyanı uyarınca sanık ...’ın olay tarihinde tanık ... ile buluşarak suça konu uyuşturucu maddeyi verdiğinin görülmesi, tanık ...’nın soruşturma aşamasında müdafi huzurunda alınan beyanında mahalleden tanıdığı sanıklar ... ve ...’ın birlikte uyuşturucu sattıklarını, olay tarihinde kendisinde ele geçirilen uyuşturucu maddeyi sanık ...’dan satın aldığını ve aramanın yapıldığı ikamete daha önce uyuşturucu almak amacıyla gittiğini beyan etmesi, mahkeme huzurunda da ele geçirilen uyuşturucu maddeyi sanık ...’dan aldığını doğrulaması, temyiz dışı ...’in soruşturma aşamasındaki beyanında sanık ...’ın ikamete uyuşturucu getirerek paketlediğini, dışarı çıkarak sattığını, paketleme işlemlerinden birinde sanık ...’ın da kendisine yardımcı olduğunu ve bunun karşılığında uyuşturucu madde aldığını belirtmesi, temyiz dışı ...’nın soruşturma aşamasındaki savunmalarında sanıklar ... ve ...’ın ikamette uyuşturucu paketleyip sattıklarını ve sanık ...’ın hassas terazilerin dışarı atılması yönünde talimat verdiğini beyan etmesi, sanık ...’a ait ikamette yapılan aramada kullanım sınırlarının üzerinde uyuşturucu ele geçirilmesi, uyuşturucu madde paketlemede kullanıldığı değerlendirilen alüminyum folyo rulosu ile şeffaf poşet parçası üzerinde sanıkların parmak izlerinin tespit edilmesi, ikametten eroin kalıntısı bulunan iki adet hassas terazinin aşağıya atılması ve sanık ...’ın kolluk görevlilerinin geldiğini fark etmesi üzerine hassas terazileri panikle balkondan aşağı attığını kabul etmesi, tanık ...’da ele geçirilen uyuşturucu madde ile ikamette ele geçirilen uyuşturucu maddelerin aynı türden olması karşısında; her ne kadar sanık ... savunmalarında kullanıcı olduğunu, hassas terazileri uyuşturucu maddeyi tartarak kullanmak amacıyla bulundurduğunu ve ikamette ele geçirilen uyuşturucu maddelerin sanık ...’a ait olduğunu ileri sürmüş ise de; uyuşturucu maddenin sanık ...’ın fiili hâkimiyet alanındaki ikamette ele geçirilmesi, paketleme faaliyetlerine iştirak ettiğine ilişkin tanık anlatımları, paketleme materyalleri üzerindeki parmak izi bulguları, hassas terazilerin sanık tarafından balkondan atılması ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, sanığın yalnızca kullanıcı olmadığı, sanık ... ile birlikte hareket ederek uyuşturucu maddelerin satışa arz edilmesi amacıyla bulundurulması, depolanması ve paketlenmesi eylemlerine iştirak ettiği, bu suretle sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde üzerlerine atılı suçu işlediklerine dair mahkemenin kabulünde ve Bölge Adliye Mahkemesinin sanıkların tekerrüre esas sabıkalarının bulunması nedeniyle uygulama koşullarının araştırılmamasının aleyhe istinaf bulunmadığından bozma nedeni yapılmadığına ilişkin eleştirisinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanıklar müdafilerinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde düzeltme nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. c-) Sanıklara verilen ve taksitlendirilen adli para cezasının ödenmemesi halinde “taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceği ve ödenmeyen para cezasının hapse çevrileceği”ne ilişkin ihtar yerine yazılı şekilde karar verilerek 5237 sayılı Kanun'un 52/4. maddesine aykırı davranılması hukuka aykırı bulunmuş ancak bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
III. KARAR Gerekçe bölümünde (1) ve (2) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 07.02.2024 tarihli ve 2023/1244 Esas, 2024/193 Karar sayılı 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 303. maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükümlerinin, 1-A, 3-A ve 3-B bentlerinin altıncı paragraflarında adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin kısımlarda yer alan ".....ödenmeyen adli para cezalarının 6545 sayılı Kanun'un 81.maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun'un 106/3.maddesinde belirtilen yönteme uygun biçimde infazına," ibarelerinin hükümlerden çıkarılması ile yerlerine "taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceği ve ödenmeyen adlî para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarına" ibarelerinin eklenmesi suretiyle, İlk Derece Mahkemesi hükümlerindeki hukuka aykırılıkların DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanıklar Harun ve ... hakkındaki salıverilme taleplerinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ankara Batı 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.05.2026 tarihinde karar verildi.