Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2024/20780 E. 2026/2990 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/20780
- Karar No
- 2026/2990
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/1277 E., 2024/306 K. SUÇLAR : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, kişilerin huzur ve sükunu bozma HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, düşme
Sanık hakkında Yargıtay bozma ilamı üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan usul hükümleri gereği temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu ve retlerini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Yargıtay Bozma Kararı 1. Antalya 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.12.2015 tarih, 2014/125 Esas, 2015/870 Karar sayılı kararı ile sanığın, katılan mağdura yönelik Aralık 2013 tarihli eyleminden dolayı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraatine, 07.01.2014 tarihli eyleminden dolayı ise, cinsel taciz suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 105/1, 62 maddeleri gereğince 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. İlgili kararın, sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 2020/9466 Esas, 2023/6960 Karar sayılı kararı ile; "1.Sanığın, suç tarihinde onbeş yaşından küçük ve rızası hukuken geçersiz mağdureyi evine bırakma bahanesiyle yarım saat kadar gezdirerek hile ile alıkoyduğu tüm dosya içeriğinden anlaşıldığından, eyleminin 5237 sayılı Kanunun 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi ve beşinci fıkrasında düzenlenen kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde beraatine karar verilmesi, 2. Sanığın, cinsel davranışa dönüşmeyen eylemlerinin, mevcut haliyle rahatsız edici nitelikteki fiillerin 5237 sayılı Kanunun 123 üncü maddesinde düzenlenen kişilerin huzur ve sükun bozma suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek cinsel taciz suçundan mahkumiyetine karar verilmesi," Hususlarının hukuka aykırı olduğu, gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiştir. B. Yargıtay Bozma Kararından Sonraki Yargılama Süreci Yargıtay bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada; Antalya 14. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.03.2024 tarihli, 2023/1277 Esas, 2024/306 Karar sayılı kararı ile sanığın, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 109/2, 109/3-f, 110, 62, 53 maddeleri gereğince 2 yıl 2 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan ise, aynı kanunun 123/1, 62 maddeleri gereğince 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri 1. Sanık Müdafinin Temyiz Sebepleri Sanığın atılı suçları işlediğine dair, mağdurun soyut iddiaları dışında, somut hiçbir delil olmamasına rağmen, sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmesinin, aksi kanaat halinde ise, lehe hükümlerden yararlandırılmamasının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
2. Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri Sanığın, cinsel taciz suçundan da cezalandırılması gerektiğine, sanığın alt sınırdan, etkin pişmanlık hükümleri uygulanmak suretiyle cezalandırılmasının hukuka aykırı olduğuna, ayrıca mağdur vekili lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, mağdur ile sanığın aynı apartmanda oturdukları, 2013 yılı Aralık ayında ekmek aldıktan sonra eve dönen mağduru yolda gören sanığın araç ile yanına yaklaşarak araca binmesini söylediği, mağdurun önce kabul etmediği ancak sanık ısrar edince arabaya bindiği, araçla eve doğru gittikleri sırada sanığın aniden yolu değiştirerek mağduru ......... tarafına götürdüğü, yarım saat kadar gezdirdikten sonra birlikte döndükleri, 07.01.2014 tarihinde yine mağdur yolda yürüdüğü sırada sanığın araçla mağdurun yanına yaklaşarak korna çaldığı, arabaya binmesini istediği, mağdurun arabaya binmeyerek yolunu değiştirmesi üzerine, sanığın diğer yoldan mağdurun önüne çıktığı, ancak mağdurun ilgilenmeyerek eve yürümeye devam ettiği ve apartmana girdiği, tam asansöre bindiği sırada, sanığın da hızlıca gelerek mağdur ile birlikte asansöre bindiği, evi ikinci katta olmasına rağmen, mağdurun ikamet ettiği dördüncü kata kadar çıktığı ve bu kez de telefon numarasını vermesi için mağdura ısrarda bulunduğu iddiasına ilişkin olayda; 1. Sanık Hakkında Kişilerin Huzur ve Sükunu Bozma Suçundan Kurulan Hükme İlişkin Sanığın üzerine atılı suç için belirlenen cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin, suç tarihi olan 07.01.2014'den temyiz incelemesi tarihine kadar gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. 2. Sanık Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hükme İlişkin Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği, katılan mağdur beyanı, sanık savunması, tanık ifadeleri itibariyle, sanığın atılı suçu işlediğine dair kabulde, 5237 sayılı Kanun'un cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında temel cezanın alt sınırdan belirlenmesinde, etkin pişmanlık ve takdiri indirim hükümlerinin yerinde, yeterli ve kanuni gerekçeyle uygulanmasında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı, ayrıca katılan lehine vekalet ücretine hükmedilebilmesi için kendisinin vekaletname ile atadığı bir vekille temsilinin gerekli olduğu, dosya içerisinde bulunan belgelere göre vekilin, mağdurun yaş küçüklüğü nedeni ile baro tarafından zorunlu olarak görevlendirildiğinin anlaşılması karşısında, katılan lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin de usule uygun olduğu anlaşılmakla, sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR A. Sanık Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hükme İlişkin Gerekçe bölümünün 2 no'lu bendinde açıklanan nedenlerle, Antalya 14. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.03.2024 tarihli, 2023/1277 Esas, 2024/306 Karar sayılı kararında sanık müdafii ve katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin ayrı ayrı reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Sanık Hakkında Kişilerin Huzur ve Sükunu Bozma Suçundan Kurulan Hükme İlişkin Gerekçe bölümünün 1 numaralı bendinde açıklanan nedenle, Antalya 14. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.03.2024 tarihli, 2023/1277 Esas,, 2024/306 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden, hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.03.2026 tarihinde karar verildi.
...