Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2024/2695 E. 2026/4855 K. – Kişilerin Huzur
Konu: Kişilerin Huzur Ve Sükununu Bozma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/2695
- Karar No
- 2026/4855
- Karar Tarihi
- Konu
- Kişilerin Huzur Ve Sükununu Bozma
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2775 E., 2024/592 K. SUÇ : Kişilerin huzur ve sükununu bozma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 59/5. maddesinde yer verilen "Avukatların, avukatlık veya ... ya da baroların organlarındaki görevlerinden ... veya görev sırasında işledikleri suçlar nedeniyle verilen bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin kararları hakkında 04/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286 ncı maddesinin ikinci fıkrası uygulanmaz." şeklindeki düzenleme gereği kararın temyiz edilebilir nitelikte olduğu değerlendirilerek yapılan incelemede;
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan kurulan 5237 sayılı TCK'nın 123/1, 62/1, 51/1, 51/3. maddeleri gereğince 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hükmolunan hapis cezasının ertelenmesine ve 1 yıl denetim süresi belirlenmesine ilişkin hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun Bölge Adliye Mahkemesince 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; suçun unsurlarının oluşmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; avukat olan sanığın sahibi olduğu hukuk bürosu aracılığıyla 13.11.2018-14.11.2019 tarihleri arasında icra takibi ve haciz işleminden bahisle 10 adet mesaj gönderip, 19 adet arama yapılması suretiyle katılana rahatsızlık verildiği gerekçesiyle sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 123/1. maddesindeki kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi tarafından kabul edilen olay ve olgularda bir isabetsizlik görülmemiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
5237 sayılı TCK'nın 123/1. maddesinde düzenlenen kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu ile korunan hukuki yarar, kişi özgürlüğünün korunması temelinde bireyin, psikolojik ve ruhsal bakımdan rahatsız edilmemesi ve yaşamını sağlıklı bir şekilde sürdürmesi olarak tanımlanmaktadır. Bu suçun oluşabilmesi için, kanun metninde yazılı bulunan telefon etme, gürültü yapma ya da aynı maksatla, hukuka aykırı bir davranışta bulunulması eylemlerinin bir kez yapılmasının yeterli olmadığı, eylemlerin ısrarla tekrarlanması, süreklilik arz etmesi ve sırf kişilerin huzur ve sükununu bozma saiki ile işlenmesi gerekmektedir.
Somut olayda, alacaklı şirket vekili sıfatıyla avukat olan sanık tarafından katılanın kullandığı cep telefonuna 13.11.2018-14.11.2018 tarihleri arasında icra takibi ve haciz işleminden bahisle 10 adet mesaj gönderilip, 19 adet arama yapıldığının HTS kayıtları uyarınca belirlendiği anlaşılmış ise de arama ve mesaj gönderiminin karşılıklı olduğu, dolayısıyla sanığın sırf huzur ve sükunu bozma kastının tespit edilemediği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesinin mahkûmiyet kararı kaldırılarak, beraat kararı verilmesi gerekirken, yapılan değerlendirmede hataya düşülerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi,
Hukuka aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünde Bölge Adliye Mahkemesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi gereğince Gaziantep 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.05.2026 tarihinde karar verildi.