Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2025/2225 E. 2026/4853 K. – Kişilerin Huzur
Konu: Kişilerin Huzur Ve Sükununu Bozma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/2225
- Karar No
- 2026/4853
- Karar Tarihi
- Konu
- Kişilerin Huzur Ve Sükununu Bozma
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2932 E., 2025/402 K. SUÇ : Kişilerin huzur ve sükununu bozma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 59/5. maddesinde yer alan "Avukatların, avukatlık veya ... ya da baroların organlarındaki görevlerinden ... veya görev sırasında işledikleri suçlar nedeniyle verilen bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin kararları hakkında 04/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286 ncı maddesinin ikinci fıkrası uygulanmaz." şeklindeki düzenleme gereği kararın temyiz edilebilir nitelikte olduğu değerlendirilerek yapılan incelemede;
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan kurulan 5271 sayılı CMK'nın 223/2-a maddesi uyarınca sanığın beraatine ilişkin hükme yönelik katılan vekilinin istinaf başvurusunun Bölge Adliye Mahkemesince 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz sebepleri; suçun unsurlarının oluştuğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; sanığın sahibi olduğu avukatlık bürosu tarafından katılanın vefat eden annesinin, 20.11.2018-19.12.2018 tarihleri arasında alacağın tahsili amacıyla 1 kez aranarak, 15 adet mesaj gönderildiği iddiasına konu olayda, 5237 sayılı TCK'nın 123. maddesinde düzenlenen kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunun "sırf huzur ve sükununu bozma" şeklindeki özel kastla işlenebileceği, somut olayda sanığın yüklenen suç bakımından "özel kastının" bulunmadığı gerekçesiyle 5271 sayılı CMK'nın 223/2-a maddesi gereğince beraat kararı verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi tarafından kabul edilen olay ve olgularda bir isabetsizlik görülmemiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı anlaşılmakla, katılan vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
1. Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin "19.12.2018" şeklinde gösterilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2. HTS kaydının incelenmesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda 20.11.2018-19.12.2018 tarihleri arasında 1 defa arama ve 15 kez mesaj kaydı bulunduğu tespitine yer verildiği gözetildiğinde, makul ve mazur sınırın aşıldığı, suçun unsuru olan ısrar ögesinin gerçekleştiği, borcun tahsiline yönelik tazyik ve psikolojik yıldırmaya varan mesajlar sebebiyle rahatsızlık verildiği, sanığa yüklenen eylemde kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunun unsurlarının oluştuğu anlaşılmakla, sanık hakkında atılı suç yönünden mahkûmiyet hükmü kurulması gerekirken yerinde olmayan gerekçeyle beraat hükmü tesisi,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Bölge Adliye Mahkemesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca Adana 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.05.2026 tarihinde karar verildi.