Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2024/16581 E. 2026/3682 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/16581
- Karar No
- 2026/3682
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/3308 E., 2023/3356 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı İzmir 22. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.06.2023 tarihli ve 2022/21 Esas, 2023/234 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/5, 62, 52/2, 53. maddeleri uyarınca 12... ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına, ayrıca sanıklar ... ve Mustafa hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 25/10/2023 tarihli ve 2023/3308 Esas, 2023/3356 Karar sayılı kararı ile, sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlerdeki hukuka aykırılıklar düzeltilerek, hükümlere yönelik sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ A. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri Mahkemeden 5271 sayılı Kanun'un 140. maddesi kapsamında sanık adına bir karar alınmadığına, gizli soruşturmacıların sanığı suç işlemeye zorladıklarına, görev ve yetkilerini aşmış olduklarına ilişkindir. B. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri Sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ve diğer sanıklarla birlikte hareket ettiğine dair delil bulunmadığına ilişkindir. C. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri Temel hak ve hürriyetlere en yoğun şekilde müdahale eden koruma tedbirinin gizli soruşturmacı görevlendirmesi olduğuna, bu tedbirin Alman doktrininde bazı yazarlarca bir hukuk devletinde kesinlikle başvurulmaması gereken bir yöntem olarak değerlendirildiğine, 5271 sayılı Kanun'un 139. maddesi kapsamında atanan gizli soruşturmacıların ... kod numaralı şahsı kendilerine ait hat üzerinden arayarak uyuşturucu madde istedikleri ve bu suretle 5237 sayılı Kanun'un 191. maddesi kapsamında suç işlediklerine, gizli soruşturmacıların sanıklardan uyuşturucu madde satın alma talebinde bulunduklarının açık olduğuna, iddiaya göre ilk görüşmede sanıkların yaklaşarak satış yapma talebinde bulunmuş oldukları belirtilmesine rağmen buna ilişkin delil bulunmadığına, gizli soruşturmacıların 5271 sayılı Kanun'un 139. maddesi kapsamında delil toplama yerine delil yaratmış olduklarına ancak İHAM kararları uyarınca teklifin kimden geldiği farketmeksizin gizli soruşturmacıların uyuşturucu madde temin edemeyeceklerinin açık olduğuna, bütün bunlara ek olarak gizli soruşturmacıların sanık ...’ı uyuşturucu madde temin etmek amacıyla aramış olduklarına ve gizli soruşturmacıların mahkemece dinlenmediğine ilişkindir. D. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, İzmir 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 16.06.2021 tarih ve 2021/3407 değişik iş sayılı kararı uyarınca görevlendirilen gizli soruşturmacıların suç tarihinde saat 15.00 sıralarında ... İlçesi, ... Mahallesi, 9600. Sokak içerisinde araçla ilerledikleri esnada temyiz dışı 20 nolu güven alımı kapsamında kimlik bilgileri tespit olunan ... araca "dur" işareti yapması üzerine aracın sağ ön yolcu camına gelen ... ile görüştükleri, ... yönlendirmesi ile sentetik ... türü uyuşturucuyu temyiz dışı ... satın aldıkları, sonrasında temyiz dışı ... gizli soruşturmacılara "Abi şimdi ben size benim ortağın numarasını vereyim, hemen arayın onu ben konuştum size o getirecek cigarayı" dediği ve sanık ...'a ait telefon numarasını görevlilere "... verdi numaranı de sen, o anlar" diyerek verdiği, gizli soruşturmacıların kendi kullanımlarında olan telefon hattından sanık ...'ı aradıkları ve sanığa temyiz dışı ... kendilerine verdiği referans kod ismi söylemeleri üzerine sanığın kendilerine uyuşturucu satma teklifinde bulunduğu ve görevlilere pazar yerine gelmelerini söylediği, pazar yerine giderek beklemeye başlayan görevlilerin yanına sanıkların içerisinde bulundukları siyah aracın geldiği ve gizli soruşturmacılara suça konu uyuşturucuları sattıkları iddiasına ilişkin olarak; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, güven alımı tutanağı incelendiğinde gizli soruşturmacıların suç teşkil eden fiili, yalnız pasif davranışlarla izleyip tespit ettikleri ve delil üretmek ve soruşturma başlatmak için sanıkları başka türlü işlemeyecekleri bir suçu işlemeye sevk etme yönünde davranışlar içerisinde olmadıklarının görüldüğü ve temyiz dışı ... yönlendirmesiyle sanıklara ulaşarak suça konu uyuşturucuları satın aldıkları anlaşılmakla; sanıklar ... ve ... ikrara yönelik savunmaları, fiziki takip, kimlik tespit tutanakları ve güven alımına ilişkin rapor bir arada değerlendirildiğinde sanıkların üzerine atılı suçu fikir ve eylem birliği içerisinde işlediklerine dair kabulde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 25/10/2023 tarihli ve 2023/3308 Esas, 2023/3356 Karar sayılı kararında sanıklar müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İzmir 22. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.03.2026 tarihinde karar verildi.
...