Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2020/18721 E. 2023/968 K. – İftira
Konu: İftira
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2020/18721
- Karar No
- 2023/968
- Karar Tarihi
- Konu
- İftira
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2011/73 E., 2016/186 K. SUÇ : İftira HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Red - Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 10.01.2011 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma, taksirle yaralama ve iftira suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, 179 uncu maddesinin ikinci, üçüncü fıkrası, 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 ve 58 üncü maddeleri gereğince cezalandırılması istemi ile dava açılmıştır.
2. İstanbul 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.04.2016 tarihli ve 2011/73 Esas, 2016/186 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında bilinçli taksirle yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun'un 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası yollamasıyla 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkrası uyarınca 2.400,00 TL adli para cezası ,trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 179 uncu maddesinin üçüncü fıkrası yollamasıyla 179 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 600,00 TL adli para cezası, 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkrası uyarınca 7.200,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği, eksik inceleme yapıldığına, sunulan delillerin dikkate alınmadığına, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. GEREKÇE A. Sanık hakkında taksirle yaralama suçundan kurulan hüküm yönünden; Hükmün tür ve miktarları itibarıyla 5320 sayılı Kanun’un geçici 2 nci maddesi uyarınca kesin nitelikte bulundukları anlaşılmakla, sanığın temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. B. Sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma ve iftira suçlarından kurulan hükümler yönünden; İftira suçunun oluşabilmesi için; yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat edilmesi gerekir. 5237 sayılı Kanun'un 270 ... maddesinde tanımlanan ''suç üstlenme'' suçunun oluşması için ise failin gerçeğe aykırı olarak suç işlediğini veya suça katıldığını yetkili mercilere bildirmesi gereklidir. Somut olayda; sanığın yaptığı yaralamalı kaza sonrası trafik güvenliğini tehlikeye düşürmek suçundan yargılanmasını engellemek amacıyla temyiz dışı sanık ...'dan trafik kazasını kendisinin yaptığını söylemesini istemekten ibaret eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 270 ... maddesindeki suç üstlenme suçuna azmettirme suçunu oluşturacağı anlaşılmakla; sanığın trafik güvenliğini tehlikeye sokma ve suç üstlenme suçuna azmettirme eylemleri için, 5237 sayılı Kanun’un 272 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezaların türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü belirlenmekle; 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin 17.12.2010 olan suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar dolduğu anlaşılmıştır.
IV. KARAR A.Sanık hakkında taksirle yaralama suçundan kurulan hüküm yönünden; Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle İstanbul 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.04.2016 tarihli ve 2011/73 Esas,2016/186 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B.Sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma ve iftira suçlarından kurulan hükümler yönünden; Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle İstanbul 12. Asliye Ceza Mahkemesinin
20.04.2016 tarihli ve 2011/73 Esas,2016/186 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 ... maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.03.2023 tarihinde karar verildi.