Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2026/3377 E. 2026/3036 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/3377
- Karar No
- 2026/3036
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/3769 E., 2025/875 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 26. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/395 E., 2023/143 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; tarafların murisi ...'ın 28.03.2021 tarihinde öldüğünü, murisin .... Noterliğinin ... yevmiye numaralı ve 27.08.2019 tarihli vasiyetnamesi ile tüm mal varlığı eşit hak ve hisselerle ..., ..., ..., ..., ... ve ...'a bıraktığını, davalılardan ... tarafından vasiyetnameye rağmen İstanbul Anadolu 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2021/470 Esas sayılı dosyasından mirasçılık belgesi alındığını, bu belgede vasiyetnamede yer almayan davalıların da yer aldığını ileri sürerek, Anadolu 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2021/470 Esas, 2021/519 Karar sayılı mirasçılık belgesi iptali ile yeni mirasçılık belgesi düzenlenmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Bir kısım davalılar cevap dilekçelerinde özetle; muris tarafından vasiyetname düzenlenmiş olmasının yasal olarak mirasçılık sıfatını engellemediğini, vasiyetnamenin ayakta tutulması durumunda dâhi bu durumun değişmediğini belirterek, davanın reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 24.02.2024 tarihli ve 2021/395 Esas, 2023/143 Karar sayılı kararı ile; "...iptali istenen veraset ilamında saklı pay sahibi olan mirasçıların miras paylarının doğru olarak gösterildiği, davanın kabulüne karar verilmesi halinde saklı pay sahibi olan bir kısım davalıların, saklı paylarının ortadan kalkacağı..." gerekçesiyle "...davanın reddine..." karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda (III) numaralı bentte belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilli tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 19.03.2025 tarihli ve 2023/3769 Esas, 2025/875 Karar sayılı kararı ile; "...TMK'nın 598. maddesinde; başvurusu üzerine yasal mirasçı oldukları belirlenenlere, sulh mahkemesince veya noterlikçe mirasçılık sıfatlarını gösteren bir belge verileceği, mirasçı atamaya veya vasiyete ilişkin ölüme bağlı tasarrufa mirasçılar veya başka vasiyet alacaklıları tarafından kendilerine bildirilmesinden başlayarak bir ay içinde itiraz edilmedikçe, lehine tasarrufta bulunulan kimseye, sulh mahkemesince atanmış mirasçı veya vasiyet alacaklısı olduğunu gösteren bir belgenin verileceği, mirasçılık belgesinin geçersizliğinin her zaman ileri sürülebileceği...düzenlemesinin yer aldığı...TMK'nın 598/2. maddesine göre düzenlenen atanmış mirasçı belgesi yasal mirasçıların muris ile irs bağını ortadan kaldıracak bir belge olmadığı, yasal mirasçıların her zaman TMK'nın 598/1. maddesi gereğince yasal mirasçılık belgesi talebinde bulunabilecekleri...27.08.2019 tarihli vasiyetnamenin iptali için açılmış derdest bir davanın bulunduğu, davacının, yasal mirasçıları gösteren İstanbul Anadolu 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2021/470 Esas, 2021/519 Karar sayılı kararının nüfus kayıtlarına aykırı olduğu yönünde bir iddiasının bulunmadığı, bu mirasçılık belgesini geçersiz kılacak ve aynı nitelik kuvvette bir belgeye de dayanmadığı, davacının talebine konu atanmış mirasçılık belgesinin, yasal mirasçıları gösteren mirasçılık belgesinin iptaline sebep olamayacağı dikkate alındığında, mahkemece bu gerekçelerle davanın reddine karar vermesi gerekirken başka gerekçelerle davanın reddine karar vermesinin hatalı olduğu, öte yandan davalılardan ... vekilinin karardan sonra 10.05.2023 tarihinde vekaletnamesini sunduğu ve yargılama safhasında vekille temsil edilmediği halde bu davalı yönünden ayrım yapılmadan tüm davalılar yönünden vekalet ücreti takdir edilmesinin de hatalı olduğu..." gerekçesiyle "...davacı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenler kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden hüküm tesisi ile davanın reddine... davalı ... vekilince İlk Derece Mahkemesinde karar verildikten sonra vekaletnamesini ibraz etmiş olduğundan davalı ... lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına...." karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde dava dilekçesinde dayandığı nedenleri tekrala; dava konusu mirasçılık belgesinde yer alan miras paylarının hatalı olduğunu, yasal mirasçı olmayan ... yönünden davanın reddi hususunda gerekçeli kararda herhangi bir hüküm kurulmadığını, vasiyetnamenin düzenlenmiş olması nedeniyle dava konusu mirasçılık belgesinin iptalinin zaruri olduğunu, itiraz ve talepleri değerlendirilmeden karar verildiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, mirasçılık belgesinin iptali ile yeni mirasçılık belgesi düzenlenmesine karar verilmesi istemlerine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.06.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.