Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/5275 E. 2026/3396 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5275
- Karar No
- 2026/3396
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/414 E., 2025/822 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziantep 15. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/134 E., 2025/68 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının Gaziantep ili, ... ilçesi, ...Köyü, 4 42... parsel (eski parsel:961) 'de kayıtlı taşınmazı davalıların murisleri ...'den yarıcılık sureti ile aldığını ve yaklaşık 30-35 yıldır taşınmazı kullanarak değişik türden 220 adet ağacı iyiniyetiyle dikip yetiştirdiğini, tüm ağaçların davacı tarafından ekilip yetiştirildiğinin tüm köy halkı tarafından bilindiğini, anlaşma gereği tapunun yarısının yarıcıya verileceğinin kararlaştırıldığını, muris ...'in ölümünden sonra davalıların murisleri ile davacı arasında yapılan anlaşmayı yerine getireceklerini belirtince davacının iyi niyetle ağaç dikmeye ve yetiştirmeye devam ettiğini, ne var ki gelinen aşamada davalıların ne emeğin karşılığı para, ne de tapuyu vermediklerini, arazinin değer kazandığını, davalıların sebepsiz zenginleşeceğini belirterek dava konusu taşınmazın 1/2 hissesinin iptali ile davacı adına kayıt ve tesciline bunun reddi hâlinde ise fazlaya ilişkin talep, dava ve ıslah hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 5.000,00 TL tazminatın davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili ve davalı ... vekili cevap dilekçelerinde; davanın reddini savunmuşlardır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tapuda kayıtlı bir taşınmazın devrinin geçerli olabilmesi için devre ilişkin sözleşmenin resmî şekilde yapılması gerektiği, taraflar arasında yapılmış yazılı veya resmî sözleşme olmadığı, öte yandan kural olarak çapa bağlanmış taşınmazda iyiniyet iddiasının dinlenemeyeceği, davacı tarafça davalı taraftan istenilen tazminat talebi yönünden de dinlenen tanık beyanları gözetildiğinde muris ile arasındaki yarıcılık sözleşmesini bilen olmadığı, taşınmazın üzerindeki ağaçları yetiştirmekte iyiniyetli kabul edilemeyeceği gerekçesiyle tapu iptali ve tescil talebinin reddine, tazminat talebi yönünden ise sadece levazım bedeline hükmedilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; keşifte dinlenen tanık beyanlarıyla davacının dava konusu yeri yarıcılık sözleşmesine dayalı kullandığı ve ağaçları bu sözleşmeye istinaden yetiştirdiğinin ispatlandığını, taşınmaz kuru tarla iken davacının yaptığı emek sonucu değerli bir meyve bahçesi hâline geldiğini, davacının taleplerinin kabulü gerektiğini belirterek verilen kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, yarıcılık (ortakçılık) sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tazminat istemine ilişkindir. 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.06.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.