Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/4869 E. 2026/2985 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4869
- Karar No
- 2026/2985
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1642 E., 2025/812 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İslahiye 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/414 E., 2021/60 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; dava konusu 2 32... ve 3 parsel sayılı taşınmazların davalı Belediyece kamulaştırılmaya çalışıldığını, ancak başlatılan kamulaştırmanın tamamlanmadığını, taşınmazın davalı tarafından yapılan imar uygulaması sonucunda 1 01... , 2 ve 3 nolu parsellere gittiğini, hatalı imar uygulaması yapıldığını, mülkiyet hakkının ihlal edildiğini, davalı ... tarafından yapılan imar uygulaması sonucunda davacıların hisselerinin kaydırıldığı 1 01... parsel sayılı taşınmazın metrekare değerinin önceki parsellerden çok daha düşük olduğunu ve hisse verilen taşınmazın değersiz bir yerde olduğunu, pazar yeri olarak kullanıldığını ileri sürerek davacılar aleyhine tesis edilen tüm işlemler nedeni ile ortaya çıkarın zararın tespiti ile faiziyle birlikte tazmin edilmesini, davacılar adına tescil edilen taşınmazın da davalı ... tarafından kamulaştırılmasını aksi takdirde müvekkilleri adına kayıtlı iken davalı ... adına tescil edilen ve pazar yeri olarak kullanılan taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacılar adına yeniden ilk halindeki şekli ile kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacılara verilen taşınmazın kıymet olarak aynı değerde olduğunu ve değer kaybı bulunmadığını, belediyece yapılan imar uygulamasının usul ve yasaya uygun olduğunu beyanla davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davaya konu uyuşmazlığın davalı idarenin İmar Kanunu kapsamındaki eylem ve işlemlerinden kaynaklandığı, uyuşmazlığın çözümü için öncelikle davalı idarenin kanunun emredici hükümlerine ve kendisine tanınan takdir yetkisine uygun davranıp davranmadığının tespit edilmesi gerektiği, idari işlemin hukuka uygunluk denetiminin ise idari yargıda yapıldığı gerekçesiyle yargı yolu bakımından davanın usulden reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde: a. Dava dilekçesinin netice kısmındaki taleplerinin hatalı değerlendirildiğini, davayı yalnızca tazminat davası olarak nitelediklerini, oysa ki davanın; terditli tazminat, tapu iptal tescil davası olduğunu, idare mahkemesinin söz konusu bu davayı incelemesinin yasaya aykırı olduğu gibi idare mahkemesinin bakmakla yükümlü olduğu dava türlerinden de olmadığını, b. Dava dilekçesindeki vakıaları tekrarla hukuka aykırı kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, Belediyenin imar uygulamasından kaynaklanan zarara yönelik tazminat ile terdiden tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.06.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.