Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2026/1001 E. 2026/2965 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/1001
Karar No
2026/2965
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 63. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/5316 E., 2025/681 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 6. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/457 E., 2025/55 K.

Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 16.12.2018 tarihinde ölen muris ...'nun müvekkili ...’ı 1985 senesinde evlat edindiğini, murisin müvekkilinin halası olup hiç çocuğu olmadığını, 1985 yılında evlat edinmeye ilişkin olarak verilen ve kesinleşen kararın nüfusa bildirilmesine rağmen online sisteme giriş yapılmadığını, bu nedenle Bakırköy 6. Sulh Hukuk Mahkemesinden alınan veraset ilamının hatalı olduğunu ileri sürerek bu mahkeme kararının iptali ile yeni veraset ilamının verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; murisin hiç çocuğu bulunmadığından müvekkilinin ve kardeşlerinin mirasçı olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, murisin, davacıyı 1985 yılında evlat edindiği, evlatlık ilişkisinin iptali için açılan Bakırköy 10. Aile Mahkemesinin 2020/113 Esas sayılı ve 2021/452 Karar sayılı dosyasında; evlat edinme kararının İstanbul 5. Sulh Hukuk Mahkemesinin 08.02.1985 tarih, 1984/1872 Esas, 1985/119 Karar sayılı ilamına dayandığı, muris ile evlat edinilen arasında kurulan bağın gerçek bir bağ olup anne - oğul ilişkisi olduğu, evlat edinme kaydının nüfusta sisteme aktarıldığı sırada sehven atlandığı ve bu durumun nüfus müdürlüğünce daha sonra düzeltildiği dikkate alınarak davanın reddine karar verildiği ve kararın 01.10.2024 tarihinde kesinleştiği, muris ile evlat edinilen davacı arasındaki ilişkinin mahkeme kararıyla kurulmuş ve nüfus kayıtlarına tescil edilmiş olması nedeniyle davacının tek mirasçısının davacı olduğu anlaşıldığından davanın kabulüne, aksi yöndeki Bakırköy 6. Sulh Hukuk Mahkemesinin veraset ilamının iptaline murisin mirası 1 pay kabul edilerek; bu 1 payın davacıya aidiyetine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dosya kapsamına ve toplanan delillere göre mevcut delillerin takdirinde ve hükmün dayandığı gerekçede bir isabetsizlik bulunmadığından davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; Yerel mahkeme kararının taraf teşkili sağlanmadan verildiğini, müteveffanın yeğenlerine böyle bir evlat edinmeden bahsetmeyerek mirasını hepsine bırakma iradesinin bulunduğunun tanık beyanları ile ispat edildiğini, mahkeme ilamlarının icrasının 10 yıllık zamanaşımına tabii olduğunu, müteveffa her ne kadar İstanbul 5. Sulh Hukuk Mahkemesinin 08.02.1985 tarih ve 984/1872 Esas, 985/119 Karar sayılı ilamı ile davacıyı evlat edinmişse de bu işlemi nufüs kayıtlarına uygulatmayarak evlat edinmeden vazgeçtiğini, Mahkemece tanıklarının beyanlarının dikkate almadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, mirasçılık belgesinin iptali, yeni veraset ilamı verilmesi istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Onama harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.06.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2026/1001, K. 2026/2965, T. 04.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2026-1001-e-2026-2965-k-03ccfc18804b